İlişkide ‘Tam Olmak’
İnsanlar partnerleri için “O beni tamamlıyor” veya “O bana kendimi bütün hissettiriyor” dediklerinde, dürüst olmak gerekirse ben biraz durup düşünüyorum. Çünkü bu cümle her zaman sağlıklı bir yerden gelmiyor. Kendimizi tamamlanmış hissetmek için başkasına ihtiyaç duymak, özellikle içimizde hala dolmamış boşluklar varsa, ilişkiye ağır bir yük bindiriyor.
Bir insanın başka bir insanı tamamlaması gerçekten çok büyük bir şey. Oysa tamamlanmak bir süreç ve bu sürecin sorumluluğu da bize ait.Bu, mükemmel olmamız gerektiği anlamına gelmiyor. Ya da tek başımıza her şeyi halletmek zorunda olduğumuz… Elbette ilişkilerde öğreniriz, büyürüz, dönüşürüz. Ama sağlıklı bir ilişki için, en azından kendi duygularını tanıyan, kim olduğunu bilen ve hayatla baş edebilme becerileri olan bir birey olmak gerekir.
Hayatın her alanında iyi olmak zorunda değiliz ama neye ihtiyacımız olduğunu, bizi neyin tetiklediğini ve sınırlarımızın nerede başladığını bilmek çok değerli.
Aslında umut edebileceğimiz ve arayabileceğimiz şey, bizi tamamlayan bir eştir.
Eşlerden biri daha içe dönükken diğeri daha dışa dönük olabilir. Biri risk almayı severken diğeri daha temkinli davranabilir. Biri düzenliyken diğeri dağınıktır, biri hızlı düşünürken diğeri daha sakin ve kapsamlı düşünür, biri hayal kurar, diğeri ayakları yere basar. İşte tamamlayıcılık tam olarak budur. Hepimizin güçlü olduğu alanlar var ve bu farklar doğru yerde buluştuğunda ilişkiyi zenginleştirir.
Ama çoğu zaman insanlar “beni tamamlıyor” derken aslında şunu demek ister: “Onsuz iyi hissetmiyorum.”
Sevilebilir hissetmek, değerli olmak, özgüvenli hissetmek ya da kendimizle gurur duymak için birine ihtiyaç duyuyorsak, orada durup biraz düşünmek gerekir.
Sağlıklı ilişkiler isteyerek ve emek vererek kurulur. Bu duyguların kaynağı bir başkası olmamalı hepsi zaten bizim içimizde var.
Bu yüzden özellikle romantik ilişkilerde şuna dikkat etmek önemli: Bizi daha iyi biri gibi hissettirecek birini aramamak. Elbette partnerimiz bizi geliştirebilir, bize ilham olabilir, hatta harika bir öğretmen de olabilir. Ama gelişimin sorumluluğunu ona bırakamayız. Eğer içimizde eksik bir yer varsa, onu bir ilişkide doldurmaya çalışmak yerine önce kendimizle temas etmemiz gerekir.
Belki de mesele şu: Birini bizi tamamlasın diye değil, zaten bütün olduğumuz halde hayatımıza eşlik etsin diye seçmek. İki yarımın birleşmesi değil; iki bütünün bir araya gelip hayatı birlikte daha iyi hale getirmesi… Bana kalırsa sağlıklı ilişki tam olarak budur.