Dolar 46,2690
Euro 53,5644
Altın 6.277,08
BİST 13.938,48
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 25°C
Parçalı Bulutlu
Bursa
25°C
Parçalı Bulutlu
Pts 30°C
Sal 31°C
Çar 30°C
Per 27°C

Ne sihirdir ne keramet…

14 Haziran 2026 10:52
127
A+
A-

Milli Futbol Takımımız 2026 Dünya Kupası ilk maçında Avusturalya’ya 2-0 yenilerek kötü bir başlangıç yaptı. Bir Milli Takım için Dünya Kupası’na katılmak gerçekten çok büyük bir prestij ama Dünya Kupası bir turnuva ve turnuva maçlarında yenmesen bile yenilmeyecek bir kurgu ile sahada dizilmek çok önemli. Turnuvalarda alınan bir puanın bile değerli olduğu, yenilgilerin gruptaki psikolojik ve sayısal kayba yol açtığını da düşünürsek “sihirbaz” Montella’nın yine bir çok illüzyonuna sahne olan bir maç izledik.

Milli Takım hocamız gerçek bir sihirbaz, ilk önce takımdaki santrafor mevkiini abra-kadabra ile yok ederken, şimdi de milyonların gözü önünde sağ bek mevkiini yok etti. Gerçekten hayretler içerisinde bu inanılmaz illüzyonu hep beraber izledik. Biz hocanın kendine özgün bu yeni sağ kanat beki de yok etme çalışmasını izlerken, henüz isimlerini ve futbol kariyerlerini bile bilmediğimiz, futbola “soccer” diyen atletik yapılı ve kompakt oyun oynayan Avusturalya Milli Takımı bize iki gol atıverdi.

İlk yarı oyuna başlarken kanat beki olan Zeki’nin üçüncü bölgede taç çizgisine basarak hücumu genişletmesi ve orta sahadan İsmail’in Zeki’nin boşalttığı alana sağ kanat beki olarak devşirilmesi gibi bir kurgu yapılmaya çalışıldı. Söz konusu devir –teslim esnasında atletik performansı yüksek fizik gücü olarak diri olan Avusturalya hocamızın dehasını farkederek ilgili bölgeye atılan uzun topla gol buldu.



Montella’nın bu el çabukluğu marifet ile Santrafordan sonra yok ettiği ikinci futbol mevkisi olan sağ kanat beki aslında işlevi olan bir mevkidir. Bu pozisyonda oynayan topçunun birincil görevi savunmadır, hatta “kanat beklerin hücumu” adı altında antrenörlük kurslarında bu mevkilere adanmış çalışmalara bile şahit olmuşluğum vardır.

İlk yarıdaki yanlışları günah keçisi olarak sadece hocaya da yazmak adil olmayacak. Takım olarak rakibin aksine telaşlı ve uyumsuz bir görüntümüz vardı. Defansımızda stoperler ağır ve tek hamlelik olunca rakibin hareketli ve atletik adamlarını savunmada oldukça zorlandık. Orta sahada Arda “en şöhret benim, topa ben fazla ben dokunurum tüm hücumlara ben karar veririm tarzı aşırı Real Madrid’li bir imaj ile sahada pırıl pırıl parladı, Orkun her zamanki gibi ilk onbirde oynayabilecek değil de sonradan oyuna girerek katkı sağlayacak kıvamdaydı. Barış ve Kerem ise muhtemelen bizim gibi saat farkına adapte olamadıkları için uyanamamışlardı.,sahada uyurgezer durumdaydılar. Gerçi oynadığımız santraforsuz sisteme rağmen kanatlardan 1.80 üstü boylu adamlarımızla, 1.60 ‘lık adamlara orta yapmakta ısrar ettik ve fizik gücü üstün Avusturalya defansı için bu topları kesmek zor olmadı. İsmail ise sağ bekleştirilmiş orta sağ modunda kavram kargaşası içinde ilk yarıyı bitirdi.

İkinci yarı artık hocanın en az bizim gördüğümüz kadar hataları keşfetmesi ve oyuna müdahale etmesi beklenirken doğru bir hamle ile Kenan Yıldız, Barış Alper değişikliği ile üçüncü bölgede hareketlilik arttı. Final paslarında yanlış tercihler ve rakibin kompakt olarak savunma yapması gol arayışımıza yanıt vermedi. 62. Dakikada sahada hiçbir olumlu hareketi olmayan Orkun çıktı, Yunus girdi gerçi işleyiş olarak değişin bir şey olmadı. Artık Hoca futbolda yok ettiği mevkilerden sağ kanat mevkisini yine bir sihirle geri getirmeye karar verdi ve Zeki öncelikli görevi savunma olan ama takımla birlikte kanat hücumlarına destek veren bir kanat beki oldu derken hoca yine tarihi bir hamle yaparak 1-0 geride olan takıma defansif orta saha Salih ile sağbek Mert Müldür’ü oyuna aldı.Takımın gole ihtiyacı olmasına ve santraforsuz oynamasına rağmen defansif hamleleri anlayan varsa bir ara bana da anlatırsa çok memnun olurum.maçın son anlarında hoca sihirle kaybettiği mevkilerden sağbeki yerine getirdiği gibi santrafor mevkiini de geri getirerek Deniz Gül’ü oyuna aldı.Madem elinde Deniz Gül gibi fizik gücü yerinde yetenekli ve formda bir santrafor var neden 82 dakika bu adam kenarda yanında oturdu diye sorarlar adama. Avusturalya gibi fizik gücü yüksek bir takıma karşı Kerem’i rakip defansa ezdirmek yerine Deniz ile başlamak daha doğru olmaz mıydı? Kafamda deli sorular…

Sonuç olarak turnuva takımı olmadığımız ve Amerika’ya turistik amaçlı gittiğimiz düşüncesine kapıldım. Grubumuzda  Amerika ev sahibi ve elbette grupta kollanması muhtemel bir takım, Avusturalya bizim gruptaki ikincilik yarışı için yenmemiz gereken bir rakipti ama yenemedik. Gerçekçi olursam belki Paraguay’ı yenerek Türkiye’ye şerefli bir üçüncülükle elenerek döneriz. Futbol gerçekten basit bir oyun, zor olan basiti oynamaktır derler. Umarım bir sonraki maçta hoca birkaç mevkiiyi daha yok etmeden basit bir oyunu tercih eder

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.