Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçilerinden 1 Mayıs Öncesi Hak ve Güvenlik Çağrısı
Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları, artan iş yükü, şiddet olayları, personel eksikliği ve ekonomik kayıplara dikkat çekerek 1 Mayıs öncesinde çalışma koşullarının iyileştirilmesi çağrısında bulundu.
Sağlık ve sosyal hizmet alanında görev yapan çalışanlar, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesinde yaşadıkları sorunları yeniden gündeme taşıdı. Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin yalnızca özlük hakları için değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir kamu hizmeti için de mücadele ettiğini ifade etti.
Artan hasta yoğunluğu, personel yetersizliği, uzun nöbet süreleri, vergi kayıpları ve sağlıkta şiddet gibi başlıkların çalışanlar üzerinde ciddi baskı oluşturduğu belirtildi. Özellikle acil servisler, yoğun bakım üniteleri ve sosyal hizmet alanlarında görev yapan personelin tükenmişlik riskiyle karşı karşıya olduğu vurgulandı.
SAHİM-SEN açıklamasında, sağlıkta şiddetin sistemsel bir sorun haline geldiği ve etkin caydırıcı önlemlerin alınması gerektiği ifade edildi. Sosyal hizmet alanında ise personel eksikliği ve ağır çalışma koşullarının hizmet kalitesini olumsuz etkilediği belirtildi.
Ayrıca mobbing, idari baskılar ve görev tanımı dışı iş yüklerinin çalışma barışını zedelediği, bunun da psikolojik güvenlik açısından önemli bir sorun oluşturduğu dile getirildi.
Ekonomik talepler arasında ise tek kalem maaş sistemi, adil ücretlendirme, vergi dilimi kaynaklı kayıpların azaltılması ve emekliliğe yansıyan ücret düzenlemeleri öne çıktı. Farklı istihdam modellerinin yarattığı eşitsizliklerin giderilmesi ve daha kapsayıcı bir çalışma yapısının oluşturulması da talepler arasında yer aldı.
SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, 1 Mayıs’ın emekçilerin taleplerini görünür kıldığı önemli bir gün olduğunu belirterek, “Bugün mesele yalnızca ücret değil, nitelikli ve sürdürülebilir bir kamu hizmetidir” dedi.