Dolar 47,4149
Euro 54,3882
Altın 6.160,61
BİST 13.350,67
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 29°C
Açık
Bursa
29°C
Açık
Cum 30°C
Cts 31°C
Paz 33°C
Pts 32°C

SINANMAMIŞ KİBİR

30 Temmuz 2026 12:02
32
A+
A-

Son yıllarda, özellikle sosyal medya hayatımızda daha fazla görünür olduktan sonra dikkat çeken bir durum var: Herkesin her konuda bilgi sahibi olması… Herkes her şeyi biliyor, yorumluyor ve yargılıyor.

​Bu işin sadece görünen kısmı tabii. Bir de kendi dünyalarımızda, kendi yaşamlarımızda var olan durumlar var ki onlar da çok farklı değil. “Ben olsam şöyle yapardım” diyerek başlayan cümleler, “Ben senin yaptığını asla yapmazdım” diye biten iddialı konuşmalar… Peki bizler neden başkalarının hayatlarını bu kadar merak ediyoruz? Eleştirme ve yargılama hakkını kendimizde nereden buluyoruz?

​İnsanoğlu kendi dünyasında zaman zaman bir şeyler yaşar. Yaşamında mücadele eder; sever, ağlar, üzülür, hata yapar, sorgular ve ders çıkarır. Hayatında edindiği öğretilerle yoluna devam eder. Çünkü o, onun yolculuğu; onun hikâyesidir.



​Dışarıdan hiç kimse, bir başkasının nelerle başa çıktığına veya verdiği mücadelelere bakmaksızın yüksek perdeden akıl veriyor; henüz sınanmadığı konu hakkında ahkâm kesiyor. Kibir dediğimiz şey, işte tam olarak bu “ben bilirimci” tavırdır. Sanki “Ben her şeyi çözdüm, biliyorum, benim dediğim doğrudur” der gibi… Fikri sorulmadan yorum yapmak hiç kimseye bir şey kazandırmaz.
​Acaba bizler de kendimizle ilgili konuları çevremizle çok fazla paylaşıp yoruma açık hale getiriyor ve farkında olmadan onay arıyor olabilir miyiz?

​Bireylerin yaşadıkları kendilerine ait olduğuna, kimse kimsenin yerine geçemeyeceğine ve herkes ailesiyle, çevresiyle, yol haritasıyla kendi hikâyesinin oyuncusu olduğuna göre; kim birbirini yargılayabilir ki? Kim sınanmadığı bir konu karşısında bilirkişi sıfatıyla akıl verebilir?

​Yakın dostlar elbette birbirlerine ihtiyaç duyduklarında konuşur, fikir alır, düşüncelerini paylaşırlar. Burada anlatmak istediğim; sizin yaşadıklarınıza şahitlik etmemiş kişilerin her konuda fikir yürütebilmesi, yorum yapabilmesi ve müdahale edebilmesidir.

​Ne güzel demiş Ahmet Yesevi (k.s.):
​Nerde görsen gönlü kırık,
Merhem ol.
Öyle mazlum yolda kalsa,
Yoldaşı ol.
Mahşer günü dergâhına yakın ol.
Ben-benlik güden kişilerden,
Kaçtım ben işte.

​LAMİA DENLÜ

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.