Öğretmenler Günü

Ülkemizde yıllardır 24 Kasım Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Bu güzel ama yetersiz kutlamayı bence her gün yapsak bile yetmeyecektir. Zira öğretmenler anne ve babamızdan sonraki en önemli varlıklardır. Biliyorum bugün bir çok siyasetçi bu günün önemine dair konuşmalar yapacak ve yazılar yayınlayacaktır sosyal medyada. Çoğu da bana göre samimiyetsiz ve yapmacıktır. Öğretmenine değer vermeyen ve sahip çıkmayan bir ülke haline dönüştürüldük yıllar içerisinde. Öğretmenler günü sadece senede bir gün hatırlanan öğretmenlerimizi güya onurlandırmak için yapılmaktadır. Bir ülkenin öğretmeni okul saatleri dışında pazarcılık yapıyorsa, çelik tencere tava satıyorsa, sigorta poliçesi pazarlıyorsa ve emekli olduğunda da pazardan akşam üzeri atılan döküntüleri toplamak zorunda bırakılıyorsa o ülkedeki Öğretmenler günü kutlaması bir yalancılık ve aldatmacılıktan öte bir şey değildir. Bunu yalnızca küçücük çocuklara yutturabilirsiniz.

Bugün yılların öğretmenleri birkaç yıllık bekçiden daha az maaş almaktadır. Tabii ki bekçi de çok kazansın doktor da çok kazansın çöpçü de çok kazansın ama hepimizin geleceğini oluşturan öğretmenlerimiz de onurlu bir yaşam seviyesini sürdürebilecek kadar kazansın hiç olmazsa. Gün geçmiyor ki medyada bir öğretmen sorunu yaşanmasın. Hele ataması yapılmayan öğretmenler de öğretmenler gününde acı bir tablo olarak karşımızda durmaktadır. Bunların tüm yükünü ve sorumluluğunu bu iktidara yüklemek de bana göre acımasızlık olacaktır. Çünkü kendi yakınlarımdan ve çevremden de çok iyi biliyorum ki çok yıllar önceleri bir çok öğretmen ikinci bir ek iş yaparak yaşamlarını sürdürebilmekteydiler. Yetmişli ve seksenli yıllarda kimileri Hayat sigortası kimileri de çelik tencere ve tava satıyorlardı. Yani bu yara bugünün yarası olmayıp yıllardır süregelmiş ve bugün artık kangren olmuştur.

“Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” diyen Hz. Ali’den bu yana öğretmene verilen değer ve önem yaklaşık 1300 sene sonra Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le de devam etmiştir. Öğretmenlere verdiği değer ve önemi şu sözlerle dile getirmiştir Atamız ; “Muallimler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” Öğretmenine bu kadar önem veren bir anlayıştan buralara nasıl gelindi çok iyi analiz etmek ve olumlu çözümler üretmek gerekir kanısındayım. Bunu yapacak olanlar da ülkeyi yönetenler ve yönetime talip olanlardır.

 

Yazımın başından beri öğretmenlere yapılan haksızlıklardan ve öğretmenlerimizin ekonomik durumlarının her geçen gün kötüye gitmesinden bahsederken sadece yöneticileri suçlamak gibi bir kolaycılığa da kaçmak istemiyorum.  Acaba bu duruma gelmelerinde öğretmenlerimizin de katkısı yok muydu? Bana göre vardı. Eski öğretmenlerimizi gözümün önüne getirdiğimde müthiş bir saygı vardı onlara karşı. Belki o zaman da ekonomik durumları pek iyi değildi. Ama her zaman pahalı değil, fakat çok şık giyinirlerdi. Erkekler bırakın kirli ve pis sakallarla gezmeyi her gün tıraş olurlardı. Elbiseleri eski idi ve yama da vardı giysilerinde ama hepsi tertemiz ve ütülü ve de pırıl pırıldı. Toplumun en güzel aynası onlardı, örnek olarak gösterilirlerdi. Kadın öğretmenlerimiz o kadar zarif ve nezaket dolu idiler ki, önlerinde şapka çıkartılırdı. İnsanlara beyefendi ya da hanımefendi olarak hitap ederler ve öğrencilerine de evladım derlerdi. İçlerindeki şefkat duygusu yüzlerine vururdu. Her halleriyle elleri öpülesi insanlardı.

Öyle de saygın ve otoriter bir yapıları vardı ki, okul dışında gördüğümüzde hemen hazır ol vaziyetine geçer ve kibarca selamlardık. Ben sigaraya üniversite yıllarımda başladım ama lisedeki arkadaşlarımın neredeyse tamamı benden en az dört beş yaş büyüklerdi ve lisede sigaraya başlamışlardı. Sokakta sigara içerken bir öğretmenimize rastladıklarında o sigarayı yok etmek için akla karayı seçerlerdi. Öğretmenler de olgunluk gösterip görmezden gelirlerdi. Bir öğretmenin kahveye gitmesi olacak şey değildi. Oyun ve eğlence ihtiyaçlarını kendi lokallerinde giderir ve hiçbir öğrencisine kötü örnek olmamak için çırpınırlardı.

Ancak, ne hazindir ki bugün durum hiç de öyle değil. Öğretmenlerin kılık kıyafetlerinden tutun hal ve hareketleri de eski öğretmenlerimiz kadar saygı uyandırmıyor. Öğrencileriyle aşırı bir samimiyet içerisinde davranışlar ve ulu orta konuşmalar ve kahvelerde her türlü oyunlar oynamak çok normal sayılıyor. Kendi adıma çok yadırgıyorum bu durumu. Ha, hepsi böyle dersek de büyük haksızlık yapmış oluruz. Mutlaka ki içlerinde muhteşem öğretmenlerimiz de var. Ancak, gönül istiyor ki tüm öğretmenlerimiz o eski öğretmenlerimizin saygınlığında olsunlar ve topluma örnek olsunlar.

Tabii ki eğitim sistemi burada çok önemli rol oynuyor. Neredeyse her üç yılda bir eğitim sistemi değiştirilince bir türlü istikrar sağlanamıyor ve eğitim kurumlarıyla birlikte öğretmenlerimiz de bundan kötü anlamda nasibini alıyor. Yazacak o kadar çok şey var ki bu konuda ama daha fazla uzatıp da hata yapmak ve çözmeyi aşmak istemiyorum.

Başta ulusumuzun başöğretmeni Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere sonsuzluğa gitmiş tüm öğretmenlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyorum. Yaşayan tüm öğretmenlerimin ellerinden saygıyla öpüyorum. Ve tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü tüm kalbimle kutluyorum.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

porno porno izle hd porno porno seyret sikiş izle hack forum

betmarino aresbet betnano asyabahis mroyun bahigo mobilbahis bets10 imajbet betper