Sevgili dostlar bugün şöyle bir düşündüm.
Biz nelerden korkuyoruz hangi korkumuza önlem alacağız şaşırdık değil mi?
- ABD ile İran arasındaki savaşa İsrail de katılınca ‘yaşanan savaş Türkiye’ye de yansır mı endişesi’ ve korkusu
2. Gayrimenkulleri olan borsa oynayan, dövizi olan yatırımcılar, ayrıca ticaretle uğraşan, iş insanları ve küçük esnaflar da dahil işlerinin durma hali olur mu endişesi ve korkusu.
- Her an yaşayabileceğimiz doğal afetler, deprem, sel, yangın endişesi ve korkusu.
- Yeterince kar ve yağmur yağmayıp da barajlarda su kalmazsa susuz kalma endişesi ve korkusu
- Silahlardan gelişigüzel atılan gelecek serseri kurşun endişesi ve korkusu
- Araç ile trafikte yola çıkıldığı zaman özellikle uzun yollarda radara girip ceza yeme korkusu ve magandalara rast gelme endişesi ve kurşun isabet edecek endişesi korkusu
- Öğrencilerine ‘oğlum, kızım’ diyen kucaklayan bilge insanlar öğretmenlerin öğrencileri ve velileri tarafından şiddete uğramak öldürülmek endişesi ve korkusu.
- Tüm aileler çocukları için zamanın illet hastalığı olan madde bağımlılığına alışmasına ve akran kavgalarına karışmasına duydukları endişesi ve korkusu.
- Kadınlarımızın korunmaya alınsa da eşleriden şiddet görmekten, darp edilmekten veya öldürülmekten endişesi ve korkusu.
Listeye alacağımız daha çok korkumuz olduğu bir gerçek. Şu görünüyor ki son günlerde gülen değil endişe eden korku hisseden bir millet olduk.
Temennim her geçen gün çoğalan bu endişeli korkulu günlerimizi bugünden sonra bir daha yaşamamak güzel düşünceler ile huzurlu mutlu günler yaşamak olsun.
Sonucu şöyle bağlamak istedim…
Dünya hayatındaki korkularımız sanki ALLAH korkusunu unutturdu…
Duam ALLAH hepimizi korusun…
Saygılarımla.