Okullar: Şansa bırakılmış bir emanet, açık bir kapı!
Son birkaç gündür izlediğimiz görüntüler, okuduğumuz haberler tek bir gerçeği haykırıyor: Biz çocuklarımızı en güvensiz alanlara mı teslim ediyoruz? Evet, bu soru ağır; ama cevaplar çok daha ağır.
Bugün bu ülkede bir alışveriş merkezine girerken x-ray cihazlarından geçiyor, bir adliyeye yaklaşırken didik didik aranıyor, bir konser alanına adım atarken kimlik ibraz ediyoruz. Güvenlik, hayatımızın her alanında bir “standart” iken; neden en kıymetlilerimizi, evlatlarımızı bıraktığımız okullarda bir “seçenek” haline geldi?
“Elinizi Kolunuzu Sallayarak…”
Acı ama gerçek: Bir ilkokula veya liseye elinizi kolunuzu sallayarak girebilirsiniz. Çoğu yerde niyetinizi sorgulayan yok, sizi durduran bir sistem yok. Biz bu tabloya bakıp hâlâ “çocuklarımız güvende” diyebiliyorsak, ya çok safız ya da gerçeği göremeyecek kadar körüz.
Mesele artık “üzücü bir olay” yaşanması değil. Mesele, sistemin yokluğu. Ve biliyoruz ki; *sistemin olmadığı yerde sadece şans vardır, tesadüf vardır ve kaçınılmaz olarak büyük bir risk vardır.*
Okul Sadece Sıralardan İbaret Değildir
Okul dediğiniz yer sadece matematik formüllerinin, dil bilgisi kurallarının öğretildiği bir bina değildir. Orası, yüzlerce ailenin “canını” emanet ettiği kaledir. Ancak bugün o kale, kapıdan giren herhangi birine karşı savunmasız.
Şimdi sormak gerekmiyor mu:
* Neden her okulda profesyonel ve zorunlu bir güvenlik personeli yok?
* Neden giriş-çıkışlar dijital bir kayıt altında değil?
* Neden ziyaretçi protokolü her okulda aynı standartta uygulanmıyor?
Güvenlik Bir Lüks Değil, Zorunluluktur
Öğretmenin can korkusu taşıdığı, velinin çocuğunu bırakırken arkasına bakarak “Acaba?” dediği bir ortamda eğitimden bahsedemezsiniz. Bu bir ihmal değil, göz göre göre gelenin görmezden gelinmesidir.
Artık olay olduktan sonra kamera kayıtlarını izleyip diz dövmek istemiyoruz. Biz, o olayın kapıdan içeri girmesini engelleyecek iradeyi görmek istiyoruz. Okullar bilgiye, aydınlığa ve geleceğe sonuna kadar açık olabilir; ama tehlikeye ve kontrolsüzlüğe kapıları sonuna kadar kapalı olmalıdır.
Bu kadar temel bir hakkı, “güvenliği” hâlâ tartışıyor olmak bile başlı başına bir sistem sorunudur. Ve biz artık “keşke” demek değil, “güvendeyiz” demek istiyoruz.
Çünkü çocuklarımız şansa bırakılmayacak kadar değerlidir.