İsrail-Lübnan Çerçeve Anlaşması ve Sahadaki Gerilim
İsrail ile Lübnan, ABD arabuluculuğunda hazırlanan bir barış çerçevesinde anlaşmaya vardı; metin, Lübnan ordusunun güneyde kontrolü sağlayana ve Hizbullah tamamen silahsızlanana kadar İsrail birliklerinin işgal altındaki some bölgelerde kalmasını öngörüyor. Ancak Hizbullah bu şartları teslimiyet olarak nitelendirip reddetti ve saha halen çatışma ve belirsizliklerle dolu.
Anlaşma metnine göre taraflar birbirlerinin egemenlik ve güvenlik içinde yaşama hakkını tanıyor, savaş halini sona erdirme niyetini beyan ediyor ve ABD desteğiyle kapsamlı bir barışa ulaşmak için müzakerelere devam etmeyi taahhüt ediyorlar. Ayrıca uluslararası platformlarda düşmanca faaliyetlerin durdurulması, çatışmalarda hayatını kaybedenlerin naaşlarının iadesi ve tutukluların serbest bırakılması için ortak çalışma öngörülüyor.
Güvenlik ve Uygulama Planı
Sözleşme uyarınca Lübnan Silahlı Kuvvetleri, kademeli olarak ülkede kontrolü yeniden tesis edecek ve tüm milisleri, özellikle Hizbullah’ı, silahsızlandıracak. Sürecin başlangıcında iki pilot bölgede sivillerin güvenli geri dönüşü sağlanacak ve imar çalışmaları başlatılacak. Uygulamaya ilişkin ayrıntılar ise üzerinde çalışılan bir Güvenlik Eki ile belirlenecek.
Uygulamayı ABD’nin de içinde bulunduğu ortak bir koordinasyon grubu denetleyecek. İsrail, Lübnan topraklarında gözünün olmadığını belirtiyor ancak güneydeki işgal bölgesinden hemen çekilmeyeceğini ifade ediyor; ordunun bazı çekilme planları “gerekli hazırlıkların tamamlanmaması” gerekçesiyle ertelendi.
Sahadaki İddialar ve İhlaller
Taraflar arasında güvence verilmiş olsa da sınır hattında askeri hareketlilik devam ediyor. Hizbullah, Nebatiye, Meyfedun ve Furun bölgelerine yönelik hava ve insansız saldırılardan ve Bint Cubeyl ile Sur’daki sivil konutların hedef alınmasından söz ederek bunları ateşkes ihlali olarak kayda geçirdi. Öte yandan İsrail ordusu, Nebatiye ve Meyfedun’da Hizbullah’a ait komuta merkezleri ve roket rampalarını hedef aldığını açıkladı.
Yetkililer ayrıca Mecdel Zun civarında 200 metre uzunluğunda ve 25 metre derinliğinde, içinde silah ve füze rampaları olduğu iddia edilen bir yer altı tünelinin imha edildiğini duyurdu. Genelkurmay Başkanı ise anlaşmaya bağlı kalacaklarını ancak esas sınavın sahadaki uygulamalar olacağını vurguladı.
Tarihi Arka Plan ve İnsanî Etki
Kasım 2024’te imzalanan önceki mutabakat, çekilme ve silahsızlanmayı tam olarak gerçekleştiremediği için çöktü. 28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik düzenlediği operasyon sonucu İran liderinin ölümü ve sonrasındaki misillemeler, çatışmaları tırmandırdı; 2 Mart 2026’da başlayan yoğun İsrail harekâtı Lübnan’da milyonları yerinden etti.
Lübnan Sağlık Bakanlığı verileri, 2 Mart’tan itibaren saldırılarda 4 bin 247 kişinin öldüğünü ve 12 bin 190 kişinin yaralandığını bildiriyor. Bu insani kayıp, bölgedeki diplomasinin aciliyeti ve karmaşıklığını gözler önüne seriyor.
Diplomasi ve Gelecek Perspektifi
Nisan ayında ABD tarafından ilan edilen geçici ateşkeslerin uzatılmasının ardından; Pakistan aracılığıyla ABD ile İran arasında varılan mutabakat ve 26 Haziran’da imzalanan çerçeve anlaşması, diplomasinin son girişimleri olarak öne çıkıyor. Ancak uygulama ayrıntılarını düzenleyecek Güvenlik Eki ve sahadaki denetim mekanizmaları netleşmeden kalıcı bir barış öngörmek güç.
Önemli: Mutabakat metninin bazı hükümlerine ilişkin iddialar ve gizli ek protokoller hakkında farklı kaynaklarda çelişkili bilgiler yer alıyor; bu nedenle gelişmeler saha dinamiklerine bağlı olarak hızla değişebilir.