Dolar 47,1648
Euro 53,9432
Altın 6.056,88
BİST 13.976,68
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 31°C
Parçalı Bulutlu
Bursa
31°C
Parçalı Bulutlu
Cum 31°C
Cts 33°C
Paz 33°C
Pts 34°C

Marmara İçin En Kötü Senaryo

Marmara İçin En Kötü Senaryo
17 Temmuz 2026 16:30
29
A+
A-

Uzmanlar, Marmara Denizi’ndeki fayların yaratabileceği depremin büyüklüğü konusunda farklı görüşler olduğunu belirtiyor. BEUN’den Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, jeoloji çalışmalarının kesinlik taşımadığını vurgulayarak “Deprem 6 civarında da, 7 büyüklüğünde de olabilir. Herkesin senaryosu farklı.” dedi ve alınacak hazırlıkların en kötü senaryoya göre planlanması gerektiğini söyledi.

Karar vericilerde ve toplumda rehavet oluşmaması gerektiğini belirten Kutoğlu, verilecek rakamların küçümsenmesinin yanlış güven duygusu yaratabileceğini; nadir de olsa beklenenden büyük bir deprem olması durumunda ağır faturalarla karşılaşılabileceğini ifade etti.

Hazırlıkların ölçeği ve nedenleri

Prof. Dr. Kutoğlu, İstanbul ve çevresinin 7,5 büyüklüğündeki bir deprem dikkate alınarak hazırlanması gerektiğini söyledi. Bilim içi tartışmaların normalliğini kabul ederek, kamusal hazırlıkların en zorlu senaryoya göre yapılmasının hayati olduğunu vurguladı. 2011 Tohoku örneğini hatırlatarak, Japonya’nın 8,5’e göre hazırlandığı hâlde 9 büyüklüğünde bir depremin meydana geldiğini; küçük tasarımların ağır hasarlar doğurduğunu belirtti.



Fay davranışı ve enerji birikimi

Alman Yer Bilimleri Merkezi’nin çalışmalarına atıfta bulunan Kutoğlu, fayların görsellerde farklı renklerle işaretlendiğini anlattı. Maviyle gösterilen bölümlerde sürünme iddia edilirken, kırmızı hatların kilitli olduğu belirtiliyor. Sürünen fayların enerji biriktirmesi daha düşük olsa da, yüzeyde sürünüyor görünse bile derin kısımlarda tekrar kilitlenme olabileceğine dikkat çekti.

Yıllık hareket hızlarına dair verdiği rakamlara göre; yüzeyde yılda ~1 cm görünen sürünme ile kuzey Anadolu fayının ortalama 2–3 cm hızına kıyasla bir hareket açığı bulunduğunu; bunun en az 1 cm’lik enerji birikimine işaret ettiğini söyledi.

Depremlerin mekânsal ilerleyişi ve risk değerlendirmesi

Alman araştırmacıların verilerini yorumlayarak Marmara Denizi’nde depremlerin batıdan doğuya doğru bir göç eğilimi gösterdiği iddiasını aktaran Kutoğlu, bu trendin kırmızı segmente doğru ilerlemesi hâlinde 7’yi aşan depremler üretebileceğini belirtti. Tarihsel örnekleri (2011: 5.2, 2012: 5.1, Kumburgaz açıkları: 6.2) bu görüşü destekler nitelikte sunuldu.

Prof. Dr. Kutoğlu’nun kendi geliştirdiği yazılımla yapılan simülasyona göre en kötü senaryoda (7,4–7,5) depremin hissedildiği alanlar oldukça genişliyor; İzmir ve İç Anadolu’ya kadar hissedilse de buralarda hasar beklenmiyor. Ancak Marmara Denizi’ne bakan İstanbul kıyıları ile güney kıyılarda zemin koşullarına bağlı olarak daha yoğun hissedilme ve buna bağlı yüksek hasar riski ortaya çıkıyor.

Özetle: Marmara bölgesinde hazırlıklar, ağır sonuçları önlemek için en kötüye göre planlanmalı; fayların yüzeydeki görünümü yanıltıcı olabilir ve derinlerdeki kilitlenmeler büyük depremler üretebilir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.