Dolar 46,3177
Euro 53,8455
Altın 6.491,95
BİST 14.421,15
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 31°C
Parçalı Bulutlu
Bursa
31°C
Parçalı Bulutlu
Çar 31°C
Per 28°C
Cum 25°C
Cts 27°C

Bir zamanlar biz çocukken…

11 Ekim 2017 13:17
24
A+
A-

Eskiden, radyo tiyatrolarımız, arkası yarınlarımız, Orhan Boran ve Yuki’miz, Tarık Akan, Cem Karaca’mız, Kemal Sunal, Tanju Okan’ımız, delikanlı yüreklerle, çocuksu hayallerimiz vardı..

Kartondan yapılmış şapkalar, Bir Arjantin klasiği konfeti yağmurları ve futbol balesi eşliğinde..

Unutulmayan aşk şarkılarının kahramanları Tom Jones’ların, Engelbert Humperdinck’lerin, Neil Diamond’ların müzik dünyasını kasıp kavurduğu; Pele’lerin Johan Cruyff’ların, Lato’ların, Deyna’ların, Bonhof’ların, Rensenbrink’lerin, futbola sevda kattığı o günlerde..



Bir zamanlar biz çocukken;

Hepimiz futbol oynardık. O zaman kaleler adım hesabıyla ölçülür, biçilirdi. Kale yerine iki büyük taş konulurdu. Topun sahibinin keyfine diyecek yoktu. İyi oynamasa da takımdaki yerini alırdı. İyi oynayanları kendi takımına seçer, faullere penaltıya o karar verirdi. Sevmediği kişiyi oynatmazdı. Abanmak ve burun vurmak yoktu. Üç korner bir penaltıydı. Topu patlatan parasını öder, patlayan top ortadan kesilir, şapka olarak kullanılırdı.

Eğer maç eğimli bir yerde oynanıyorsa topu auta, uzağa atan, alır gelirdi. Bir başka deyişle atanalırspor’du..

Maç yaparken; İki takım arasında fark açılmışsa, galip olan işi şova döker, yerdeki topa yere yatarak kafa vurmak suretiyle golü atardı. Genelde kimse kaleci olmak istemezdi. Bu durum için de çözüm vardı. Gol atan kaleye geçerdi. Bu maçlar akşama kadar sürer, giderdi. Maçtan sonra çeşmede su kuyruğu oluşur, akabinde su savaşı başlardı.

Oyuncu sayısı bazen bir kişi fazla olduğunda, fazla oyuncu için; ilk yarı sizden ikinci yarı bizden adaletiyle, bu soruna da çözüm bulunurdu. Saflığın, temizliğin majör seviyede olduğu o çocukluk günlerimizde, bazen mahallenin ağabeyleri hakemlik yapar, en iyi oynayan iki oyuncuyu aynı takımda oynatmayıp dengeyi kurardı.

Çocukluk günlerimizin şimdi uzaktan geçtiği o güzel yıllarda..

Sevda şarkıları, arkadaş ıslıklarıyla..
Ne güzel günlerdi, o çocuk kalpli mutluluklar..

Bir zamanlar biz çocukken..

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.