Okul şiddetinin tamamen ortadan kaldırılamasa da büyük ölçüde önlenebilir bir olgu olduğunu belirten Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sürecin çoğu zaman önceden başlayan davranış değişiklikleriyle kendini gösterdiğini söyledi.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü de olan Tarhan, okul şiddetinin “ani patlama” olarak değil, sosyal geri çekilme, yoğun öfke, tehdit dili ve planlama davranışlarıyla ilerleyen bir süreç şeklinde ortaya çıktığını vurguladı. Araştırmalara göre saldırganların yüzde 70 ila 80’inin önceden çeşitli sinyaller verdiğini ifade etti.
Sadece güvenlik önlemleri ya da disiplin uygulamalarının yeterli olmayacağını belirten Tarhan, “Metal dedektör ya da kamera gibi önlemler geçici etki sağlar, ancak nedeni çözmez” dedi.
ABD’de okul şiddeti vakalarına dikkat çeken Tarhan, 2013–2023 arasında artış gösteren silahlı olayların ardından sosyal-duygusal öğrenme (SEL) ve mindfulness temelli programların yaygınlaştığını, bu sayede olay sayısında düşüş görüldüğünü aktardı.
Okul şiddetini önlemede üç aşamalı yaklaşım gerektiğini ifade eden Tarhan, tüm öğrencilere yönelik birincil önlemler (empati eğitimi, SEL), riskli öğrenciler için ikincil önlemler (erken psikolojik müdahale) ve yüksek riskli durumlar için üçüncül önlemler (kriz yönetimi ve güvenlik) gerektiğini söyledi.
Öğrencilerin hayatında en az bir güvenilir yetişkinin bulunmasının şiddet riskini ciddi oranda azalttığını belirten Tarhan, “Bir genç ‘kimse beni anlamıyor’ diyorsa bu bir alarmdır” uyarısında bulundu.
Psikolojik ihtiyaçların karşılanmamasının şiddeti tetikleyebileceğini ifade eden Tarhan, aidiyet, değer görme, anlam bulma ve duyguları ifade etme eksikliğinin yalnızlık ve öfkeye yol açtığını söyledi.
Aşırı dijitalleşmenin de önemli bir risk faktörü olduğunu belirten Tarhan, yoğun ekran maruziyetinin sosyal izolasyonu artırdığını ve bazı şiddet içerikli rol modellerin gençler üzerinde olumsuz etki oluşturduğunu dile getirdi. Tarhan, önleme çalışmalarının artık yalnızca okul ortamını değil dijital yaşamı da kapsaması gerektiğini vurguladı.