Yemen’de Şiddetli Operasyon ve Bölgesel Gerilim
Yemen’de çatışmalar yeniden alevlendi; hükümet güçleri ile İran destekli Husi hareketi arasında sert çatışmalar yaşanıyor. Son dönemde Husilerin Kızıldeniz kıyısında ve Babülmendep çevresinde ilerlemesi üzerine hükümet kontrolünü geri almak için geniş çaplı bir karşı harekât başlatıldı.
Operasyonun başladığını ilan eden Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el‑Alimi, amaçlarının devlet kurumlarını yeniden tesis etmek ve başkenti Sana’yı Husilerden geri almak olduğunu vurguladı. Hükümet güçleri bölgesel müttefiklerle koordineli şekilde sahada hareket ederken Suudi Arabistan da hava gücüyle destek sağladı.
Operasyon ve sahadaki gelişmeler
“Yemen Şafağı” adlı harekâtın ilk günlerinde yoğun çatışmalar, özellikle Babülmendep Boğazı ile Taiz çevresinde kaydedildi. Riyad merkezli koalisyon sözcüsünün açıklamasına göre operasyon sabah saatlerinde yaklaşık 100 savaş uçağı ile desteklendi. Hükümet birlikleri, Dubab ve doğu yakasındaki stratejik noktalarda kontrol sağladıklarını açıkladı; Güney Devleri Tugayları da bölgede kararlı bir girişim yürüttüğünü belirtti.
Husilerin ilerleyişi ve stratejik önem
Husiler son haftalarda Mokha ve çevresindeki adalar dahil olmak üzere yaklaşık 150 kilometrelik bir sahayı ele geçirerek Babülmendep’teki etkinliklerini artırdı. Babülmendep, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki ana deniz geçidi olduğundan küresel ticaret açısından kritik öneme sahip; AP’nin aktardığına göre dünya ticaretinin yaklaşı
%12’si bu koridordan geçiyor. Husilerin bölgedeki ilerleyişi, yalnızca yerel güvenlik dengelerini değiştirmekle kalmayıp uluslararası deniz trafiği için de yeni riskler doğurdu. Taiz çevresindeki bazı yerleşimlerin Husi kontrolüne girmesi kent kuşatması riskini artırdı ve Turbah’ın düşmesi hükümetin ikmal hatlarını zorladı.
Uluslararası destek ve misillemeler
Riyad’ın harekâtı, Reuters’ın aktardığı hazırlıkların ardından geldi; Suudi Arabistan çeşitli askeri seçenekleri değerlendiriyordu ve seferberlik planları gündemdeydi. ABD’nin operasyonlara istihbarat desteği verdiği; bazı bölgesel ve Avrupa ülkelerinin ise ağırlıklı olarak savunma amaçlı destek sağladığı bildirildi.
Husiler ise misilleme yaptıklarını belirterek Suudi saldırılarına karşılık verdiklerini söyledi. Husi askeri sözcüsü Yahya Seri, son 24 saatte 106 hava ve füze saldırısı yapıldığını iddia etti; bu saldırıların Sana, Cevf, Taiz, Amran, Hacce ve Saada’yı hedef aldığı öne sürüldü. Bu açıklamalar Husi kaynaklı olup bağımsız doğrulama eksikliği bulunuyor.
Sivil maliyet ve insani tablo
Çatışmaların yeniden yoğunlaşması, dört yıllık kırılgan ateşkesten sonra savaşta ciddi bir tırmanış anlamına geliyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre temmuz ortasından itibaren şiddetlenen çatışmalarda 800’den fazla kişi öldü, yaklaşık 3.600 yaralı ve 145.000’den fazla yerinden edilmiş insan rapor edildi. Bu rakamlar, sahadaki insani krizin derinliğini gösteriyor.
Not: Sahadaki iddialar farklı kaynaklar tarafından çelişkili şekilde sunuluyor; olayların seyri bağımsız doğrulamalarla netleşmeye devam edecek.