Bakan Koca’dan ‘vaka’ uayrısı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 1 Haziran sonrası yeni normalleşmede artan vakalara dikkat çekti.

Sağlık Bakanı Fahrettın Koca, Bilim Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamalarda bulundu.  1 Haziran sonrası Orta Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da vaka sayısında kısmi bir artışın olduğunu belirten Koca, Coronavirüs verilerini de açıkladı. Türkiye’de COVID-19 kaynaklı toplam can kaybı 4 bin 746, vaka sayısı  173 bin 36 oldu.

Coronavirüs Bilim Kurulu, yeni tip Coronavirüs (Kovid-19) ile mücadelede son durumu değerlendirmek üzere video konferans yöntemiyle toplandı. Bakan Koca, Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

Kocanın açıklamaları şöyle: ”Devletimiz salgınla mücadelenin kahramanlarına gerekli bütün imkanları sağladı. Normalleşmenin şartı, virüsün kökü kazınana kadar hayatımızı maske, mesafe, hijyen kuralına göre düzenlemek. Ülkemizin kısıtları büyük oranda kaldırdı. Virüsün kökü tamamen kazınana kadar tedbirlere uymamız gerekiyor. 65 yaş üstü büyüklerimiz haftanın her günü sabah 10 ile akşam 8 arasında dışarı çıkabilecektir. Bu grubun evde kalmasının sebebi COVID-19’a karşı ciddi bir dezavantaja sahip olmalarıdır. Kısıtın kalkmış olmasının anlamı dezavantajın ortadan kalkmış olması değildir. 65 yaş üstü büyüklerimize sokağa çıkma yasağı konmadan önce vakaların yüzde 15,7’si bu yaş grubundandı. Yasaktan sonra bu oran yüzde 7,5’e düştü. Bu yaş grubunda hastalığa yakalanma oranı yüzde 50 oranında azalmıştır. Bu bilgiler akılda tutulmalı.

Sevgili gençler, salgın döneminde genç olmak kabahat değildi. Genç olmanız sebebiyle belirti göstermeden virüsü yayma potansiyeli taşımanız günlerinizi evde geçirmenize yol açtı. Genç ve güçlü olmanız, güçlü olmayan kişileri korumanızı gerektiriyor. Büyük bir sınav verdik. Şimdi bu sınavın finaline hazırlanmalıyız. Tedbirleri layıkıyla uygulamak konusunda bazen sıkıntılar yaşasak da iyi çalıştık. Hastalıktan kendimizi nasıl koruyacağımızı son derece iyi biliyoruz. Pasif mücadele günlerinden kontrollü sosyal kurallarına uyarak aktif mücadele günlerine geçtik. Mücadeleyi işimize dönerek vermeye başladık. Aktif mücadelede iki silahımız var, maske ve sosyal mesafe kuralı.

Etkili bir ilaç ya da aşı henüz bulunmadı. İlaç gibi etkili tedbirler elimizde hazır bulunmaktadır. Evimiz dışındaki her ortamda virüsten korunmanın çaresini tedbirlerde arayalım. En az kısıtlama, can kaybı ve ekonomik sıkıntıyla atlattığımız malumunuzdur. Kısıtlamaların kalkmasının zemini sağladığımız başarıdır. Güvencemiz ise tedbirlere yüksek uyum göstereceğiniz inancıdır. Hekim arkadaşlarım, kıymetli hemşirelerimiz, bilim insanlarımız şimdi sizden iyi haberler bekliyorlar. Maske, mesafe kuralına, tedbirlere uymanızdan daha güzel bir haber ve teşekkür yoktur.

Sizlere bugünleri hazırlamak için hayatlarını feda eden bilim insanlarımız ve hocalarımız, hekimlerimiz, hemşirelerimiz olduğunu unutmayın. 5 bine yakın insanımızın aramızdan ayrıldığını hatırlayın. Tedbirlere uyum, kayıplara saygımızın da bir gereğidir. 10 gün önce başlayan normalleşme süreci sağlık alanı başta olmak üzere çok geniş bir alanı içeren bir süreçtir.Dünya çapındaki salgın ölüm kalım endişesi ile insanların evde kalmasına yol açmasına kalmadı, üretime, ticarete, eğitime, kültüre, insan hayatı başta olmak üzere tüm hayata darbe vurdu. Türkiye bu süreci en az hasarla yaşayan ülkeler arasında. Tedbirlere uymak, şimdi devletimize, milletimize karşı da birer ödevdir. Normale dönüşün geri dönüşsün olmasını sağlarsak daha mutlu bir ülke olacağız. Normalleşmenin hayat tarzına kontrollü sosyal hayat adı verildi. Amacı geriye dönüş yolunu kapatmaktır.

Normalleşme sürecinde kılavuzumuz riskin devam ettiği gerçeğidir. son vakayı en kısa zamanda görmek, tedbirlere uyumla mümkündür. Kısmet olursa 6 ayı geride kalan salgının dünya genelindeki seyrini DSÖ’den aldığım verilerle size anlatmaya çalışacağım.”

SON 24 SAATTE VEFAT SAYISI 17

Bugünkü toplam vaka sayısı 922. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 17. İyileşen vaka sayımız 2.241. Toplam test sayımız 36 bin 521. Yoğun bakımda toplam hasta sayımız 631. Entübe edilen yoğun bakımda cihaza bağlı olan hasta sayımız ise 280.

YURT DIŞINDAN GELENLERE TEST VE KARANTİNA OLACAK MI?

Dünyada özellikle normalleşme döneminde uçuşlarla ilgili çok büyük tartışmalar olduğunu biliyorsunuz. Bu geçişlerin nasıl yapılabileceği çok tartışıldı. Avrupa ülkeleri DSÖ dahil olmak üzere havalimanlarında test yapılmasını önermedi. Avrupa ülkeleri de şu an önermiyor. Biz Türkiye’de özellikle turizmin yoğun olduğu bölgelerde oteller dahil olmak üzere, nasıl hareket edilmesi gerektiği, çalışanların çalışma şekilleri dahil olmak üzere, bütün detayları belirledik. Biz farklı olarak şunu yapmak istiyoruz, yurt dışında gelen herkesi sağlık taramasından geçirmiş olmak istiyoruz. Herhangi bir semptomu olup olmadığını da bilmek istiyoruz. Eğer varsa en ufak bir şüphemiz olma durumunda gerektiğinde hastanede tedavisini planlıyor olacağız. Biz hangi ülkelerin hangi takvimle bu seferlerin izninin verilebileceğini de belirlemiş olduk. O nedenle bugünden itibaren planlamıştık, 90 ülkeyi baştan belirledik, 60 ülke daha ilave edilmiş olduk. Bir takvimle belirlenmiş oldu. Bütün ülkelerle görüşülerek karşılıklı takvimlerde mutabık kalınmaya çalışıldı. Uçuşların yapıldığı dönemde o ülkelerdeki bulaştırıcılık durumunu da bilmek istiyoruz. O ülkelerde bir risk olduğunu tespit ettiğimizde tekrar değerlendireceğiz.

VAKALARDA VE VEFATLARDA YAŞ ORTALAMASI

Yaş ortalaması yeni vakalarda 36, vefatlarda 71. Biz Türkiye olarak 65 yaş üstü kısıtlamadan son derece büyük fayda gördüğümüzü söylemek istiyorum. Halen 65 yaş üstü ve kronik hastalıklara özel önem vermiş olmamızın elde ettiği başarıyı DSÖ yeni fark ediyor. Maske kullanımının tanımlamasında ilk defa 65 yaş üstü ve kronik hastalar için kullanılması şeklinde kullanmaya başladı.

Toplum Bilimleri Kurulu çok önemli bir fonksiyon icra edecek. Bundan sonraki süreçte özellikle vatandaşımızın, ki 20 yaş altı, 65 yaş üstü uzun süre içerde kalmış olmaları dahil olmak üzere psikolojik ve sosyolojik etkilerini de konuşacağımız ve bunları da değerlendireceğimiz bir dönem olduğunu görüyoruz. Bunu yer yer bir takım çalışmalarla görmek istiyoruz. Birçok kimseden oluşan bu sosyolojik ve psikolojik yönlerini irdeleyebileceğimiz bir dönem olarak görüyoruz. Bu dönemde iletişim dilinin de nasıl olması gerektiğiyle ilgili Toplum Bilimleri Kurulu’ndan beklentilerimiz var.

‘İSTANBUL VE İZMİR’DE VAKA SAYISINDA AZALMA VAR’

Genel olarak söylemem gerekirse özellikle vaka sayısının yüzde 60 oranında olduğu İstanbul’u biliyoruz. İstanbul, İzmir gibi illerimizde vaka sayılarının daha azaldığını, hastane yükünün de azalmaya doğru gittiğini, bu illerimizde daha kontrollü olduğunu söyleyebilirim.

‘ORTA ANADOLU, DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLUDA ARTIŞ VAR’

1 Haziran sonrası Orta Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kısmi bir artışın olduğunu söyleyebiliriz. Bu hareketliliğin getirdiği, maske, mesafe konusunda hassasiyet göstermememizin bir sonucu. Diyarbakır’da son 3-4 gündür yükseliş içinde. Burada da genel bir artıştan öte kültürel, sosyal etkinliklerde artışın daha fazla olduğunu görüyoruz. Buralarda özellikle filyasyon çalışmalarını yoğunlaştırmış durumdayız. Vatandaşımızın daha hassas davranmasını, tedbirler için katı davranması gerektiğini hatırlatmak istiyorum.

Ankara için de bir yükseliş söz konusuydu, bugün itibariyle düşüşe geçmiş oldu. Konya’da bir fabrika ve iki yerleşim yerinde yapılan tarama sonrası yükseliş olduğunu gördük, bugün itibariyle düşü olduğunu gördük. Sosyal kültürel ve benzeri durumlarda mutlaka mesafe ve maske kuralına, el hijyenini mutlak surette dikkat edilmesinin altını çiziyorum.

Ben daha önce söylemiştim. Hafta sonu bu anlamdaki karar hükümetimizin bir kararıydı. Özellikle bu çerçevede Bilim Kurulu’muzun söylediğim şekliyle gündemine gelmemişti. Bilim Kurulu’nda genel olarak hareket serbestliğinin gerekli olduğunu söylemişti. Dolayısıyla bu çerçevede Cumhurbaşkanı’mızın toplumdaki genel beklenti doğrultusunda yaptığı açıklamayı hepimiz görmüş olduk. Alınan bir kararın hangi sebeplerle alınmışlığı da görülmüş oldu. Daha önce alınan karar hükümet kararıydı, sonra da toplumdaki beklentiler doğrultusunda Cumhurbaşkanı’mız hepimize açıklamıştı.

‘KRONİK HASTALARLA İLGİLİ KISITLAMALAR DARALTILMADI’

Kronik hastalarla ilgili kısıtlamalar daraltılmadı. Özellikle direnci düşük olan, insülin tedavisi alan, kemoterapi ilaçları alan hasta grubunu özellikle tanımladık. O tanımlama çerçevesinde idari izinli sayılmaları planlanmış oldu. İstismar edilmesini de istemedik. Direnç düşüklüğü olan hastalıkları sıralayarak bunu sağlamaya çalıştık.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

porno porno izle hd porno porno seyret sikiş izle hack forum

betmarino aresbet betnano asyabahis mroyun bahigo mobilbahis bets10 imajbet betper