Dolar 46,1020
Euro 53,2734
Altın 6.416,41
BİST 13.863,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 27°C
Yağmurlu
Bursa
27°C
Yağmurlu
Cts 28°C
Paz 29°C
Pts 28°C
Sal 27°C

Dosdoğru bir yol üzerinde bir kapı!

8 Haziran 2026 16:18
57
A+
A-

Bazen nerede durduğumu bilmesem de, dümdüz bir yol üzerinde yürümeye çalıştığım bir gerçek!

 

Siyasi kutuplaşma, dış politika baskıları ve uluslararası güç mücadeleleri artınca; eğitimin, hukukun ve kurumların işleyişi üzerine tartışmalar başlayınca, toplum iktidara olan güvenini yitirince elime ‘NUTUK’ alıp okumaya koyulurum. Bir yola sokar beni, dosdoğru bir yola ve işte karşımda ‘Atatürk Kapısı’



 

Bu yazıyla birlikte kapıyı aralamayı düşünüyorum. Elimde bir Türk bayrağı ve Gençliğe Hitabeyi bağıra çağıra, bütün yiğitlik ruhu ile okuyan bir Türk Gençliği görüyorum.

 

1919/1927 arasındaki dönemde ülkemiz savaştan yeni çıkmıştı, ekonomimiz oldukça zayıf, halk devlete olan güvenini yitirmiş, iç siyasi ayrılıklar, farklı görüşler ve dış güçlerin baskısı önemli bir tartışma konusu olmuştu. Halkın önemli bir kısmı yoksulluk içindeydi. Devlet kurumları yeniden kuruluyordu. Ülkenin içinde bulunduğu ciddi krize rağmen, ‘bir toplumun karşılaştığı sorun’ ne denli büyük olursa olsun, toplumun görevi, umutsuzluğa kapılmadan çözüm üretmeye çalışmaktır diyen Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk ile bize tam bir bağımsızlık duygusu aşılamaya çalışmaktadır.

 

Günümüzde yitirdiğimiz bazı duygular üzerinden ciddi siyasi entrikalar ve politikalar yürütülmektedir. Önce duygusu yok edilmekte sonra kendisi gömülmektedir. Örneğin ülkeler arası savaşlar çıkmışken, Türkiye’nin de olası bir savaşa katılması halinde, cesur, yiğit savaşacak er bulamamız gibi. Yiğitlik duygusu yok edilirse, savaşacak yiğitler de kalmaz! Ya da adalet herkese adil olmaz ise ayrım yapar ise, ülkede güven duygusu kalmaz. Tersten de gidebiliriz, önce güven duygusunun içini boşaltıp, sonra adaleti de bitirebiliriz. Her türlü oyun kurabiliriz. Unutmamamız gereken şey oyuncuların Türk milleti olduğu sahnede, oyunu kuranlar Türk değil ise; işte ozaman biz bağımsızlık bir yana dursun sadece kukladan oyuncaklar olabiliriz.

 

Atatürk bağımsızlık mücadelesini sadece dış güçlere karşı vermemiştir, içerideki görüş ayrılıkları onu dış güçlerden çok daha fazla yormuş ve oyalamıştır. Kendi milletinin birlik bütünlük içinde olmaması ve sürekli hıyanet etmeleri, Nutuk içinde adı geçen isimler ve olaylarla anlatılmaktadır. Bu olay ve isimlerin günümüz Türkiye’sinde tek tek karşılığı var mıdır? Tarih tekerrür den ibarettir deyip, bu soruyu buraya koyuyorum. Soruyu sorma sebebim, birebir karşılıkları var ise olay ve. belgeler ile konuyu eşleştirip, durumları, kişileri ve kurumları nötrlemek. Ne de olsa bu dünya yalan dünya…

 

Tarihin her döneminde mevcut koşullarla karşılaşılmış, ülkemiz pek çok kere çıkmaza sürüklenmiştir. Fakat her defasında, gençliğe hitabe de sözü geçen muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur, sözü ile yiğitlik, onur ve haysiyet canlandırması yapılmıştır. Gençliğe Hitabe’yi her sabah çocuklara dinletmek bana göre, onlardaki yiğitlik ateşini tekrar canlandıracaktır. Değerlerimizi ve karakterlerimizi yitirmeye başladığımız bu günlerde bir gençliğe hitabe okumak bizi tekrar diriltecektir.

 

Günümüzde Nutuk’ta yazanlar ile benzerlik gösteren 3 temel sorun:

 

Eğitim kalitesinin düşmesi, eleştirel düşünme, bilimsel yaklaşım ve fırsat eşitliği konularında sorunların olması,

 

Hukukun herkese eşit şartlarda uygulanmaması, kurumların yeterince bağımsız olmadığı yönündeki, algılar, toplumdaki güven duygusunun zedelenmesi,

 

Kutuplaşmanın artması, uzlaşma kültürünün zayıflaması ve siyasi tartışmaların sertleşmesi de insanların ülkenin geleceği konusunda karamsar hissetmesine yol açması.

 

Nutuk eğitim eşitliğini, eğitim de kaliteyi, hukukun üstünlüğünü, bilgiye dayalı tartışmayı, vatandaşların sorumluluklarını yerine getirmesini savunur ve böyle bir dönemden geçerken güncel konuları yorumlarken, elimizin altında durması gerekir. Bende yazının kapanışını Nutuğun yol gösterdiği şekilde ‘Gençliğe Hitabe’ ile yapacağım:

 

Ey Türk gençliği!

 

  • Birinci vazifen, Türk istiklalini ve Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir..
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.