Dolar 48,8015
Euro 56,0568
Altın 6.829,64
BİST 13.284,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 27°C
Az Bulutlu
Bursa
27°C
Az Bulutlu
Sal 22°C
Çar 19°C
Per 22°C
Cum 24°C

Gökçeada’daki 2,400 Yıllık İkiz Lahit

Gökçeada’daki 2,400 Yıllık İkiz Lahit
12 Eylül 2026 13:37
39
A+
A-

Gökçeada’nın güney yamaçlarında, Ege Denizi’ne bakan dev bir kayanın içine oyulmuş ikiz lahitler dikkat çekiyor. Yaklaşık milattan önce 4. ve 3. yüzyıllara tarihlenen bu taş mezarlar, zaman içinde geçirdikleri tahribatlara rağmen günümüze ulaşmayı başarmıştır.

İkiz lahitler aslında nekropolden bir parça; iki ayrı tekne biçimli mezarın yan yana oyulması, onları bölgedeki diğer mezar örneklerinden ayırıyor. Uzun yıllar boyunca taş kapaklardan en azından bazıları Bizans döneminde sökülüp başka amaçlarla kullanılmış, ancak mezar teknelerinin kendisi kısmen korunarak kaldı.

Arkeolojik ve tarihsel bağlam

Gökçeada’nın antik adı İmroz’dur ve ada üzerinde yapılan kazılar, yerleşimin Neolitik Çağlara kadar uzandığını gösteriyor. Kaleköy civarı, bölgenin en önemli antik yerleşimlerinden biri olarak öne çıkıyor; burası milattan önce 7.–8. yüzyıllardan Bizans dönemine kadar kesintisiz yerleşim görmüş bir alan olarak tanımlanıyor.





Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi tarihçilerinden Prof. Dr. Reyhan Körpe’nin belirttiği gibi, adanın güneyindeki bu tür mezar anıtları hem arkeolojik hem de kültürel açıdan yüksek önem taşıyor. İkiz şekilde oyulmuş olmaları, bu yapıların tipolojik ve ritüel anlamda özgünlüğünü vurguluyor.

Koruma ve günümüze ulaşma durumu

Mezarların bazı bölümleri Bizans döneminde tahrip edilmiş olsa da, çoğu örnekte taş tekneler yerinde kalmış. Prof. Dr. Körpe, taş kapakların inşaat malzemesi olarak alınmasının mezarların kısmen korunmasına rağmen sembolik bütünlüğünü bozduğunu ifade ediyor. Bugün bu lahitler, Gökçeada’nın tarihsel kimliğinin görünür parçaları olarak kabul ediliyor.

Önemli nokta: Bu tür anıtlar, adanın zengin arkeolojik geçmişine ışık tutuyor ve İmroz/Gökçeada’nın antik yerleşim tarihini anlamada değerli bilgiler sağlıyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.