DOLAR 18,6336
EURO 19,5097
ALTIN 1059,79
BIST 5000,14
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

Zeytin

12.03.2022
1.314
A+
A-

Bir yabancı dostumuz sohbet sırasında şöyle bir cümle sarf eder “Kuzum sizde Zeytin var, Sardalya (balık) var, peki niye erken ölüyorsunuz? Dünyada çok ender ülkede bulunan zeytin ve balık ülkemizde bolca bulunmasına rağmen ne yazık ki pek fazla kullanılmayan yiyeceklerdir. Bu değerler fark edildikleri anda ise balıklar maalesef yok olmaya yüz tutmuştu. Zeytinin de yok edilmesi için gereken yapılmaya başlandı. Üç tarafı denizlerle çevrili ve içinde de onlarca göller bulunan yurdumuzda gerek aptalca balıkçılık gerekse kısa vadeli rantlar uğruna denizlerimizde balık nesli neredeyse tükenmeye başladı ve göllerimiz de kurudu.  Doğayı yok etmek için sanki yemin etmişçesine şimdi de zeytine göz dikildi. Oysa zeytin insanlığa verilmiş en büyük armağanlardan biridir. Gelin isterseniz biraz da mitolojik olan zeytinin öyküsüne bakalım.

Eski Yunan mitolojisine göne Attika’da yeni kurulan şehrin koruyucusunun kim olacağını belirlemek üzere Tanrılar arasında bir yarışma yapılmasına karar verilir. Bu yarışmayı kazanan Tanrı o şehrin koruyucusu olacak ve ismi de o şehre verilecektir. İnsanlığa en yararlı ve en kıymetli hediyeyi veren Tanrı bu yarışmayı kazanacaktır.

Denizlerin Tanrısı Poseidon mızrağıyla bir kayaya vurdu, kayadan tuzlu su çıktı ve denizler oluştu. Bu su denizin gücünü temsil ediyordu. Güzel Athena da mızrağını bir kayaya vurdu ve kayadan barışı ve bereketi temsil eden Zeytin ağacı çıktı. Zeytin ağacı gücü ve ölümsüzlüğü de simgeleyen bereket sembolü olarak Tanrıların Tanrısı Zeusa takdim edildi. Zeus da Zeytin ağacının kazandığını ilan etti. Böylece şehre Athena’nın ismi verildi. Bu günkü Atina böylece kurulmuş oldu. Güzel Tanrıça Athena da Poseidon’un gönlünü almak ve barışmak için zeytin ağacından bir dal keserek Poseidon’a verdi. Böylece zeytin dalı da Barışın sembolü oldu.

Athena’nın hayatının sürdürebilmesi için sürekli olarak zeytin ağacı görmesi  ve kimi tanrıların da zeytin ağacının altında doğması gerektiği de efsaneler arasında yer alır.  Sezar’ın da zeytin ağacından yapılmış bir taçla halkının karşısına çıktığı da bir gerçektir.  Hatta zeytin ağacının ölümsüzlüğü simgelediği de söylenir. Şair Homeros İlyada destanında zeytin ağacının ölümsüzlüğünü şöyle anlatır;  “Ben herkese aitim ve kimseye ait değilim. Sen gelmeden önce de buradaydım, sen gittikten sonra da burada olacağım”.

Semavi dinler ve bunların kitaplarında da Zeytin ağacından bahsedilmektedir. Bunları tek tek yazmak zaman alacağından ve sizleri de yoracağından fazla detaya girmek istemiyorum. Ancak, Hz. Adem’in zeytinle olan ilişkisini anlatmadan geçemeyeceğim. Yaşının ilerleyip ölümünün yaklaştığını hisseden Hz. Adem, Allah’tan kendisini ve tüm insanlığı bağışlamasını istemeye karar verir ve oğlu Şit’i cennet bahçesine gönderir. Cennetin bekçiliğini yapan melek iyi-kötü ağacından aldığı üç tohumu Şit’e verir ve babası Adem öldüğünde bu üç tohumu ağzına koyarak gömülmesini ister. Hz. Adem ölüp Tabor dağına gömüldüğünde zamanla bu üç tohumdan üç ağaç çıkar. Bunlar Sedir, Servi ve Zeytin ağaçlarıdır. Akdeniz ikliminin simgesi olan bu üç ağaçtan ilk yeşeren Zeytin ağacıdır ve İNSANLIK ZEYTİNLE BİRLİKTE YENİDEN DOĞAR.

Zeytinle ilgili o kadar çok öykü ve efsaneler vardır ki bu da insanlık için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.  Bu yüzden ülkemizde bulunup da kıymetini bilemediğimiz bu ağacı kısa vadeli rantlar uğruna yok edilmekten kurtarmak gerektiğini düşünüyorum. Lütfen maden yasasında yapılan değişikliklerle zeytinlerin yok edilmesine izin vermeyiniz. Bu yasayı tekrar gözden geçiriniz. Binlerce yıldır yaşayan bu ağaçları yok olmaktan kurtarınız. Geçmişte çok örneğini gördüğümüz gibi buldozerlerin girdiği hiçbir yer tekrar geriye dönmüyor ve ülkemiz çölleşiyor.

Zeytinimize ve doğamıza sahip çıkalım.

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
27 Kasım 2021
12 Mayıs 2021
30 Aralık 2020
7 Aralık 2020
10 Şubat 2021
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.