Sizi ayrılmaya iten ne?
Ayrılmak duygusal bir eylemdir; sadece ayrılık anında değil, çoğu zaman çok daha öncesinde başlar. Ayrılma düşüncesi ister işten ister evlilliliğinizden ister bir ilişkiden olsun altta yatan bir duygudan kaynaklanır. Göz ardı edilmekten, hayal kırıklığından, yalnızlık hissinden, kişiliğe uzanan eleştirilerden, dışlanmışlık hissi ya da sesinin duyulmamasından…
Daha önce okuduğum kitapta bir cümle vardı. Altını çizmişim, notlar almışım.
“Evden ilk kez ayrıldığınızda, ister üniversiteye gitmek, ister evlenmek, ister arkadaşlarınızla ayrı eve taşınmak olsun hissettikleriniz, iş ve ilişkiler gibi hayatınızdaki diğer şeylerden ayrılmanın duygusal temelini oluşturur. ”
Peki siz o ilk ayrılık anını düşündüğünüzde ne hatırlıyorsunuz?
Hazır mıydınız, yoksa şartlar mı sizi itti?
Özgürleştiğinizi mi hissettiniz, yoksa yalnız kaldığınızı mı?
Daha az kontrol mü istiyordunuz, yoksa daha fazlasını mı?
Eleştiriden uzaklaşmak mı, yoksa görülmek miydi istediğiniz?
Ne hissetmiştiniz?
Heyecanla karışık bir kaygı… Özgürlük hissiyle gelen suçluluk… “Nihayet kurtuldum” derken içten içe bir boşluk…
Hayatınıza geriye dönüp baktığınızda, benzer duygular ortaya çıktığında hep aynı şekilde mi uzaklaşıyorsunuz?
Eğer cevabınız evetse, mesele sadece karşı taraf ya da koşullar değildir, tekrar eden bir davranış örüntüsü vardır.. Eğer bu durumdan yorulduysanız, belki de durup bakma zamanı gelmiştir.
İlk olarak mevcut durumda kendi payınızı değerlendirin.
İlişkinin içindeyken resmi görmek zordur. Suçlamak kolaydır. Kendimizi tamamen haklı hissettiren hikayeler anlatırız. Oysa bazen geri çekilip daha geniş bir çerçeveden bakabilmek gerekir.
İkincisi,tepkinizi yavaşlatın. Ayrılma isteği çoğu zaman savunma refleksidir. Kişi kendini korumak ister. Bu duygu o eski, çocuk yanımızdan gelir. Tehlike algılar ve kaç der. Ama artık yetişkiniz. Yavaşlayabiliriz. Duygularımıza hemen teslim olmak zorunda değiliz.
Üçüncüsü ise; davranışları değiştirmektir. Bu, katlanmak demek değildir. Daha geniş bakabilmek demektir. Sorun çözmeye açık, net ve yetişkin gibi bir iletişim kurabilmektir. Mümkünse ilişkiyi onarmaya dönük bir konuşma ..
Son olarak elinden geleni yapmış olmak. Bazen tüm çabaya rağmen ilişki değişmez. Hatta daha da zorlaşır. Ama nihayetinde kişi kendi otomatik kalıbını fark etmiş, denemiş ve sorumluluk almışsa; o noktadan sonra verilen ayrılık kararı artık bilinçli bir tercihtir.
Evet bazen sağlıklı olan ayrılmaktır.
Ama ayrılmanın gerçekten sağlıklı olabilmesi için, önce kalabilmeyi denemiş olmak gerekir..