SON HABERLER
BTÜ’lü Öğrenciler Geliştirdikleri Yapay Zekâ Destekli Sistemle Dünya Üçüncüsü Oldu
Girişimci kadınlar için İngiltere ile ticaret köprüleri kuruldu TÜRKONFED ve Türkiye İş Bankası’ndan Londra’da girişimcilik diplomasisi Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ve Türkiye İş Bankası iş birliğiyle yürütülen Girişimde Kadın Gücü Projesi kapsamında girişimci kadınlar Londra’daki iş ve girişimcilik çevreleriyle buluşturuldu. İki kurumun temsilcilerinin de bulunduğu heyet; kamu kurumları, parlamento temsilcileri, finans, teknoloji, inovasyon ve iş dünyasından isimlerle görüştü. Ziyaretle yeni ticaret köprüleri kurulması, uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi ve Türkiye-İngiltere ilişkilerine katkı sunulması hedeflendi. Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği ev sahipliğinde bir resepsiyonun da düzenlendiği ziyaret programına ilişkin değerlendirmede bulunan TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İş Dünyasında Kadın Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, belirsizlik ve kırılmalar çağında kadınların güçlenmesinin Türkiye için bir zorunluluk olduğunu söyledi. İş Bankası KOBİ ve İşletme Bankacılığı Pazarlama Müdürü Özge Küllah Kurtuluş ise sürdürülebilir kalkınmanın temel anahtarının, kadın işletmelerin ekonomiye katılımı ve kadın istihdamının artırılması olduğunu ifade etti. Girişimci kadınların değişen ve dijitalleşen dünyada iş geliştirme süreçlerine daha hızlı ayak uydurmalarına destek olmak amacıyla 2021 yılında Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) yürütücülüğünde, Türkiye İş Bankası desteği ile başlatılan Girişimde Kadın Gücü Projesi kapsamında İngiltere’nin başkenti Londra’ya bir ziyaret gerçekleştirildi. Ziyarette TÜRKONFED ve Türkiye İş Bankası heyeti ile birlikte programın geçtiğimiz aylarda tamamlanan ikinci fazını başarıyla bitiren Tufetto Kurucu Ortağı ve CEO’su Alev Akarsu, Muntazam Design’ın Kurucusu Ezgi Tokbaylar İlgüy ve Posamas’ın Kurucusu Hande Güventürk de yer aldı. Finans, ekonomi ve siyaset dünyasıyla stratejik temaslar Ziyaret programının ilk gününde Birleşik Krallık Hazinesi'ne bağlı İhracat Finansmanı (UKEF) Küresel Müşteri ve İş Geliştirme Başkanı Vomic Nur Shah, Birleşik Krallık’ın Türkiye Özel Temsilcisi ve Cambridge Milletvekili Daniel Zeichner, Dışişleri, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Bakanlığı (FCDO) Avrupa Direktörü Kirsty Hayes ve Tüm Partiler Parlamento Grubu Uluslararası Ticaret ve Yatırım Başkan Yardımcısı Barones Arlene Foster ile bir araya gelen heyet; iki ülke arasında devam eden Serbest Ticaret Anlaşması (STA) müzakerelerini, üçüncü ülkelerde iş birliğini, yeni finansman ürünlerini ve KOBİ'lerin dijital-yeşil dönüşüm süreçlerini masaya yatırdı. Programın teknoloji ve finans ayağında ise TheCityUK EMEA Bölgesi Direktör Yardımcısı Chika Muorah ve TechUK CEO’su Julian David OBE ile görüşülerek yapay zeka adaptasyonu, bulut teknolojileri ve finansal hizmetler alanındaki ortaklık fırsatları değerlendirildi. Büyükelçilik Rezidansı’nda özel resepsiyon Yoğun geçen temasların ardından, TÜRKONFED ve İşbank UK ev sahipliğinde Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği Rezidansı’nda özel bir resepsiyon düzenlendi. Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, Londra Menkul Kıymetler Borsası Uluslararası Birincil Pazarlar Başkanı Tom Attenborough ve Birleşik Krallık Başbakanlık Yatırım Ofisi’nden Neil Cosgrove’un konuşmacı olarak yer aldığı davette, Türk ve İngiliz iş dünyası temsilcileri ticari ilişkileri derinleştirme kararlılığını vurguladı. Prof. Dr. Yasemin Açık: “Kadınların iş gücüne katılımı %40’ın üzerine çıkmalı” TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İş Dünyasında Kadın Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, resepsiyonda yaptığı konuşmada Girişimde Kadın Gücü projesinin uluslararası iş birliği köprülerini sağlamlaştırdığını vurgulayarak, “Belirsizlik ve kırılmalar çağında, nüfusumuzun ve yetenek havuzumuzun yarısının potansiyelini tam olarak ekonomiye kazandıramamak, sürdürülebilir kalkınma hedeflerimizle bağdaşmaz. Kadının güçlenmesi, Türkiye için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Ülkemizin Kalkınma Planı hedefi, kadınların iş gücüne katılım oranını 2028 yılında %40’ın üzerine çıkarmaktır. Bizler de iş dünyası ve sivil toplum kaslarımızla bu hedefe elimizden gelen katkıyı sunmaya kararlıyız” dedi. “Girişimci kadınlar ülkemizin rekabetçiliğini dünyaya gösterebilir” Ziyarete ilişkin bir değerlendirmede de bulunan Prof. Dr. Açık şöyle devam etti; “Londra’da kamu kurumları, parlamenter gruplar, inovasyon, teknoloji, finans ve KOBİ ekosisteminde faaliyet gösteren kuruluşlarla gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, girişimci kadınlara yeni bilgiler ve bakış açıları kazandırıyor. Bu deneyimler; teknoloji, ihracat, finansmana erişim, yeşil ve dijital dönüşüm alanlarında gelişmelerine katkı sağlayacak. Aynı zamanda yeni pazarlara açılmalarına ve küresel ölçekte daha rekabetçi hale gelmelerine de yardımcı olacak. Girişimci kadınlar uluslararası pazarlarda daha görünür hale geldiklerinde, bireysel başarı hikayelerinin ötesine geçerek ülkemizin üretim kapasitesini, inovasyon gücünü ve rekabetçiliğini de dünyaya gösterecektir.” Özge Küllah Kurtuluş: “Girişimci kadınların güçlenmesi için bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz” İş Bankası KOBİ ve İşletme Bankacılığı Pazarlama Müdürü Özge Küllah Kurtuluş, sürdürülebilir kalkınmanın temel anahtarının kadın işletmelerinin ekonomiye katılımı ve kadın istihdamının artırılması olduğunu söyledi. Bu anlayışla 8 Mart 2023 tarihinde “Kadının Güçlenmesi Bildirgesi”ni yayınladıklarını ifade eden Kurtuluş, “Bu bildirge ile girişimci kadınlara 5 yıl içerisinde 100 milyar TL finansman sağlama ve 15 bin kadına finansal okuryazarlık eğitimi verme taahhüdünde bulunmuştuk. Finansman hedefini, 5 yıl olmadan önce 2025 yılının ilk yarısında gerçekleştirdik ve taahhüdümüzü 2028 yıl sonuna kadar 250 milyar TL’ye yükselttik. Girişimci kadınlara finansal okuryazarlık eğitimi verilmesi taahhüdümüzün ise 3 yıl içerisinde %68’ini tamamladık. Girişimci kadınların güçlenmesine yönelik finansal ve eğitim desteğini içeren bu bütünsel yaklaşım, kadınların ekonomik hayattaki varlığını güçlendirmeyi stratejik bir öncelik olarak ele aldığımızın önemli, somut bir göstergesi” diye konuştu. “Girişimde Kadın Gücü Projesi, kadın erkek eşitliğine duyarlı perspektifin iş dünyasında yaygınlaşmasına katkı sağlıyor” Ziyarette, Girişimde Kadın Gücü Projesi ile bugüne kadar 12 binin üzerinde girişimci kadına doğrudan ulaştıklarını vurgulayan Kurtuluş, 2026-2027 yıllarını kapsayan projenin üçüncü fazında 7.500 girişimci kadına daha ulaşmayı hedeflediklerini, bu süreçte 120 girişimci kadına mentörlük desteği ve iş geliştirme ödülleri sunarak da girişimci kadın ekosisteminin güçlendirilmesini planladıklarını söyledi. Yapay zeka ve küresel yatırım fırsatları değerlendirildi Ziyaretin ikinci gününde Birleşik Krallık Küçük İşletmeler Federasyonu (FSB) Uluslararası İlişkiler Direktörü Lucy Monks, Tüm Partiler Parlamento Grubu (APPG) İnovasyon, Girişimler ve KOBİ Sekreteryası adına Giles Roca, Paul Stockall, Alex Brooeks ve Birleşik Krallık Üreticiler Derneği (MakeUK) Yönetim Kurulu Başkanı Lord Harrington ile bir araya gelen heyet; STA müzakerelerini, KOBİ'lerin dijital-yeşil dönüşüm süreçlerini ve imalat sanayisinde üçüncü ülkelerle ortak iş birliği fırsatlarını masaya yatırdı. Programın teknoloji, girişim sermayesi ve inovasyon odağında ise Future Planet Capital Yönetim Kurulu Başkanı Douglas Hansen‑Luke ve EdenBase Yönetim Kurulu Başkanı Eric Van der Kleij ile görüşülerek; yapay zeka adaptasyonu, derin teknoloji yatırımları, kuantum bilgisayarların ticarileştirilmesi ve Türk girişimcilerin uluslararası sermayeye erişim imkanları değerlendirildi. 2027 yılı sonuna kadar yaklaşık 20 bin girişimci kadına ulaşılması hedefleniyor 2021 yılından bu yana 12 binden fazla kadının eğitim aldığı Girişimde Kadın Gücü Projesi kapsamında ayrıca 149 girişimci kadına mentörlük, 40 girişimci kadına toplam 3 milyon TL tutarında sıfır faizli kredi desteği, 26 girişimci kadına iş geliştirme desteği verildi. Projenin 2026- 2027 yıllarını kapsayan iki yıllık yeni döneminde; çevrim içi ve yüz yüze eğitimler, saha etkinlikleri ve dijital platformlar aracılığıyla toplam 7.500 girişimci ve girişimci adayı kadına daha erişim sağlanacak. 120 girişimci kadına, her yıl 6 ay süreyle mentörlük desteği verilecek. Bu programa katılan girişimciler arasından jüri tarafından başarılı bulunan 60 girişimci kadına ise iş geliştirme ödülü verilecek. TÜRKONFED Hakkında: Çatısı altında 31 federasyon ve ulusal-uluslararası 340 üye dernek üzerinden 100 bini aşkın şirket yer alan TÜRKONFED, üye tabanı ile toplam (enerji dışı) dış ticaretin %83'ünü, tarım ve kamu dışı kayıtlı istihdamın yaklaşık %55’ini sağlamaktadır. İstanbul, Batı Anadolu, Marmara ve İç Anadolu, Trakya, Batı Karadeniz, Orta Karadeniz, Orta Anadolu, Kuzey Anadolu, Doğu Karadeniz, İç Anadolu, Güney Ege, Doğu Marmara, Batı Akdeniz, Doğu Akdeniz, Güney Marmara, Çukurova, Kuzey Marmara, Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Güneydoğu, Zafer, İpekyolu, Kapadokya, Mevlana, Doğu, Serhat, Dicle ve Fırat Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu’nun yanı sıra Sektörel Dernekler Federasyonu, Yapı Ürünleri Üreticileri Federasyonu, Ev ve Mutfak Eşyaları Federasyonu, Plastik Sanayicileri Federasyonu ve Serbest Mimarlar Dernekleri Federasyonu da TÜRKONFED’in organizasyon yapısında yer almaktadır. TÜRKONFED, Avrupalı KOBİ’lerin çatı örgütü olan ve 12 milyon firma ve 55 milyon çalışanı temsil eden Avrupa KOBİ Birliği (SMEunited) üyesidir.
Maysan Mando, İSO 500 Listesine Girerek Türkiye’nin Sanayi Devleri Arasındaki Yerini Aldı
GYİAD Raporu: Çalışanların Yüzde 62’si İş Yerinde Yapay Zekâ Kullanmıyor
Yetenek evleri başkent yolunda
Dolar 46,5154
Euro 52,9470
Altın 5.947,95
BİST 14.554,66
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 30°C
Parçalı Bulutlu
Bursa
30°C
Parçalı Bulutlu
Per 31°C
Cum 32°C
Cts 32°C
Paz 32°C

Avrupa’da her şey tozpembe değil!

Avrupa’da her şey tozpembe değil!
30 Haziran 2022 15:19
162
A+
A-

İGF Dış İlişkiler Temsilcisi Mehmet Çetinkaya’ya konuşan Brüksel Milletvekili ve Meclis Başkan Vekili Hasan Koyuncu, Avrupa’yla ilgili hayaller kuran gençlere yönelik değerlendirmelerde bulunurken, “Her şey dışarıdan gözüktüğü gibi tozpembe değil” dedi. 

Mehmet ÇETİNKAYA/BURSA İNTERNET GAZETESİ (BURSA İGFA)
-Sizi tanıyabilir miyiz?
Hasan Koyuncu, 41 yaşında iki çocuk babasıyım. 2012’den itibaren aktif olarak siyasette rol alıyorum. 2012 yılında ilk defa meclis üyesi seçildim. O zaman ilk aday olduğumda gençler arasında Brüksel’de en fazla oyu ben almıştım. Akabinde de 2014 yılında parti beni genel seçimlere aday gösterdi. Orada da 4 bin 400 oyla ilk defa milletvekili seçildim. O zaman da yine Brüksel’de gençler arasında genel seçimlerde en fazla oy alan siyasetçi oldum.



-Genel seçimlerdeki başarınızı neye borçlusunuz?
Halkla iç içe ve insanlarla diyalog halinde olmak, ondan sonra vatandaşa hizmet etmek. Yani bu benim karşılığını da bir dönem sonra nasıl çocuklar okulda ödevlerini yaparlar ve yılsonunda öğretmen diplomalarını verir, bizimki de böyle. Seçimlerde vatandaşın ayağına gidiyoruz. Vatandaşlar bize diplomamızı veriyor.  Akabinde 2018 yılında belediye seçimlerinde tekrar aday oldum. Bu kez de belediye başkanından sonra en fazla oyu ben aldım belediyede.  Tabi ardından parti, genel seçimler için beni aday gösterdi. Genel seçimlerde bu kez 6 bin 310 oy aldım. Yine vatandaşla iç içe vatandaşa hizmet. Vatandaş bize diplomamızı verdi. 6 bin 310 oy yapınca da parti beni meclis başkan vekili yaptı.

Şimdi de çalışmalarım devam ediyor. Şu anki gündemde kurban konusu gündemdeydi. Geçen hafta oylama oldu. Sağ partiler ırkçı partisine dahi teklif yaptılar ’Hayvanı şoklamanız gerek’ yönünde. Flaman Bölgesi ve Valon Bölgesi kurban kesimini yasaklamıştı.

Biz de Sosyalist Partisi’ndeki arkadaşlarımızla beraber mücadele verdik. Bu konuya ‘dur’ dedik. Partideki 16 arkadaşımızla istişare yaptık. Onlar da bizlerle beraber duruş sergilediler. Niye duruş sergilediler? Çünkü bizim çizgimiz din özgürlüğü.  Hem Belçika hem de Avrupa Birliği’nin Anayasası’nda insanlar dinlerini özgürce yaşayabilmeleri ibaresi vardır.

Hatta Müslümanların temsil kurumu ve Yahudilerin kendi temsil kurumu dahi bu işin içinde tabi. Bu işin içinde onlar da onları Meclis’e çağırdık. Onları Meclis’te dinledik, onlar duruşlarını sergilediler. Karşı tarafta olanlar da duruşlarını sergiler. Akabinde de oylamaya geçtik.  Oylamada Müslümanların ve din özgürlüğünü savunanların Yahudilerin lehinde sonuçlandı. Yani böyle bir gündem vardı.

Onun yanında biliyorsunuz sizin Avrupa’nın genelinde de Covid-19’dan sonra bir enflasyon problemi var. Elektrik faturaları, gaz faturaları şu an vatandaşlara gelmeye başladı. Acayip zamlar söz konusu, tabi buna bir de Ukrayna savaşı dahil oldu. Brüksel’deki siyasetin son durumu sıcağı sıcağına bu. Kurban olayı çok önemli bir konuydu. Brüksel parlamentosundan çıkan bu karar da tahminen hem Avrupa’da hem de dünyada emsal olarak öne gelebilir.

-Rusya-Ukrayna savaşı Belçika’yı nasıl etkiledi?

Rusya-Ukrayna arasındaki savaş ekonomik olarak etkiledi. Mazotun ve benzinin fiyatı yükseldi.  O bölgeden yağ geliyor, fırınlarda ekmek unla yapılıyor. Bizim bir arkadaş var unun paletini 400 Euro’ya satıyordu şimdi ise aynı paleti 800 Euro’ya satıyor.  Ekmeğe, yağa, mazota her şeye zam gelmiş durumda. Belçika’da kağıt üzerinde yüzde 8.60 enflasyon var ama yüzde 20 civarında hissediliyor. Hayat pahalılığı var, kiralar yükseliyor, ekonomik olarak burada da sıkıntılar var.  Hatta geçen hafta pazartesi günü burada büyük bir yürüyüş oldu. Alım gücünün yükselmesi için sendikalar grev yaptılar. Bizim arkadaşlarımızda greve katıldı. Burada alım gücünün asgari ücretin yükselmesini istiyorlar.

Hâlbuki burada maaşlar yıllardır enflasyona endeksi. Bu dünyanın her yerinde böyle değil. Bu durum Belçika’nın sosyal bir devlet olmasından kaynaklı tabii ki. Ne kadar maaşlar enflasyona endeksli olsa da yine insanlara hayat pahalılığı yansıyor. Dün 50 Euro’ya depoyu mazotla dolduruyordum şimdi 70 Euro’ya dolduruyorum. 20 Euro‘luk bir artış var. Akaryakıta, gıdaya ve kiralara zam gelmesi her şeyi etkiliyor. Dar gelirli insanlar var. Dolayısıyla her şeye yansıyan zammın maaşlara da yansıması gerek. Bu doğrultuda çalışmalar yapılıyor. Federal hükümet de kararlar aldı. Sosyalistlerin, teklifi elektrik faturaları yönünde oldu.  Elektrik faturalarında 100 Euro’luk bir indirim yapıldı. Doğal gaz dışında mazotla ısınan evler var bu aileler için tek seferlik olmak üzere hükümet 225 Euro çek verecek. Ayriyeten de asgari ücrete yine zam geldi. Asgari ücret 1300-1400 Euro civarında şu anda. Sosyal yardım alanların destekleri yükseltilecek ve emekliler için de 2024 yılı için emekli maaşı 1500 Euro olacak. Hükümet ekonomik krizle mücadele etmeye çalışıyor. Vatandaşın yanında olmaya çalışıyor ancak bu kolay değil. Önce Covid ardından Ukrayna’daki savaş,  Avrupa’yı ekonomik olarak sarstı gerçekten.

-İşsizlik durumu nasıl?

İşsizlik olanı Brüksel’de farklı, Volan bölgesinde farklı, Flaman bölgesine farklı ama Brüksel’de işsizlik daha fazla. Özellikle gençlerde işsizlik daha fazla.

-Türk gençlerin Avrupa hevesi ne durumda?

Tatile geldiğimiz zaman Türkiye bizim için cennet gibi ancak orada yaşayanların ne hissettiğini, ne zorluklar çektiğini bilemeyiz. Yani bir ay tatile gidiyoruz, memlekette kalıyoruz. 2 hafta sahile gidiyoruz geri geliyoruz ama insanlar orada ne yaşıyor bilemiyoruz. Avrupa’ya gelmek isteyen gençlere Avrupa’da her şey toz pembe değil.

Türkiye’de olduğu burada da üniversiteyi bitiren gençler. İş bulmakta zorlanıyorlar.

Burada hakikaten sıkıntılar var. Ben Türk gençlerinin ülkelerinde eğitimlerini tamamlayıp hayat mücadelelerini orada vermeleri gerektiğini düşünüyorum çünkü burada da hayat gerçekten zor.

-Türk göçünün 60’ncı yılını nasıl değerlendirirsiniz?

Almanya ile birlikte Belçika’nın da kapıları işçi alımıyla yurt dışına başlayan Türk göçünün 60. Yılı kutlanacak. Benim dedem 1965 yılında gelmiş. Bir cesaretle koyunlarını satarak önce İstanbul’a gelen dedem bavuluyla trene binip Belçika’ya geliyor. Dil yok veya herhangi bir bilgi birikimi yok. Buraya geliyorlar önce maden ocaklarında çalışıyorlar ardından inşaat sektöründe çalıştılar. Şimdi birinci nesil doğrusunu söylemek gerekirse bu işin cefasını çekmiş, şimdiki nesil ise sefasını sürüyor.  Önceden bilek gücü gerekliydi ancak şimdi Avrupa’ya beyin gücü lazım. Onun için de buradaki gençlerin okuması lazım. Avrupa’da ve özellikle Belçika’da eğer okumuyorsanız bir yerlere gelmeniz çok zor.

Önceki nesilden günümüze baktığımızda o neslin torunlarından ciddi başarılar elde edenler var. Başarılı bir nesil hakikaten geliyor. Özellikle de yeni nesil daha da donanımlı ve birikimli bir şekilde geliyor. Tabii sıkıntılar yaşanıyor mu yaşanıyor. Eğitim konusunda o limiti geçen gençlerimiz de var. Biz onların destek eğitimlerine yönlendiriyoruz. Brüksel’de formasyon dediğimiz meslek eğitiminin alındığı bir kurum var. O kuruma giren gençlerin dörtte 3/4’ü iş sahibi oluyor. Brüksel’de aranan meslekler listesi var. O listeye göre bir mesleki eğitim aldığınız zaman yine bir işi sahibi olabiliyorsunuz. Bu doğrultuda gençlerle sohbet ettiğimizde bu konuları da dile getiriyoruz.

-Son olarak Türkiye’ye mesajınız nedir?

Öncelikle size teşekkür ediyorum bu konuyla ilgili duyarınız beni çok mutlu etti. Yani buradan okuyucularımıza, özellikle de gençlere mutlaka okuyun diyorum. Avrupa’da her şey dışarıdan gözüktüğü gibi tozpembe değil.  Türkiye’de okuyun ve hayatla mücadele edin.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.