Hamilelikte Oruç Kararı Kişiye Özel Olmalı
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, gebelikte oruç tutmanın her anne adayı için farklı sonuçlar doğurabileceğini belirterek, bu kararın mutlaka hekim değerlendirmesiyle alınması gerektiğini vurguladı.
İSTANBUL – Gebelik döneminde anne adaylarının oruç tutup tutmama kararı, kişisel sağlık durumu ve gebeliğin seyrine göre değişiklik gösteriyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, hamilelikte vücudun normalden çok daha fazla enerji, protein, sıvı ve minerale ihtiyaç duyduğunu belirterek, uzun süreli açlık ve susuzluğun bazı anne adaylarında ciddi riskler yaratabileceğini ifade etti.
Dr. Kuzukıran, özellikle ilk aylarda bulantı ve kusma yaşayan, son aylarda ise artan kan hacmi ve sıvı ihtiyacı nedeniyle zorlanan anne adaylarında uzun açlığın halsizlik, tansiyon düşmesi ve kan şekeri dengesizliğine yol açabileceğini söyledi. Bu durumun sadece anne değil, bebeğe giden kan akımını da etkileyebileceğini vurguladı.
Hamilelerde en sık görülen risklerden biri hipoglisemi olup, baş dönmesi, bayılma hissi, çarpıntı ve yoğun halsizlik ile kendini gösterebiliyor. Yetersiz sıvı alımı ise dehidratasyona ve idrar yolu enfeksiyonlarına zemin hazırlayabiliyor. Özellikle yaz aylarına denk gelen oruç dönemlerinde bu riskler daha da belirginleşiyor.
Her gebeliğin yüksek riskli olmadığını hatırlatan Kuzukıran, sağlıklı, kilo kaybı yaşamayan, kansızlığı bulunmayan ve düzenli doktor kontrolünde olan bazı anne adaylarının, hekim onayı ve doğru beslenme planıyla oruç tutabileceğini söyledi. “Belirleyici olan bireysel sağlık durumudur. Genel bir ‘tutulabilir’ ya da ‘tutulamaz’ yaklaşımı doğru değildir” dedi.
Risk grubundaki anne adayları arasında gebelik şekeri olanlar, tansiyon problemi yaşayanlar, çoğul gebelik taşıyanlar, bebekte gelişme geriliği saptananlar, kansızlığı olanlar ve erken doğum riski bulunanlar yer alıyor. Bu gruptaki anne adaylarının mutlaka doktorlarına danışmadan oruç kararı almamaları gerekiyor.
Oruç tutmaya karar veren gebeler için bazı temel kurallar da hayati önem taşıyor: iftar ile sahur arasında bol sıvı tüketmek, protein ağırlıklı ve uzun süre tokluk sağlayan besinler tercih etmek ve gün içinde ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmak. Baş dönmesi, çarpıntı, baygınlık hissi veya bebek hareketlerinde azalma gibi belirtiler görüldüğünde orucun sonlandırılması gerekiyor.
Dr. Kuzukıran, “Anne sağlığı, bebeğin sağlığıdır. Bu nedenle dini hassasiyetler kadar tıbbi gerçeklerin de dikkate alınması gerekir” diyerek sözlerini tamamladı.