GYİAD Raporu: Çalışanların Yüzde 62’si İş Yerinde Yapay Zekâ Kullanmıyor
GYİAD’ın yayımladığı “Yapay Zekâ Döneminde Yükselen Nitelikler” araştırması, Türkiye’de yapay zekâ kullanımının iş hayatında henüz sınırlı kaldığını ortaya koydu. Çalışanların yüzde 62’si iş yerinde yapay zekâ araçlarını hiç kullanmadığını belirtirken, yüzde 57’si kurumlarında yapay zekâ politikası bulunmadığını ya da bu konuda bilgi sahibi olmadığını ifade etti.
Bu yıl 40. kuruluş yılını kutlayan Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği (GYİAD), dördüncü istihdam raporu olan “Yapay Zekâ Döneminde Yükselen Nitelikler” araştırmasını kamuoyuyla paylaştı. Araştırma, 2025-2030 döneminde Türkiye iş gücü piyasasında öne çıkması beklenen yetkinlikleri yapay zekâ, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik ekseninde ele alıyor.
Türkiye genelinde 12 ilde gerçekleştirilen saha çalışmasında 1.506 çalışan ve iş arayanla görüşüldü. Araştırma sonuçları, yapay zekânın iş hayatındaki kullanımının henüz yaygınlaşmadığını ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 62’si iş yerinde yapay zekâ araçlarını hiç kullanmadığını belirtirken, bu teknolojileri kullananların yüzde 93’ü ise ağırlıklı olarak bilgi edinme ve araştırma amaçlı kullandığını ifade etti.
Raporda dikkat çeken bir diğer bulgu ise kurumsal politika eksikliği oldu. Çalışanların yüzde 57’si kurumlarında belirli bir yapay zekâ politikası bulunmadığını ya da böyle bir politikanın varlığından haberdar olmadığını söyledi. Bu durumun veri güvenliği, çıktı doğruluğu ve eşit erişim açısından çeşitli riskler doğurduğu vurgulandı.
Araştırmaya göre kişisel amaçlarla yapay zekâ kullananların oranı yüzde 54’e ulaşırken, iş amaçlı kullanımın yaklaşık 16 puan üzerinde seyrediyor. Bu sonuç, çalışanların teknolojiye bireysel düzeyde hızla adapte olduğunu ancak kurumların eğitim, politika ve süreç geliştirme konusunda daha sistematik adımlar atması gerektiğini gösteriyor.
Çalışanların yaklaşık yarısı günlük işlerinin önemli bir bölümünün otomasyona uygun olduğunu düşünürken, yüzde 38’i “İşim ortadan kalksa kurumum etkilenmezdi” görüşünü paylaştı. Bulgular, yapay zekâ ve otomasyonun çalışanlar tarafından yalnızca teknolojik bir dönüşüm değil, aynı zamanda iş güvencesi ve kurumsal aidiyet açısından da değerlendirildiğini ortaya koyuyor.
İşe alım süreçlerinde ise teknik yetkinliklerden çok sosyal becerilerin öne çıktığı görüldü. Katılımcılara göre işverenlerin en fazla önem verdiği nitelik yüzde 91 ile takım çalışmasına uyum sağlama oldu. Bunu iş geliştirme ve yeni fikir üretme, iletişim becerileri, esnek çalışma yetkinliği ve yeni teknolojileri hızlı öğrenebilme takip etti.
GYİAD Yönetim Kurulu Başkanı Başak Öğütken Çetinkaya, yapay zekânın artık yalnızca teknoloji ekiplerinin gündemi olmadığını belirterek, “Yapay zekâ çağında rekabet avantajı sağlayacak olan, bu araçları etik sorumluluk, eleştirel düşünme ve insan odaklı karar alma becerileriyle birlikte kullanabilen ekipler yetiştirebilen kurumlar olacaktır” dedi.
Raporda ayrıca yapay zekâ döneminde kurumların karşı karşıya kalabileceği beş kritik risk sıralandı. Bunlar; bilişsel ve yaratıcı becerilerin körelmesi, görünmez öğrenme yükünün artması, kariyer basamaklarının zayıflaması, altyapı eksikliklerine rağmen yapay zekâ entegrasyonu ve kurumsal kullanım çerçevesinin yetersizliği olarak öne çıktı.
GYİAD, kurumlara yönelik önerilerinde ise beceri geliştirme programlarının yaygınlaştırılması, yeniden yetkinlik kazandırma eğitimlerinin artırılması, KOBİ’lerde dijital olgunluğun desteklenmesi, açık yapay zekâ politikalarının oluşturulması ve çalışan refahının dönüşüm süreçlerinde öncelikli olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.