Kurtulmuş: “Terörsüz Türkiye” Yolunda Kararlılık
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 39. Ahilik Haftası kapsamında Kırşehir’de sivil toplum temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya gelerek Ahilik geleneğinin taşıdığı dayanışma ve ahlaki değerlerin önemine vurgu yaptı. Anadolu irfanının büyük isimlerinin bu topraklarda şekillendirdiği toplumsal dokunun günümüzde de yaşatılması gerektiğini belirtti.
Kurtulmuş, Cumhuriyet’in ilk asrında en büyük sorunun terör olduğunu ifade ederek, son 50 yılda kayıpların büyük olduğunu söyledi ve “Terörsüz Türkiye” hedefinin hem ülke hem de bölge barışı için hayati olduğunu kaydetti. Sivil toplumla müzakerenin sürece sahiplenmeyi güçlendireceğini belirtti.
Milli Dayanışma ve Hukuki Güvenceler
TBMM’de 5 Ağustos 2025’te başlayan süreçte siyasi partilerin büyük çoğunluğunun katılımı ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun geniş mutabakatla raporu kabul edilmesi, Kurtulmuş’a göre bu modelin ne denli geniş tabanlı olduğunu gösteriyor. 10 Ağustos’ta Meclis’te kabul edilen teklifin, kardeşlik, esenlik ve barış yolunu açtığını söyledi.
Kurtulmuş, kanunun titizlikle hazırlandığını, milletin hassasiyetlerini gözeten ve hiçbir şekilde ülkenin birliğini, şehit ve gazilerin anılarını tahrip etmeyecek bir metin ortaya konduğunu teminatla vurguladı.
Üç Emniyet Sibobu
Sürecin güvence altına alınması için üç ana mekanizma getirildiğini aktardı: Birinci olarak, yasanın uygulamaya girebilmesi için örgütün tüm unsurlarıyla silah bırakıp feshedildiğinin devlet güvenlik birimlerince tespit ve tescil edilmesi şartı konuldu. İkinci olarak, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Milli Dayanışma ve Bütünleşmenin Koordinasyonu Kurulu’nun oluşturulduğunu; bu kurulun süreci titizlikle denetleyeceğini belirtti. Üçüncü olarak ise Meclis’te kurulacak komisyonun sürekli takip yapacağı ifade edildi.
Parlamenter Denetim ve Toplumsal Sorumluluk
1 Ekim’den sonra Meclis’te partilerin katılımıyla kurulacak komisyonun, sürecin nasıl ilerlediğini izleyeceğini ve millete düzenli bilgi verileceğini söyledi. Sürecin dış güçlerin kontrolünde olmadığını, denetimin TBMM ve yürütme organlarında olduğunun altını çizdi.
Kurtulmuş, yeni dönemde ayrımcı ve ayrılıkçı dil kullanımına karşı uyarıda bulunarak, herkesin sözünü ve gönlünü kardeşlik, dayanışma ve güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda düzenlemesi gerektiğini belirtti: “Dil, gönül manasındadır; gönlü temiz olmayanın dilinden temiz söz çıkmaz.”
Barışın Sürdürülebilirliği ve Bölgesel Boyut
Türkiye’nin artık geri dönüşü olmayan bir barış ve kardeşlik yoluna girdiğini, bu yolda tuzaklara karşı uyanık olunması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, siyasi aktörlerin üzerine düşeni başarıyla yerine getirdiğini, demokrasi ve uzlaşı kültürünün zaferinin bu süreçte görüldüğünü söyledi. “Terörsüz Türkiye” modelinin dünya üniversitelerinde ders olacağını ve bunun tamamen milli, siyasi ve devlet-millet koordinasyonuyla geliştirilen bir model olduğunu ifade etti.
Süreç yalnızca Türkiye’yi ilgilendirmiyor; bölgedeki parçalanmış ilişkilerin toparlanması gerektiğini, farklı etnik ve mezhepsel unsurların da ortak kader ve hedefler etrafında birleştirilebileceğini dile getirdi.
Katılımcılar ve Temsil
Programa AKP Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkan, TESKOMB Genel Başkanı Abdülkadir Akgül, milletvekilleri, bakan yardımcısı, valiler, TESK Genel Başkanı ve üniversite rektörleri gibi çok sayıda siyasî ve sivil temsilcinin katıldığı kaydedildi.
Sonuç olarak, Kurtulmuş, bu sürecin milletin iradesi ve vicdanıyla desteklendiğini, hedefin güçlü, birleşik ve barış içinde bir Türkiye olduğunu yineledi ve herkesin üzerine düşeni yapması çağrısında bulundu.