Yarım kalan aşkların tercümanı: Fırat Öztaş’tan kalplere dokunan ağıt
Arabesk ve duygusal müziğin üretken kalemi, söz yazarı ve bestekâr Fırat Öztaş, dinleyicinin iç dünyasındaki kırılmaları melodiye dökmeye devam ediyor.
Sanat felsefesini “Sözler duyguları, duygular şarkıları yansıtır” anlayışıyla temellendiren Fırat Öztaş; pişmanlığı, hasreti ve çaresizliği çiğ bir gerçeklikle ele alan yeni eseriyle müzikseverlerin karşısına çıkıyor. Öztaş’ın kaleminden dökülen son satırlar, klasik arabesk tınılarının ötesine geçerek dinleyeni derin bir yüzleşmeye davet ediyor
İŞTE O SÖZLER
“Bir çift gözdü beni benden alan, zehir gibi sözleriyle yarama dokunan, baktığım her yerde yokluğunda savrulan… Ulaşılmaz bir yerdesin, ama her nefeste benimlesin, görmesem de dokunamasam da inan sen hep benim son nefesimdesin…”
MELANKOLİ YÜKLÜ
Geceleri yıldızlara sorulan soruları, sokaklarda tükenen adımları ve silinemeyen derin izleri merkezine alan eser, dinleyiciyi yoğun bir melankolinin içine çekiyor. Sözlerindeki samimiyet ve bestesindeki dramatik kurgu, Öztaş’ın duyguyu doğrudan hissettiren üslubunu bir kez daha tescilliyor.
BAĞIN ANATOMİSİ
Fırat Öztaş, yalnızca bir ayrılık hikâyesi anlatmakla kalmıyor; fiziksel yokluğa rağmen zihinde ve ruhta yaşamaya devam eden bir bağın anatomisini çıkarıyor. Dinleyicinin kendi yaralarından izler bulacağı bu yeni beste, şimdiden duygusal müzik repertuvarının sarsıcı örnekleri arasında gösterilmeye aday.