AYM’den Süresiz Nafaka Düzenlemesine İptal Kararı
Anayasa Mahkemesi, süresiz nafaka uygulamasına ilişkin düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etti. Karar, TBMM’ye 9 aylık süre tanıyarak mevcut düzenlemenin değiştirilmesini istedi; ancak nafakanın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Yüksek Mahkeme kararı sonrasında, boşanan eş lehine yoksulluk nafakası uygulaması devam edecek; fakat bu nafakanın ömür boyu sürmemesi için yeni düzenlemelere gidilmesi öngörülüyor.
Kararın getirdiği yaklaşım ve hedefler
Karar, nafaka uygulamasında hem mağduriyeti önlemeyi hem de adil bir denge kurmayı amaçlıyor. Adalet Bakanı, ömür boyu mağduriyet yaratmayacak, hakkaniyete uygun yeni bir taslağın TBMM’nin takdirine sunulacağını açıkladı. Taslak çalışmalarında nikah tarihi ile boşanma davasının açıldığı gün arasındaki sürenin dikkate alınması bekleniyor.
Gündemdeki düzenleme modelleri
- Belirli süreli nafaka: Nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılması planlanıyor.
- Evlilik süresine göre kademeli nafaka: Evlilik süresine göre ödenme süresinin kademelendirilmesi öneriliyor (örneğin; 3 yıl evlilik → 5 yıl nafaka, 5 yıl evlilik → 7 yıl, 10 yıl evlilik → 12 yıl gibi).
- Tarafların ekonomik durumuna göre nafaka: Gelir ve maddi durum değerlendirmesi esas alınarak farklı süre ve miktarların belirlenmesi düşünülüyor.
Bu modellerin ortak amacı, bir tarafı ömür boyu mağdur etmemek ve nafaka verilen sürenin makul, ölçülebilir kriterlere bağlanmasıdır.
Nafaka türleri ve uygulama esasları
Boşanma hukukunda farklı amaçlara hizmet eden nafaka türleri bulunuyor: eş için yoksulluk nafakası, çocuk için iştirak (yoksunluk) nafakası ve diğer aile bireylerine yönelik yardım nafakası. Ayrıca, dava sürerken ekonomik zafiyet yaşayan tarafa verilen geçici tedbir nafakası da mevcut olup, bu nafaka boşanma kesinleştiğinde sona eriyor.
Yoksulluk nafakası talep eden eşin şartları arasında; boşanma nedeniyle yoksullaşma, diğer eşe göre daha az kusurlu olma ve nafaka yükümlüsünün ödeme gücünün bulunması yer alıyor. Kanunda bu nafaka için açık bir süre sınırı yok; ancak ömür boyu devam ettiği anlamına da gelmiyor. Örneğin nafaka alanın yeniden evlenmesi halinde yoksulluk nafakası kendiliğinden sona eriyor. Mahkeme kararlarıyla da fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması, düzenli gelir elde edilmesi, haysiyetsiz yaşam iddiasının kanıtlanması veya nafaka yükümlüsünün ödeme gücünü kaybetmesi gibi hallerde nafakaya son verilebiliyor.
İştirak nafakasında ise velayeti alan ebeveyne, çocuk yetişkin olana dek nafaka ödenmesi amaçlanıyor; genellikle 18 yaşına kadar sürüyor, eğitim devam ediyorsa yardım nafakası gündeme gelebiliyor.
Uygulama ve sosyal önlemler
AK Parti cephesinde konuşulan taslakta evlilik süresinin esas alınması ve süre sınırlamaları yer alıyor. Taslağa göre, nafaka süreleri evlilik süresine göre belirlenip sona erdirilecek; nafaka sona eren kadınlar için ise sosyal yardım mekanizmaları ve devlet destekleri devreye sokularak oluşabilecek mağduriyetlerin azaltılması hedefleniyor.
Ayrıca düzenleme ile çekişmeli boşanma davalarının azaltılması, sürecin hızlandırılması ve davaların uzamasına yol açan unsurların ayrıştırılarak ayrı davalar kapsamında ele alınması amaçlanıyor.
Sonuç olarak, AYM kararı boşanma hukukunda önemli bir dönüm noktası niteliğinde; TBMM’ye sunulacak yeni düzenlemelerle nafaka sistemi daha ölçülü, sürelere bağlanmış ve hakkaniyete uygun hale getirilmek isteniyor.