Kalpleri kırmadan büyüyelim
Okullar açılmak üzere, sınıflar yeniden hayat dolacak, koridorlar neşeyle yankılanacak… Ancak her yıl olduğu gibi, bazı çocuklar için okul bir endişe, bir korku alanına dönüşebiliyor. Zorbalık, küçüklükten itibaren öğrenilen davranışlarla şekilleniyor; ve maalesef bunu engelleyecek eğitim çoğu zaman eksik kalıyor.
Çocuklarımıza öğretmemiz gereken ilk şey, empati. Sınıfta bir çocuğun eski ayakkabıları, aynı kıyafetleri veya eski çantası üzerinden yargılanmaması gerektiğini bilmek zorundayız. Her çocuğun hayat koşulları farklıdır; kimi aileler maddi zorluklarla boğuşurken, kimi çocuklar hayallerinin peşinden koşar. Bu gerçekleri bilmeden yapılan yargılar, çocukların ruhunda derin yaralar açabilir.
Zorbalık sadece fiziksel şiddet değildir. Küçük küçümsemeler, alaycı bakışlar, dışlanmalar da aynı derecede yıkıcıdır. Çocuklarımıza, farklılıkların değerli olduğunu, herkesin kendi hikayesi ve hayalleri olduğunu öğretmek, onları sadece iyi birer öğrenci değil, aynı zamanda iyi birer insan olarak yetiştirir.
Ebeveynler ve öğretmenler olarak bizim sorumluluğumuz büyük. Sözlerimiz, davranışlarımız ve örnek olduğumuz değerler, çocukların karakterini şekillendirir. Onlara saygıyı, anlayışı ve merhameti öğretirsek, zorbalığın yeri sınıflarda hiç açılmayacaktır.
Okullar sadece bilgi edinme yeri değil; aynı zamanda hayatın ilk sosyal deneyimlerinin yaşandığı alandır. Gelin, çocuklarımızın güvenli, sevgi dolu ve eşitlikçi bir ortamda büyümesini sağlayalım. Çünkü her çocuk, saygıyı ve değeri hak eder; ve unutmayalım ki, zorbalığın olmadığı bir sınıf, sadece bir hayal değil, bizim elimizde şekillenen bir gerçek olabilir