Dolar 45,5176
Euro 52,9944
Altın 6.644,89
BİST 14.367,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 18°C
Yağmurlu
Bursa
18°C
Yağmurlu
Cum 22°C
Cts 26°C
Paz 24°C
Pts 20°C

Eğitimde sanatın gücü

17 Mayıs 2026 08:02
15
A+
A-

​Dünyada eğitim sistemi kötü olup da gelişmiş olan tek bir ülke yoktur. Çünkü kalkınmanın, büyümenin ve olgunlaşmanın yolu, her zaman doğru ve kaliteli bir eğitimden geçer. Bu nitelikli eğitimin en hayati ve büyük bir bölümünü ise hiç şüphesiz sanat kaplar.
​Sanat; her dönemde ve her koşulda birleştirici, bağlayıcı ve barışçıldır. Çocukların küçük yaşlardan itibaren sanatla buluşturulması, hem eğitim hayatlarına hem de ruhsal dünyalarına tarif edilemez katkılar sağlar. Resim yapan bir çocuk, şiirle ve edebiyatla ilgilenen bir genç, yazdığı makalede kendini açıkça ifade edebilen bir öğrenci; sahne sanatlarıyla, görsel sanatlarla ilgilenen hiçbir birey içinde kötü duygular barındıramaz. Bilakis onlar; daha duygulu, daha vicdanlı, empati yeteneği gelişmiş, hayal kurmayı bilen, hiçbir canlıya ve doğaya zarar vermeyen insanlara dönüşürler. İşte farkındalığı ve duyarlılığı yüksek bu güzel insanlar, büyüdükçe sağlıklı bir toplumu inşa ederler.

​Yıllar önce de sanat çok önemliydi, şimdi de önemli ve gelecekte de hep en önemli unsur olarak kalacak. Zehirlenen ve kirlenen duygular, körelen vicdanlar ancak sanatın şifalı eliyle iyileşebilir. Çünkü sanat acılardan doğar, onlarla büyür, gelişir; kendisini içine alan, bağrına basan kişiyi de dönüştürüp olgunlaştırır. Leonardo Da Vinci’nin şu eşsiz sözü bu durumu en güzel şekilde özetler: “Işık gibi sevgi de en çok, en karanlık yerde parlar.”

​Eğitim sistemimizde, çocukların içindeki bu ışığın parlamasına izin vermeli ve onların aydınlanma yolculuğunu gönülden desteklemeliyiz. Ezbere dayanan, kalıplarla sınırlandırılmış bir eğitimden ziyade; her çocuğun ruhunu besleyecek, zevk alacağı bir alan (resim, şiir, müzik, edebiyat) açmalıyız. Dünyamızı kuşatan bu öfke ve nefret duyguları; bugünün çocuklarının alacağı kaliteli, bilinçli ve sanatsal eğitimle şekillenecek, değişecektir. Sanat, bu büyük dönüşüme yön verecek en güçlü pusuladır.

​Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” Ne kadar açık, net ve sarsılmaz bir ifade, değil mi? Bu aşamada, 17 Nisan 1940 yılında kurulan Köy Enstitüleri modelini de yürekten desteklediğimi belirtmeliyim. Ülkemizde bugün de bu özgün eğitim modelinin ruhuna ve amacına ulaşabileceğimize inancım tamdır.

​Sanatın her alanındaki o birleştirici gücünü eğitim ve öğretime entegre etmek, uygulamak ve çocuklarımızın yaşamına dahil etmek; onların hem kişisel gelişimlerine hem de yarın inşa edecekleri geleceğe en büyük katkıyı sağlayacaktır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.