Dolar 46,4973
Euro 52,7952
Altın 6.060,89
BİST 14.344,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 30°C
Parçalı Bulutlu
Bursa
30°C
Parçalı Bulutlu
Per 31°C
Cum 32°C
Cts 32°C
Paz 32°C

Duran: Türkiye NATO’nun Merkezinde, 2026 Zirvesi Kritik

Duran: Türkiye NATO’nun Merkezinde, 2026 Zirvesi Kritik
24 Haziran 2026 15:24
35
A+
A-

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 36. NATO Zirvesi öncesinde gazetecilerle görüşerek ittifakın tarihsel dönüşümünü ve Türkiye’nin bu süreçteki rolünü değerlendirdi. NATO’nun kurumsal yapısının, değişen tehditlere uyum sağlama yeteneği sayesinde varlığını sürdürdüğünü belirtti.

Duran, soğuk savaş dönemindeki geleneksel askerî kavramların yerini bugün siber güvenlik, enerji hatları, kritik altyapılar, tedarik zincirleri ve dezenformasyon gibi yeni güvenlik alanlarının aldığını vurguladı. “NATO’nun gücü yalnızca askeri kapasitesinden değil, kendisini yeniden yenileyebilme kabiliyetinden gelir.”

Türkiye’nin NATO’daki Yükselen Konumu

1952’de cephe ülkesi olarak ittifaka katılan Türkiye’nin zamanla stratejik açıdan merkezî bir konuma geçtiğini söyleyen Duran, ülkenin artık NATO’nun sadece sınırlarını koruyan bir üyesi olmadığını; ittifakı ilgilendiren birçok meselede belirleyici bir aktör olduğunu aktardı. Türkiye’nin yaklaşımı gerilimi azaltmaya, diplomasiyi güçlendirmeye dönüktür; bu sayede caydırıcılığa sahip olmakla birlikte diplomatik kanalları açık tutabilen bir aktör olarak öne çıkmaktadır.



Küresel Etkinlik ve Askeri Katkılar

Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin kriz yönetiminde aktif rol üstlendiğini ve bölgesel ile küresel ölçekte etkin bir aktör haline geldiğini söyleyen Duran, NATO içindeki askeri pozisyon ve katkılara dair örnekler verdi: NATO Kara Komutanlığı’nın İzmir’de, hızlı intikal kolordusu karargâhının İstanbul’da yer alması, TCG Anadolu öncülüğündeki gemi gücünün NATO tatbikatlarına katılımı ve hava polisliği taahhütleri bunlardan bazılarıdır.

Ankara Zirvesi ve Yeni Konseptin Hedefleri

2026’da Türkiye ev sahipliğinde düzenlenecek 36. NATO Zirvesi’nin, ittifakın ve küresel güvenlik mimarisinin geleceği açısından kritik olduğunu vurgulayan Duran, zirvenin Türkiye’nin diplomatik ağırlığını, savunma sanayisini ve kriz yönetimi kabiliyetini görünür kılacağını belirtti. Zirvede kümelenen gündemlerden biri külfet paylaşımı olacak; NATO müttefiklerinin savunma harcamalarını ve katkılarını yeniden değerlendirmesi bekleniyor. Türkiye, 2030 sonuna kadar yüzde 3,5+1,5 hedefine ulaşmayı hedeflemektedir.

Savunma Sanayisi ve Stratejik Rol

Duran, Türk savunma sanayisinin ülkenin stratejik otonomisini güçlendirdiğini ve NATO’nun toplam caydırıcılık kapasitesine katkı sunduğunu belirtti. Türkiye, savunma üretimindeki kapasitesine getirilen kısıtlamaları ittifakın genel caydırıcılığına yapılan kısıtlama olarak görüyor. Ayrıca Savunma Sanayi Forumu’nun 2026 Zirvesi’nin resmi programına dahil edilecek olması, bu alandaki yükselişi tescilleyen bir adım olarak nitelendirildi.

Bölgesel Girişimler ve Diplomasi

İstanbul İşbirliği Girişimi kapsamındaki ülke temsilcilerinin dışişleri bakanları düzeyinde özel bir oturumda bir araya geleceğini bildiren Duran, Türkiye’nin yıl boyunca düzenleyeceği uluslararası etkinliklere de değindi. 28-29 Haziran’da İstanbul’da NATO Parlamenterler Zirvesi, sonbaharda Ankara’da Türk Devletleri Teşkilatı zirvesi ve Antalya’da uluslararası kongreler ile COP-31 ev sahiplikleri takviminin öne çıkan maddeleri olduğunu aktardı.

Sonuç olarak, Duran’a göre NATO’nun yeni konsepti “daha yetenekli ve külfeti adil paylaşan” bir ittifakı hedefliyor ve Türkiye bu yaklaşıma başından beri destek vermektedir. Türkiye, hem askeri hem diplomatik kapasitesiyle ittifakın merkezinde yer almayı sürdürecektir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.