Dolar 46,4438
Euro 53,3030
Altın 6.205,50
BİST 14.734,50
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 29°C
Parçalı Bulutlu
Bursa
29°C
Parçalı Bulutlu
Pts 30°C
Sal 30°C
Çar 30°C
Per 31°C

Görünmez duvarlar: Bir kişinin CV’sinde yazmayanlar

21 Haziran 2026 07:48
52
A+
A-

Gerçek Başarı Kalmak mı, Gitmek mi?

Bir insanın kariyerini değerlendirirken neden hâlâ ilk baktığımız şey çalıştığı şirket sayısı? Neden bir CV’de gördüğümüz tarih aralıklarından, o insanın karakterini analiz etmeye çalışıyoruz?

Bir şirkette on yıl kalana sorgusuz sualsiz “istikrarlı” derken; haksızlığa boyun eğmeyip gitmeyi seçen birine neden şüpheyle yaklaşıyoruz?



Oysa hayat, İK formüllerinin ve sığ ön yargıların sandığı kadar basit değil. Çünkü bazen gitmek, kalmaktan çok daha büyük bir başarıdır.

Hiç kimse mutlu olduğu, değer gördüğü, potansiyelini yansıtabildiği ve emeğinin karşılığını alabildiği bir yeri kolay kolay terk etmez. İnsanlar bir kapıyı kapatmadan önce defalarca düşünür, sabreder, çözmeye çalışır, kendini anlatır ve düzelmesini bekler. Ancak bazen sorun işin kendisi değildir.

Bazen sorun; saygının ve profesyonelliğin eksik olmasıdır. Bazen hakların ve emeğin görmezden gelinmesidir. Bazen liyakatin yerini vizyonsuz egoların alması, yöneticiliğin ise insanları her şeye mecbur bırakabilecek bir güç alanı sanılmasıdır.

Ve ne yazık ki özellikle kadınlar için iş hayatı, yalnızca performansla açıklanamayacak kadar büyük engeller barındırır. Kurumsallıktan uzak yapılar, mobbing, sınırlarını koruduğu için “zor insan” ilan edilenler, başarılı olduğu için rahatsızlık yaratanlar ve sessiz kalmadığı için dışlanan kadınlar… Bunların hiçbiri bir CV’ye yazılmaz. Ancak ayrılık kararlarının arkasında çoğu zaman tam da bu görünmeyen nedenler vardır.

Bu yüzden bir insanın kariyer yolculuğuna sadece çalıştığı şirket sayısıyla bakmak büyük bir haksızlıktır. Çünkü yıllarca aynı yerde kalmak elbette değerlidir; ancak sırf bulunduğu koltuğu korumak için mutsuzluğa, değersizliğe ve haksızlığa katlanmak ne kadar doğrudur?

İstikrar sadece aynı yerde kalmak mıdır? Yoksa insanın kendisini geliştirebileceği, değer göreceği ve değer katabileceği yerlerin peşinden gitmesi de bir istikrar biçimi midir?

İnsanlar çoğu zaman sık iş değiştirenlere aynı soruyu soruyor: “Neden kalamadı?” Oysa belki de sorulması gereken soru bambaşkadır: “Kim bilir neleri kabul etmedi, nelere boyun eğmedi?”

Çünkü bazen bir insan sadece şirket değiştirmez; kendisini korur. Maaşını değil onurunu, konforunu değil huzurunu, alışkanlıklarını değil geleceğini seçer.

Bu bir başarısızlık hikâyesi değildir. Bu; kendine duyulan saygının, vizyonun ve gerektiğinde bedel ödemeyi göze alan cesaretin hikâyesidir.

Ön yargı duvarlarını örmeden önce insanların neden ayrıldığını anlamaya çalışmak gerekir. Başarısızlıktan mı gittiler, yoksa adaletsizliğe boyun eğmemeyi mi seçtiler?

Bir yerde yıllarca kalmak elbette değerlidir. Ancak gerektiğinde ceketini alıp çıkabilmek de öyle.

Çünkü gerçek başarı; ait olmadığın, değer görmediğin ve her geçen gün biraz daha köreldiğin bir yerde yıllar tüketmek değildir. Gerçek başarı, gerektiğinde arkanı dönüp gidebilmek; kendini, huzurunu ve onurunu koruyabilmektir.

Kısacası bazen başarı, kalmakta değil; gitmeyi bilmektedir.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

  1. Bilal dedi ki:

    Bazen başarı kalmakta değil gidebilmekte cümlesi her şeyi çok güzel özetlemiş. Hayat gerçekten de 2 satır yazının çok ötesinde