Trump İngiltere’nin Yerleşimler Kararına Müdahale Etmedi
İsrail yönetiminin, İngiltere’nin Batı Şeria’daki yerleşimlere yönelik yaptırım kararına karşı Washington’dan arabuluculuk beklediği, ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın bu taleple ilgilenmediği bildirildi. The Times of Israel analizine göre, Kudüs yetkilileri İngiltere ve karara destek veren diğer Batılı hükümetlere baskı yapılması için ABD’den girişim talep etti; ancak iki hafta geçmesine rağmen somut bir müdahale gelmedi.
8 Eylül’de Londra, Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlerden gelen ürünlerin ithalatını yasaklayacağını ve yerleşim faaliyetlerini destekleyen kişi ve şirketlere yaptırım uygulayacağını duyurmuştu. Karara Fransa, Kanada ve 11 Batılı ülke daha destek verdi; İngiltere ise özellikle E1 bölgesindeki yeni yerleşim planını ve genişleyen yerleşim faaliyetlerini kararın temel gerekçeleri olarak gösterdi.
Trump ve Burnham Görüşmesi
İsrail’in itirazlarına rağmen Trump’ın, İngiltere Başbakanı Andy Burnham tarafından karardan haberdar edilmesine rağmen karşı çıkmadığı aktarılıyor. Bir Batılı yetkili, Trump’ın Burnham ile görüşmesinde İngiltere’den kararını ertelemesini istemediğini belirtti. 9 Eylül’de Trump, İngiltere’nin kararına ilişkin sorulduğunda hem İsrail hem İngiltere ile konuşup gerekçeleri öğrenmek istediğini söylemişti; ancak 22 Eylül’deki New York görüşmesinde yaptırımlardan haberdar olmadığını ifade etti.
Burnham, Trump’a “Kararı bilmiyorum. Siz bu kararı biliyor musunuz?” sorusunu yöneltirken, İngiltere’nin E1 bölgesindeki yerleşim projesindeki ilerleme ve Batı Şeria’daki gelişmelerin Londra’yı harekete geçirdiğini ayrıntılı biçimde açıkladı.
Washington’da Artan Rahatsızlık
The Times of Israel, Trump’ın tutumunun ABD ile İsrail arasındaki ilişkilere farklı bir boyut kattığını belirtti. Haberde, Washington içinde İsrail hükümetinin Batı Şeria’daki yerleşim politikaları ve yerleşimci şiddetini kontrol altına almamasına yönelik rahatsızlığın arttığı vurgulandı. Bu bağlamda, Trump’ın Londra’ya baskı yapmaması, İngiltere ile ilişkileri zedelememe ve bölgesel diplomatik girişimleri sürdürme hesaplarıyla da ilişkilendirildi.
Netanyahu’nun yardım talebine rağmen, Başkan Trump bu kez İsrail Başbakanı’na beklenen desteği vermedi ve Londra’nın kararının uygulama sürecine müdahale etmedi.