SON HABERLER
EİB’nin Çin Hedefi 1 Milyar Dolar İhracat
BTÜ’lü Öğrenciler Geliştirdikleri Yapay Zekâ Destekli Sistemle Dünya Üçüncüsü Oldu
Girişimci kadınlar için İngiltere ile ticaret köprüleri kuruldu TÜRKONFED ve Türkiye İş Bankası’ndan Londra’da girişimcilik diplomasisi Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ve Türkiye İş Bankası iş birliğiyle yürütülen Girişimde Kadın Gücü Projesi kapsamında girişimci kadınlar Londra’daki iş ve girişimcilik çevreleriyle buluşturuldu. İki kurumun temsilcilerinin de bulunduğu heyet; kamu kurumları, parlamento temsilcileri, finans, teknoloji, inovasyon ve iş dünyasından isimlerle görüştü. Ziyaretle yeni ticaret köprüleri kurulması, uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi ve Türkiye-İngiltere ilişkilerine katkı sunulması hedeflendi. Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği ev sahipliğinde bir resepsiyonun da düzenlendiği ziyaret programına ilişkin değerlendirmede bulunan TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İş Dünyasında Kadın Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, belirsizlik ve kırılmalar çağında kadınların güçlenmesinin Türkiye için bir zorunluluk olduğunu söyledi. İş Bankası KOBİ ve İşletme Bankacılığı Pazarlama Müdürü Özge Küllah Kurtuluş ise sürdürülebilir kalkınmanın temel anahtarının, kadın işletmelerin ekonomiye katılımı ve kadın istihdamının artırılması olduğunu ifade etti. Girişimci kadınların değişen ve dijitalleşen dünyada iş geliştirme süreçlerine daha hızlı ayak uydurmalarına destek olmak amacıyla 2021 yılında Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) yürütücülüğünde, Türkiye İş Bankası desteği ile başlatılan Girişimde Kadın Gücü Projesi kapsamında İngiltere’nin başkenti Londra’ya bir ziyaret gerçekleştirildi. Ziyarette TÜRKONFED ve Türkiye İş Bankası heyeti ile birlikte programın geçtiğimiz aylarda tamamlanan ikinci fazını başarıyla bitiren Tufetto Kurucu Ortağı ve CEO’su Alev Akarsu, Muntazam Design’ın Kurucusu Ezgi Tokbaylar İlgüy ve Posamas’ın Kurucusu Hande Güventürk de yer aldı. Finans, ekonomi ve siyaset dünyasıyla stratejik temaslar Ziyaret programının ilk gününde Birleşik Krallık Hazinesi'ne bağlı İhracat Finansmanı (UKEF) Küresel Müşteri ve İş Geliştirme Başkanı Vomic Nur Shah, Birleşik Krallık’ın Türkiye Özel Temsilcisi ve Cambridge Milletvekili Daniel Zeichner, Dışişleri, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Bakanlığı (FCDO) Avrupa Direktörü Kirsty Hayes ve Tüm Partiler Parlamento Grubu Uluslararası Ticaret ve Yatırım Başkan Yardımcısı Barones Arlene Foster ile bir araya gelen heyet; iki ülke arasında devam eden Serbest Ticaret Anlaşması (STA) müzakerelerini, üçüncü ülkelerde iş birliğini, yeni finansman ürünlerini ve KOBİ'lerin dijital-yeşil dönüşüm süreçlerini masaya yatırdı. Programın teknoloji ve finans ayağında ise TheCityUK EMEA Bölgesi Direktör Yardımcısı Chika Muorah ve TechUK CEO’su Julian David OBE ile görüşülerek yapay zeka adaptasyonu, bulut teknolojileri ve finansal hizmetler alanındaki ortaklık fırsatları değerlendirildi. Büyükelçilik Rezidansı’nda özel resepsiyon Yoğun geçen temasların ardından, TÜRKONFED ve İşbank UK ev sahipliğinde Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği Rezidansı’nda özel bir resepsiyon düzenlendi. Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, Londra Menkul Kıymetler Borsası Uluslararası Birincil Pazarlar Başkanı Tom Attenborough ve Birleşik Krallık Başbakanlık Yatırım Ofisi’nden Neil Cosgrove’un konuşmacı olarak yer aldığı davette, Türk ve İngiliz iş dünyası temsilcileri ticari ilişkileri derinleştirme kararlılığını vurguladı. Prof. Dr. Yasemin Açık: “Kadınların iş gücüne katılımı %40’ın üzerine çıkmalı” TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İş Dünyasında Kadın Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, resepsiyonda yaptığı konuşmada Girişimde Kadın Gücü projesinin uluslararası iş birliği köprülerini sağlamlaştırdığını vurgulayarak, “Belirsizlik ve kırılmalar çağında, nüfusumuzun ve yetenek havuzumuzun yarısının potansiyelini tam olarak ekonomiye kazandıramamak, sürdürülebilir kalkınma hedeflerimizle bağdaşmaz. Kadının güçlenmesi, Türkiye için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Ülkemizin Kalkınma Planı hedefi, kadınların iş gücüne katılım oranını 2028 yılında %40’ın üzerine çıkarmaktır. Bizler de iş dünyası ve sivil toplum kaslarımızla bu hedefe elimizden gelen katkıyı sunmaya kararlıyız” dedi. “Girişimci kadınlar ülkemizin rekabetçiliğini dünyaya gösterebilir” Ziyarete ilişkin bir değerlendirmede de bulunan Prof. Dr. Açık şöyle devam etti; “Londra’da kamu kurumları, parlamenter gruplar, inovasyon, teknoloji, finans ve KOBİ ekosisteminde faaliyet gösteren kuruluşlarla gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, girişimci kadınlara yeni bilgiler ve bakış açıları kazandırıyor. Bu deneyimler; teknoloji, ihracat, finansmana erişim, yeşil ve dijital dönüşüm alanlarında gelişmelerine katkı sağlayacak. Aynı zamanda yeni pazarlara açılmalarına ve küresel ölçekte daha rekabetçi hale gelmelerine de yardımcı olacak. Girişimci kadınlar uluslararası pazarlarda daha görünür hale geldiklerinde, bireysel başarı hikayelerinin ötesine geçerek ülkemizin üretim kapasitesini, inovasyon gücünü ve rekabetçiliğini de dünyaya gösterecektir.” Özge Küllah Kurtuluş: “Girişimci kadınların güçlenmesi için bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz” İş Bankası KOBİ ve İşletme Bankacılığı Pazarlama Müdürü Özge Küllah Kurtuluş, sürdürülebilir kalkınmanın temel anahtarının kadın işletmelerinin ekonomiye katılımı ve kadın istihdamının artırılması olduğunu söyledi. Bu anlayışla 8 Mart 2023 tarihinde “Kadının Güçlenmesi Bildirgesi”ni yayınladıklarını ifade eden Kurtuluş, “Bu bildirge ile girişimci kadınlara 5 yıl içerisinde 100 milyar TL finansman sağlama ve 15 bin kadına finansal okuryazarlık eğitimi verme taahhüdünde bulunmuştuk. Finansman hedefini, 5 yıl olmadan önce 2025 yılının ilk yarısında gerçekleştirdik ve taahhüdümüzü 2028 yıl sonuna kadar 250 milyar TL’ye yükselttik. Girişimci kadınlara finansal okuryazarlık eğitimi verilmesi taahhüdümüzün ise 3 yıl içerisinde %68’ini tamamladık. Girişimci kadınların güçlenmesine yönelik finansal ve eğitim desteğini içeren bu bütünsel yaklaşım, kadınların ekonomik hayattaki varlığını güçlendirmeyi stratejik bir öncelik olarak ele aldığımızın önemli, somut bir göstergesi” diye konuştu. “Girişimde Kadın Gücü Projesi, kadın erkek eşitliğine duyarlı perspektifin iş dünyasında yaygınlaşmasına katkı sağlıyor” Ziyarette, Girişimde Kadın Gücü Projesi ile bugüne kadar 12 binin üzerinde girişimci kadına doğrudan ulaştıklarını vurgulayan Kurtuluş, 2026-2027 yıllarını kapsayan projenin üçüncü fazında 7.500 girişimci kadına daha ulaşmayı hedeflediklerini, bu süreçte 120 girişimci kadına mentörlük desteği ve iş geliştirme ödülleri sunarak da girişimci kadın ekosisteminin güçlendirilmesini planladıklarını söyledi. Yapay zeka ve küresel yatırım fırsatları değerlendirildi Ziyaretin ikinci gününde Birleşik Krallık Küçük İşletmeler Federasyonu (FSB) Uluslararası İlişkiler Direktörü Lucy Monks, Tüm Partiler Parlamento Grubu (APPG) İnovasyon, Girişimler ve KOBİ Sekreteryası adına Giles Roca, Paul Stockall, Alex Brooeks ve Birleşik Krallık Üreticiler Derneği (MakeUK) Yönetim Kurulu Başkanı Lord Harrington ile bir araya gelen heyet; STA müzakerelerini, KOBİ'lerin dijital-yeşil dönüşüm süreçlerini ve imalat sanayisinde üçüncü ülkelerle ortak iş birliği fırsatlarını masaya yatırdı. Programın teknoloji, girişim sermayesi ve inovasyon odağında ise Future Planet Capital Yönetim Kurulu Başkanı Douglas Hansen‑Luke ve EdenBase Yönetim Kurulu Başkanı Eric Van der Kleij ile görüşülerek; yapay zeka adaptasyonu, derin teknoloji yatırımları, kuantum bilgisayarların ticarileştirilmesi ve Türk girişimcilerin uluslararası sermayeye erişim imkanları değerlendirildi. 2027 yılı sonuna kadar yaklaşık 20 bin girişimci kadına ulaşılması hedefleniyor 2021 yılından bu yana 12 binden fazla kadının eğitim aldığı Girişimde Kadın Gücü Projesi kapsamında ayrıca 149 girişimci kadına mentörlük, 40 girişimci kadına toplam 3 milyon TL tutarında sıfır faizli kredi desteği, 26 girişimci kadına iş geliştirme desteği verildi. Projenin 2026- 2027 yıllarını kapsayan iki yıllık yeni döneminde; çevrim içi ve yüz yüze eğitimler, saha etkinlikleri ve dijital platformlar aracılığıyla toplam 7.500 girişimci ve girişimci adayı kadına daha erişim sağlanacak. 120 girişimci kadına, her yıl 6 ay süreyle mentörlük desteği verilecek. Bu programa katılan girişimciler arasından jüri tarafından başarılı bulunan 60 girişimci kadına ise iş geliştirme ödülü verilecek. TÜRKONFED Hakkında: Çatısı altında 31 federasyon ve ulusal-uluslararası 340 üye dernek üzerinden 100 bini aşkın şirket yer alan TÜRKONFED, üye tabanı ile toplam (enerji dışı) dış ticaretin %83'ünü, tarım ve kamu dışı kayıtlı istihdamın yaklaşık %55’ini sağlamaktadır. İstanbul, Batı Anadolu, Marmara ve İç Anadolu, Trakya, Batı Karadeniz, Orta Karadeniz, Orta Anadolu, Kuzey Anadolu, Doğu Karadeniz, İç Anadolu, Güney Ege, Doğu Marmara, Batı Akdeniz, Doğu Akdeniz, Güney Marmara, Çukurova, Kuzey Marmara, Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Güneydoğu, Zafer, İpekyolu, Kapadokya, Mevlana, Doğu, Serhat, Dicle ve Fırat Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu’nun yanı sıra Sektörel Dernekler Federasyonu, Yapı Ürünleri Üreticileri Federasyonu, Ev ve Mutfak Eşyaları Federasyonu, Plastik Sanayicileri Federasyonu ve Serbest Mimarlar Dernekleri Federasyonu da TÜRKONFED’in organizasyon yapısında yer almaktadır. TÜRKONFED, Avrupalı KOBİ’lerin çatı örgütü olan ve 12 milyon firma ve 55 milyon çalışanı temsil eden Avrupa KOBİ Birliği (SMEunited) üyesidir.
Maysan Mando, İSO 500 Listesine Girerek Türkiye’nin Sanayi Devleri Arasındaki Yerini Aldı
GYİAD Raporu: Çalışanların Yüzde 62’si İş Yerinde Yapay Zekâ Kullanmıyor
Dolar 46,5154
Euro 52,9470
Altın 5.947,95
BİST 14.554,66
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 30°C
Parçalı Bulutlu
Bursa
30°C
Parçalı Bulutlu
Per 31°C
Cum 32°C
Cts 32°C
Paz 32°C

Belçika Türklere sempatiyle bakıyor

Belçika Türklere sempatiyle bakıyor
2 Temmuz 2022 19:39
190
A+
A-

Belçika’nın başkenti Brüksel’de yaşayan Türk gazeteci Yusuf Cinal, ülkede Türklere karşı sempati duyulduğunu söylerken, camilerin buna örnek gösterilebileceğini dile getirdi.

Mehmet ÇETİNKAYA/BURSA İNTERNET GAZETESİ (BURSA İGFA)
-Yusuf Cinal, yaşadığınız ülke Belçika’dan söz eder misiniz?

Bir Kuzey Avrupa ülkesi olan Belçika,1830 Brüksel Devrimi sonrası 18831 yılında kuruldu.
Bugün nüfusu 11 milyon 500 bin olan ülkede 280 bini aşkın Türk vatandaşı yaşıyor. Osmanlı Devleti Belçika’yı tanıyan 7’nci ülke olarak biliniyor. 1847 yılındaki bu tanımadan sonra Osmanlı Devleti,Brüksel’de hep büyükelçi bulundurdu. Şimdilerde ise Belçika’da Türkiye’nin üç büyükelçisi, iki başkonsolosu ve çok sayıda askeri erkanı görev yapıyor. Türkler 1961 yılından itibaren Beliçka’da çalışmaya başladı. Asıl göç 1963-64’te hızlandı. Belçika’da Türkiye’nin hemen her ilinden insanımız çalışıyor.




Ancak 1974 yılındaki afyon ekim alanlarının sınırlandırılması ile özellikle Afyon ve yöresinden gelen göç, ülkedeki Türk nüfus dengesini değiştirdi. Bugün ise bu nüfusu Konya yöresinden gelenler zorluyor. Türkler,ülkenin hemen her köşesinde, bir arada yaşamaya özen gösteriyor. Maden ocaklarında çalışmaya gelenlerin torunları bugün işçilikten patronluğa geçmenin zenginliği içinde, artık bu ülkeyi “ikinci vatan” olarak kabul ederek, yeni bir yaşam biçimini benimsediler.


Ülkede yaşayan Türklerin yüzde 85’i oturduğu evleri satın aldı.. Kendi işini kuranların sayısı da çok.. Türkler, özellikle hizmet sektöründe, tarım,inşaat ve diğer alanlarda ülkeye katmadeğer katıyorlar.

-Belçika salt maden ve diğer zenginlikleri ile değil, sömürgeci yüzü ile de eleştiriliyor, bu konuda neler söylersiniz?

Belçika’nın 19. yüzyılda Afrika’daki sömürge döneminde edindiği zenginliğin izleri bugün hala başkent Brüksel başta olmak üzere ülkenin birçok yerinde yer alıyor. Belçika hükümeti artık bu izleri silmek istese de sömürge döneminin mirası özellikle Kongo hükümeti ile Belçika’da yaşayan Kongolular arasında sorun olmaya devam ediyor. Belçika, 1865-1909 arasında tahtta oturan Kral Leopold II döneminde bugün Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) olan Orta Afrika ülkesinde otorite kurdu ve kendinin söz sahibi olduğu bir yönetim oluşturdu. Tarihe bakacak olursak Kral 2. Leopold, 1885’te ülkenin adını Özgür Kongo Devleti koydu ve Belçika’nın birkaç katı büyüklüğündeki bu toprakları kendi mülkü ilan etmişti. Dönemin güçlü Batılı ülkeleri de ne yazık ki bu kararı tanıdı. Kral 2. Leopold yıllar süren zorlu çatışma dönemlerini aşarak,Kongo’yu Belçika’ya bağladı. O toprakları da Belçika olarak tanıdı. O yıllar yaşanılan zulümler, işkenceler, mağduriyetler unutulmadı. Bu dönemde binlerce insan mağdur olarak Belçika’ya ve diğer Avrupa ülkelerine taşındı. Binlercesi öldürüldü.  

Bugün bile büyük ihtişamı konuşulan Adalet Sarayı’yla ilgili neler söylersiniz?

Dünyanın en büyük Adalet Sarayı, simge yapılar arasında en çok bilinenlerden biri bugün heybeti ve mimari özellikleri ile göz kamaştıran  Adalet Sarayı, görenleri büyülüyor. Başkent Brüksel’deki Adalet Sarayı (Palais de Justice), kimilerine göre inşa edildiğinde kapladığı alan bakımından dünyanın en büyük binasıydı.

Hitler’in orduları tacı almış?

1866’da başlayan inşaatın, 17 yıl sürdüğü biniyor. Hatta Almanlar Belçika’yı işgal ettiklerinde bu sarayın tepesindeki tacı aldıkları ve bu tacın da ortadan kaybolduğu anlatılır. Bir kurumuş bataklığın üzerine kurulan Brüksel kentinin en önemli,görkemli yapılarından biri olan Adalet Sarayı da Brüksel’e tepeden bakan bir tepenin üzerine kurulmuştur. Sözde adaleti temsil eden ve adaletsizlikler üzerine inşa edilen bu yapının,Avrupa’da bir benzeri yoktur.

Yapımı uzun süren 50’nci Yıl Parkı?

Yine o yıllarda yapılan bir başka önemli eser ise 50’nci Yıl Parkı içinde yer alıyor. “Hürriyet Anıtı” olarak bilinen bu görkemli yapı, Fransa’dan esinlenilerek yapıldı. Park alanı ile birlikte Belçika’nın kuruluşunun 50’nci yılına bir kısmı yetiştirildi ve o yıllar “50.Yıl Parkı” olarak adlandırılırdı. Bugün ise hala aynı adla adlandırılıyor ya, parkı görmeye gelenlerin,hem park alanındaki eserlerden etkilendiğini bilmeyen yok!

Bağımsızlığın simgesi olarak yapıldı
50. Yıl Parkı, Kral Leopold II tarafından Belçika’nın bağımsızlığının 1880’deki 50. yılını kutlamak amacıyla yapılan markta çok sayıda heykelin bulunduğunu paylaşalım.
Parkın inşaatı da  çok uzun sürdü. 1880’deki 50. yıl kutlamalarında parkın çok azı tamamlanmıştı. Parkın inşası 1905’teki 75. yılda bitirebildi. Brüksel’in simgelerinden zafer takını barındıran parkta Kraliyet Silahlı Kuvvetler ve Askeri Tarih Müzesi ile Kraliyet Sanat ve Tarih Müzesi bulunuyor. Birçok sportif ve kültürel faaliyetin yapıldığı 30 hektarlık park, büyüklüğü ve şehrin içinde olması nedeniyle New York’taki Central Park’ın Brüksel’deki karşılığı olarak değerlendiriliyor.

Park içindeki caminin hikayesi ilginç?
Park ayrıca 1978’de açılan kentin en eski camisini de barındırıyor. Bu caminin de ayrı bir öyküsü var. 1974 Yılında yaşanan “petrol krizi” döneminde Suudi Arabistan’ın Belçika’ya petrol yardımına jest olarak Kral Baudouin, bu park içindeki bir yapının cami olarak düzenlenmesine emir verdi.Cami, Suudi Arabistan ile birlikte 14 Müslüman ülke tarafından finance edildi.Bu ülkeler arasında Türkiye’de vardı. Ancak camii yönetimi içindeki huzursuzluk nedeni ile Belçika,bu cami yönetimine 2021 yılında el koydu.

Anvers Tren Garı
Güzelliğiyle bilinen Anvers Tren İstasyonu, Brüksel’deki kraliyet seraları, Laeken’deki askeri kışlalar, Ostend’de okyanus kıyısındaki görkemli kraliyet galerileri de, yine bugün hala ayakta duran ve kullanılan yapılar olarak biliniyor.  

Kongolular ayında,sömürgeci anlayışa tepkiler başladı..
Belçika sömürge geçmişiyle yüzleşiyor,yüzleşmesine de Kongoluların tepkileri de bu manada kendini gösteriyor.  Leopold II’nin heykelleri ve büstleri de hala ülkenin birçok yerinde sergileniyor. Ancak bunların bazıları kralın ölümünden 111 yıl sonra bulundukları yerlerden kaldırıldı. Nedeni ise, 2020’deki”ırkçılık karşıtı” gösterilerin olması dikkat çekici… “Siyahilerin hakları için yapılan gösterilerde”  Leopold II’nin heykelleri ve büstlerinden bazıları tahrip edildi.. Kimisi saldırıya uğradı,kimisi boyayla kaplandı.

-Kral Philippe,çaresiz olarak,sömürgeciliğin izlerini silmek için adım attı

Eylemcilerin Kral Leopold II’nin  heykellerine, dolayısıyla ülkenin Afrika’daki sömürge geçmişine gösterdiği tepki, Belçika hükümetini ve şu andaki Kral Philippe’i de harekete geçirdi. Kral Philippe, 2020’de ülkesinin Kongo’daki (KDC’deki) sömürge döneminde neden olduğu acılardan “derin üzüntü” duyduğunu söyleyen ilk Belçika Kralı oldu. Kral, Haziran 2022 başında Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ne giderek, tahta çıkışından sonra, ilk kez bu sömürge ülkesini ziyaret etmiş oldu.
Daha önce de Philippe’in babası Kral Albert II, KDC’yi ziyaret etmişti. Belçika hükümeti de ülkenin sömürge geçmişiyle yüzleşmek ve geçmişin izlerini silebilmek için bazı girişimler yürütüyor. Bunlardan biri isim değişiklikleri. Leopold ismini taşıyan ülkedeki bazı yollar ve tünellere yeni ad verilmesi..

-Sömürge döneminin eserleri hakkında rapor hazırlandı

Sömürge dönemini hatırlatan kamusal alanlar ve yapılarla ilgili neler yapılacağı ise, ayrıca Brüksel Bölge Hükümetinin çalışmasıyla değerlendiriliyor.
Eylül 2020’de bu amaçla kurulan çalışma grubu, kentte kamuya açık alanlarda ülkenin sömürge geçmişini temsil eden veya hatırlatan sembollerle ilgili raporunu Brüksel yönetimine şubat ayında sundu. Raporda heykeller, anıtlar, binalar, meydan ve cadde isimleri gibi sömürge sembollerinin, 19. yüzyılın sonundan beri kullanıldığı ve kentin kamusal alanlarının tek yanlı ve propaganda perspektifiyle düzenlendiği belirtiliyordu. Raporu şimdi bölge yönetimi ve parlamentosunun değerlendirmesi bekleniyor. Bugün üç siyasi, dört kültür bölgesine ayrılımşı olan ve federatif yapı içindeki Belçika’yı elbette daha çok sorunun beklediği gün ışığı gibi aşikardır..
Kısacası,Belçika sömgürgecilik döneminin izlerini,kolay kolay silemeyecek ve Afrika ülkelerinde yaptıklarını afettiremeyecek gibi görünüyor.

-Bu güzel bilgiler için teşekkür ederiz

Asıl ben teşekkür ederim..Her Belçika gelişi bizi ziyaret etmeniz, unhutmamanız ayrı bir güzellik.. Gazeteciler olarak insanlarımızı bilgilendirmek, bunlardan dersler çıkarmak,geleceğe bakmak, evrensel değerleri tanımak, uygulamak, saygı göstermek hepimizin görevidir..
Belçika’da Türkler, sevgi ve saygı temelinde,uyum örneği olarak yaşamlarını sürdürüyor..
Bunun en güzel göstergesi de sadece Diyanet’e ait 72 caminin bulunmasıdır..
Diğer işaret taşlarını artık siz düşünün..
Bu fırsatı verdiğiniz için tekrar teşekkürler.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.