“Her Gebenin Kendi Ebesi Olmalı”: Sezaryen Oranlarını Düşüren Model
Uzmanlara göre ebelerin aktif rol aldığı sağlık sistemlerinde sezaryen oranları ile anne ve bebek ölümleri daha düşük. Yeni düzenlemelerle her gebeye birebir ebe desteği hedefleniyor.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü’nden Ayça Demir Yıldırım, 21–28 Nisan Ebeler Haftası kapsamında ebelik mesleğinin geçmişten günümüze dönüşümünü değerlendirdi.
Ebelik mesleğinin insanlık tarihi kadar eski ve köklü olduğunu belirten Yıldırım, günümüzde ebeliğin yalnızca doğum yaptıran bir meslek olmaktan çıkıp bilimsel temellere dayanan profesyonel bir sağlık alanına dönüştüğünü ifade etti. Artık ebelerin gebelik öncesinden doğum sonrasına kadar sürecin tamamında aktif rol aldığını vurguladı.
Türkiye’de sezaryen oranlarının yüzde 61,2 gibi yüksek bir seviyede olduğuna dikkat çeken Yıldırım, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ebelerin aktif olduğu sistemlerde hem sezaryen oranlarının hem de anne ve bebek ölümlerinin daha düşük olduğunu söyledi.
Yeni düzenlemelerin ebelerin mesleki bağımsızlığını güçlendirdiğini belirten Yıldırım, Sağlık Bakanlığı tarafından 3 Aralık 2024’te yayımlanan Ebelik Yönetmeliği ile ebelerin yetki ve sorumluluklarının netleştirildiğini ifade etti. Bu kapsamda, her gebenin kendi ebesine sahip olması ve doğum sürecinde birebir destek almasının hedeflendiğini kaydetti.
Ebelerin yalnızca doğum anında değil; üreme sağlığı, aile planlaması, cinsel sağlık ve toplum sağlığı gibi alanlarda da etkin rol üstlendiğini belirten Yıldırım, özellikle düşük riskli gebeliklerde normal doğumu destekleyerek gereksiz cerrahi müdahalelerin önüne geçilebildiğini söyledi.
Doğum sonrası dönemde ebelerin kritik bir görev üstlendiğine işaret eden Yıldırım, düzenli takiplerle annelerin fiziksel ve ruhsal durumlarının izlenebildiğini, doğum sonrası depresyon riskinin erken tespit edilerek gerekli yönlendirmelerin yapılabildiğini ifade etti.
Sağlık alanındaki dijitalleşmenin ebelik hizmetlerini de dönüştürdüğünü belirten Yıldırım, Annelik Yolculuğu uygulaması ve e-Nabız entegrasyonu sayesinde annelerin bebek gelişimi ve aşı takibini kolayca yapabildiğini söyledi. Ayrıca Ebebul gibi platformlar aracılığıyla ailelerin uzman ebelere uzaktan erişebildiğini de sözlerine ekledi.
Uzaktan takip sistemleri sayesinde tansiyon ve nabız gibi temel sağlık verilerinin dijital ortamda izlenebildiğini belirten Yıldırım, bu sayede risklerin erken fark edilerek zamanında müdahale edilebildiğini vurguladı.
Güçlü ebelik hizmetlerinin sağlıklı toplumun temel unsurlarından biri olduğunu ifade eden Yıldırım, ebelerin sağlık sisteminde daha aktif yer almasının hem sezaryen oranlarını düşüreceğini hem de anne ve bebek sağlığını koruyacağını dile getirdi.