Dolar 33,0881
Euro 36,0845
Altın 2.580,31
BİST 11.139,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 35°C
Az Bulutlu
Bursa
35°C
Az Bulutlu
Cts 36°C
Paz 36°C
Pts 34°C
Sal 33°C

Düzensiz göçlerle gettolaşan kent dokusu Bursa’yı çıkmaza sürüklüyor!

Düzensiz göçlerle gettolaşan kent dokusu Bursa’yı çıkmaza sürüklüyor!
18 Mart 2024 09:19 | Son Güncellenme: 18 Mart 2024 09:25
2.226
A+
A-

Gülizar Helvacı

Bursa, son zamanlarda artan düzensiz göç dalgalarıyla birlikte kentsel yapısında kaygı verici değişimlere şahitlik ediyor. Kentin belirli bölgelerinde yoğunlaşan bu göçler, gettolaşma eğilimlerini beraberinde getirerek kentin dokusunu olumsuz etkiliyor.

Bursa’da göçle birlikte belirli bölgelerde nüfus yoğunluğu artarken, altyapı eksiklikleri ve plansız yapılaşma problemleri ortaya çıkıyor. Bu durum, kentin belirli bölgelerinde sosyal ve ekonomik dengeleri alt üst ederken mevcut yapıları olumsuz etkiliyor.

Kent merkezine yakın bölgelerdeki plansız yerleşimler, altyapıyı zorluyor ve sosyal hizmetlerin ve temel ihtiyaçların karşılanmasında güçlükler yaşanmasına neden oluyor. Ayrıca, düzensiz yapılaşma çevresel dengeleri bozarak çevre kirliliği gibi sorunları da beraberinde getiriyor. Düzensiz göçlerle birlikte belirli bölgelerde homojen yapılar oluşurken, sosyal dengelerin ve kentsel entegrasyonun bozulmasına ilişkin endişeler artıyor.

BURSA’DA NE KADAR MÜLTECİ YAŞIYOR?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2023’te en çok göç alan iller arasında ilk 4’e giren Bursa ikamet izni bulunan 59 bin 2024 düzensiz göçmenin yaşadığı bir merkez haline gelmiş durumda. Bu göç dalgalarının başında ise ilk 10 uyruk önemli bir yer tutuyor. Verilere göre Afganistan’dan gelen göçmen sayısı 67 bin 463 ile listenin başında yer alıyor.

Koruma statüsünde bulunan, adres sayımına dahil edilmeyen 170 bin 741 Suriyeli mülteciler ise ciddi bir risk teşkil ediyor. Filistin’den gelen göçmen sayısı ise 17 bin 764 olarak kaydedilmiş. Türkmenistan, Fas ve Özbekistan gibi ülkelerden de ciddi düzeyde göç alındığı görülüyor. İstatistiklerde Irak’tan gelen göçmen sayısının 8 bin 516, İran’dan gelenlerin 7 bin 110, Yemen’den gelenlerin 6 bin 226 ve Pakistan’dan gelenlerin ise 6 bin 50 olduğu kayıtlara geçti.

“NİTELİKSİZ YAPI STOKU BARINDIRAN BİR KENTTE YAŞIYORUZ”

Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek konu ile ilgili yaptığı açıklamada yurt dışından veya yurt içinden gelerek Bursa’ya yerleşen vatandaşların önceliğinin kentsel yapıyı korumaya değil barınmaya yönelik olduğunun altını çizerek, “Bursa hakikaten göçten çok fazla nasibini alan bir kent. Gerek yurt dışından gerekse yurt içinden aldığı göçlerle planlanan nüfusun çok üstüne çıkmış bir durumda. Özellikle Bursa sanayi ile birlikte çok fazla rağbet gösterilen bir kent oldu.

Sanayi ile ilgili çok önemli fabrikaların özellikle otomobil fabrikalarının da kurulması paralelinde ciddi sanayi bölgelerinin oluşmasıyla birlikte aslında göçe potansiyel bir kent oldu, tabi bu göç hareketleri ne yazık ki çok planlı yönetilemedi” dedi. Popülist siyasi hareketler ve seçimlerin körüklediği havalarla Bursa’da yapanın yanına kar kaldığı bir yapılaşma stoku başladığını belirten Şimşek “Çok çarpıcı bir rakam söyleyeyim; yüzde 65 civarında niteliksiz yapı stoku barındıran bir kentte yaşıyoruz. Alt yapıdan güvenlik sorunlarına kadar da aslında birçok paralel konuyu da beraberinde getirdi bu güç hareketlerinin kontrolsüzlüğü. Yapı stoku esasında çok iyi korunamamış Bursa yerel halkı nitekim biraz sahip çıkmakla birlikte dışarıdan gelen göçte bir aidiyet ruhu yani kendine ait olmak, Bursa’yı benimsemek haliyle beklenmediği için maalesef aslında tarihi yapı sorunu da bundan çok fazla etkilendi çünkü dışarıdan gelenin öncelik konusu barınmak” ifadelerini kullandı.

“BURSA KENDİ GETTOLARINI YARATTI”

Konuşmasında Bursa’ya göç eden vatandaşların yerleşimleri konusundaki kontrolsüzlüğün getto oluşumunu tetiklediğine değinen Başkan Şirin, “Buraya gelen her insan kendi bildiği ve yakın buldukları ile yan yana oturmayı tercih eder bu bir kültürel gereksinimdir. Bursa gerek Türkiye içinden gerekse ülke dışından gelen insanların özellikle kültürel benzerlikler bağlamında gruplaştığı yerlere dönüştü. Bursa kültürüne, Bursa adabına, Bursa’nın şehirleşme hareketlerine uyumlu olmayan bir kültürel farklılık oluşmaya başladı. Getto dediğimiz esasında sadece benzer kültürdeki insanların yan yana durması ile birlikte kendi öz olanları, kendi dokuları, kendi kültürel varlıklarını oluşturduğu bir güç olmaya başlıyorlar, kendi kültürel yaşantılarını sürdürmek bağlamında aslında kentin mevcut dokusuna uymayan bir yapılaşma ve yaşam şekli oluşturuyor. Haliyle bu kontrolsüzlük ciddi güvenlik sorunlarını da beraberinde getirdi. Bununla birlikte Bursa kendi gettolarını yarattı” dedi.

“MARMARA DEPREMİNE ÇOK BÜYÜK ZAYİAT YAŞAYACAĞIZ”

Başkan Şirin düzensiz göçler sonucu bölgeye gelen vatandaşların yerleşime uygun olmayan zeminlerde konaklamasının beklenen Marmara depreminde Bursa’ya büyük bir zayiat vereceğinin önemini vurgulayarak, “Bursa’da jeolojik yapıyı öncelik edinen bir hareket yok ne yazık ki dediğim gibi daha çok kaçak ve sonradan planlanan bölgelerde hiçbir zemin tetkiki yapılmadan yapı konuluyor. En azından biraz daha zemini uygun olmayan yerlere göre planlamanın ve yapılaşmanın olması beklenirken bugün bazı belediyelerimizin bazı meclislerinde hala zemin bölgeleri iyi olmayan bölgelerde sırf raundu yüksek ve tercih edilebilir bölgeler olduğu için imar hareketleri söz konusu olabiliyor.

Var olanın kat olarak yükseltilmesi veya tarla, ova vasfında olanların imara açılması gibi bir takım hareketlerde gerçekleşebiliyor. Maalesef mevcut yapı stokunun henüz yeterince hızlı dönüşüme geçmediğini varsayarsak ve hala ova vasfında olan sıvılaşma riski çok yüksek olan bölgelerde gerçek bir zemin değerlendirme sürecin işlenmediği yerlerde yapılaşma devam ettiği sürece maalesef biz çok büyük bir zayiat yaşayacağız” şeklinde sözlerini tamamladı.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.