DOLAR 18,0876
EURO 18,1625
ALTIN 1016,328
BIST 3020,2
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

Tabiplerden şiddetli tepki

Tabiplerden şiddetli tepki
17.04.2020
227
A+
A-

Bursa Tabipler Odası meslektaşları Ersin Arslan’ın ölüm yıldönümünde şiddete tepki gösterdi.

Tabipler Odası’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bugün 17 Nisan. 2012 yılında çalıştığı hastanede hasta yakını tarafından öldürülen Dr.Ersin Arslan’ın ölüm yıldönümü. “Sağlıkta şiddete karşı mücadele günü” olarak ilan edilen 17 Nisan, bu yakıcı soruna dikkat çekmek üzere bütün sağlık çalışanlarının her yıl saygı duruşları ve etkinlikler gerçekleştirdikleri gün.  Ülkemiz sağlık ortamında şiddet yıllardır toplumsal bir sorun halini almış durumda. Sözel hakaret ve tacizin yanısıra silahla yaralamadan hekim ve sağlık çalışanı ölümlerine varan üzücü tablolar, ne yazık ki ülkemiz gündeminden hiç düşmedi.

ÇALIŞMA KOŞULLARI SAĞLIKLI DEĞİL

Türk Tabipleri Birliği ve Tabip Odaları 2007 yılından bu yana sağlıkta şiddetin önlenmesi, sağlık kuruluşlarının çalışma koşullarının güvenli ve sağlıklı hale getirilmesi için yoğun çaba gösterdi. Beraberinde sağlıkta şiddet, sağlık sendikaları, uzmanlık dernekleri, sağlık meslek odaları ve sağlık derneklerinin de dikkat çektikleri konuların başında yer aldı.

COVID-19 SAĞLIKÇILARI VURDU

Türk Tabipleri Birliği dahil bu konuya duyarlılık gösteren bütün kurumların öncelikli gündemi sağlıkta şiddetin durdurulması iken ülkemiz ve dünya, beklemediği ve hiç hazır olmadığı bir pandemiye yakalandı. COVID-19 olarak adlandırılan ve yaygın ölümlere yol açan salgın toplumun bütün kesimini etkilemeye ve çok ciddi sağlık sorunları çıkarmaya devam ediyor. Ancak yine tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de gerek iş yükü gerekse de virüse muhatap olma bakımından hekimlerin ve sağlık çalışanlarının en büyük risk grubunu oluşturduğunu herkes görüyor. Bu risk, salgının ilk ayında binlerce sağlık çalışanının COVID-19 nedeniyle tedavi görmek zorunda kalmasına ve onlarcasının hayatını kaybetmesine yol açmış durumda.

GECE GÜNDÜZ MESAİ

Hergün olduğu gibi bugün de, ülkemizdeki kamu-özel bütün hastanelerinde, Aile Sağlığı Merkezlerinde, İlçe Sağlık Müdürlüklerinde, ambulans ve evde bakım hizmetlerinde, işyeri hekimliği birimlerinde, muayenehanelerinde, ilaç temini yanında maske dağıtmak zorunda bırakılan eczanelerinde yüzbinlerce sağlık çalışanı başta COVID-19 olmak üzere bütün hastalıklara gece gündüz sağlık hizmeti vermeye devam ediyoruz.

MASKE DAĞITIMI KÖTÜ YÖNETİLİYOR

Ve bu atmosfere rağmen sağlıkta şiddetin fiilen kendisi ve yaygın olarak gölgesi sağlık kurumlarında varlığını sürdürüyor. Kötü yönetilen “maske dağıtımı” süreci eczanelerde şiddete de varan tartışmalara yol açarken, yapısal nedenlerle beklentisi karşılanmayan hasta yakınları hastanelerde karşılarına çıkan hekim ve sağlık çalışanına hakaret ve şiddet göstermeye devam ediyor.

TAHAMMÜL KALMADI

Bilinmelidir ki biz hekimler ve sağlık çalışanları COVID-19 dahil her türlü sağlık sorununda üzerimize düşen bütün görevleri yapmaya hazırız. Ancak ne salgın dönemlerinde ne de olağan dönemlerde bize yönelen ve yönelecek olan şiddetin mazur görülmesine, olağanlaştırılmasına tahammülümüz kalmadı.

SAĞLIKTA ŞİDDET SONA ERSİN

Bu nedenle sağlıkta şiddetin son bulmasına dair tutumumuz net ve kararlı; öneri ve taleplerimiz bütünlüklü ve birlikte uygulandığında sonuç verecek mahiyette oldu. Öncelikle caydırıcılığı sağlamak üzere özel-kamu ayırmadan sağlık çalışanlarına yönelecek şiddette cezaları arttıran “yasa” talebimizin dün itibariyle TBMM’de onaylanmasını caydırıcı etkiyi azaltabilecek “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”nı (HAGB) içermesine rağmen önemli bir adım olarak görüyoruz. Ülkeyi ve sağlık ortamını yönetenlerin “Sağlıkta Dönüşüm Programını” durdurmalarını, hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik dil ve söylemlerini değiştirmelerini ve ceza arttıran yeni yasayla birlikte uygulandıklarında ancak sonuç verebilecek olan “sağlıkta şiddete sıfır tolerans” içerikli bütün önerilerimizi dikkate almalarını bekliyoruz. Sağlıkta Şiddet Sona ERSİN!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.