Hakem faciası ve kayıp iki puan
Haftalardır, hatta aylardır aynı filmi izlemekten içimiz karardı. Her müsabaka öncesi futbol konuşmayı, taktik tartışmayı, oyunu analiz etmeyi diliyoruz; fakat her doksan dakikanın sonunda yine hakem konuşmak, yine sahada katledilen emeğin hesabını sormak zorunda bırakılıyoruz. Antalya’da takılan çelmeden sonra, bu ligin en kırılgan, evinde hemen her rakibe teslim olan Antalyaspor’a karşı oynanan bu tiyatro, bardağı taşıran son damla olmuştur.
Direkt kırmızı kartlık vahşi bir müdahalenin ikinci sarı kart bile es geçilerek geçiştirildiği bir düzen, futbol aklıyla da adaletle de bağdaşmaz. Normal bir futbolcu üç faulde sarı kartla cezalandırılırken, sahada adeta kolluk kuvveti edasıyla esen Da Costa’nın cezalandırılması için rakibinin hastanelik mi olması gerekiyor? İlk yarıda fişi çoktan çekilmesi, skora ve oyuna tamamen ortak olunması gereken bir müsabaka, hakem marifetiyle nerelerden buralara getirildi! Gerçekten üzgün, gerçekten öfkeliyiz.
Elbette meseleyi sadece hakeme yıkıp kendi hatalarımızı halının altına süpüremeyiz. Finansal sıkıntı haberleriyle çalkalanan, psikolojik olarak zorda olduğu söylenen bir Antalyaspor’u adeta dirilttik, ellerimizle can suyu verdik. Sahada coşkulu, baskılı, rakibi boğan, ilk devredeki o kabul edilebilir direniş ve arzu, ikinci yarıda yerini akıl tutulmasına bıraktı. Takım ikinci devrede sahada adeta hiçbir şey oynamadı; şaşkın gözlerle birbirini izleyen, ne yapacağını bilmeyen bir topluluk gördük. En büyük temennimiz ve duamız, Eltim’in sakatlığının ucuz atlatılmış olmasıdır; umarız çok çok ciddi bir durumu yoktur, çünkü bu kadronun onsuzluğa tahammülü yok.
Bu tablo ne armaya yakışır ne de bu büyük camianın büyüklüğüne. Her hafta “operasyon yiyoruz” feryatlarıyla yürüyemeyiz; sahada bu düzene ve bu hakem katliamlarına en net cevabı verecek olan yine bu futbolcular ve bu teknik heyettir.
Önümüzde şimdi hayati bir milli arama dönemi var. Bu ara, sadece fiziksel değil, mental olarak da baştan aşağıya silkelenmek, şapkayı öne koyup kendimize gelmek için son şanstır. Yönetimiyle, teknik kadrosuyla ve futbolcusuyla bu camia kendine gelmek zorundadır. Aksi takdirde, her hafta aynı acı reçeteyi içmeye devam edeceğiz.