Sahadaki rezalete tribünün tokadı
Bursa’da oynanan İtalya maçı, Türk futbolunun yıllardır halı altına süpürülen tüm ezberlerini tek bir 90 dakikada darmadağın etti. Başka şehirlerde olsa tribünlerin sessizce izleyip geçeceği o tablo, burası Bursa olduğu için sert bir duvara çarptı.
Kimsenin kimseyi pohpohlamadığı, adalet terazisinin şaşmadığı o tribünler, Bursaspor taraftarının asıl duruşunu ve futbol kültürünü tüm ülkeye gösterdi. Öyle ki maç sonunda kulağımda çalan tek şarkı Orhan Gencebay’ın “Yazıklar Olsun” bestesiydi. Tam da öyleydi gerçekten, yazıklar olsun…
Skorun 4-1 bitmesi asıl mesele değil; asıl acı olan, ilk yarım saatte sahaya serilen o silik ve mahkum oyundu. Türkiye, bu formayı giyenlerin böylesine ezilmesini asla hak etmiyor. 40 bin kişi skora değil, sahada varlık gösteremeyen ruha isyan etti ve tek bir ağızdan istifa bağırdı.
Bu hezimetin arkasında yatan sebepler net. Geri pas hastalığı bunlardan ilki; İtalyanlar dikine oynayarak savunmayı delik deşik ederken, bizimkiler sürekli geri ve yan paslarla futbolu adeta işkenceye çevirdi. O geri pası kim icat ettiyse diyecek söz bulamıyorum, futbolda derhal yasaklanmalı. İkinci olarak, maç sonu 40 bin kişi istifa diye haykırırken, Vincenzo Montella’nın hâlâ istifayı gündeminde tutmaması ve mazeretler üretmesi yaşanan vahametin özetiydi. TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ve Montella için artık yolun sonu görünmüştür.
Bu karanlık tablonun içinde alkışlanmayı hak eden tek bir isim vardı: Arda Güler. Takımın genelindeki korkaklığa rağmen tek başına verdiği onurlu mücadele, Bursa tribünlerinin de takdirini kazandı. Taraftar yenilgiyi bir yere kadar kabul eder ama mücadele etmemeyi asla. Bursa tribünleri dün akşam futbolun nasıl oynanması gerektiğini ve gerçeği eğip bükmeden gösteren o net tavrıyla Türk futbolunun onuruna sahip çıktı; şimdi sıra gerekeni yapmakta