Türkiye’nin yerli bulut hizmet sağlayıcılarından DT Cloud, kurumsal dijital altyapılarda parçalı yönetim sorununu çözmek amacıyla Metro Ethernet internet bağlantısı ile bulut bilişim kaynaklarını tek paket altında birleştiren yeni bir model geliştirdi.
Şirketin sunduğu bu yaklaşım, internet bağlantısı ile bulut altyapısını tek sorumluluk modeli altında toplayarak kurumlara uçtan uca kontrol imkânı sağlıyor. Böylece performans dalgalanmalarının önüne geçilirken güvenlik, maliyet disiplini ve operasyonel süreçler tek bir hizmet seviyesi anlaşması (SLA) kapsamında yönetilebiliyor.
Dijital dönüşüm süreçlerinde internet altyapısının istikrarı ile bulut servislerinin işlem gücü arasındaki uyumun kritik öneme sahip olduğu belirtiliyor. Ancak bu iki altyapı bileşeninin farklı sağlayıcılardan temin edilmesi; performans sorunları, operasyonel riskler ve arıza durumlarında muhatap karmaşası gibi problemleri beraberinde getirebiliyor.
DT Cloud’un geliştirdiği modelde Metro Ethernet altyapısı, fiber optik veya BTK lisanslı frekanslar üzerinden Radyo Link teknolojisi kullanılarak sağlanıyor. Paylaşımsız hatlar üzerinden sunulan bu bağlantı yapısı simetrik hız ve düşük gecikme avantajı sağlarken veri trafiğindeki dalgalanmaları da minimuma indiriyor.
300 Mbps’ten 1000 Mbps’ye kadar ölçeklenebilen bağlantı hızları, şirketin bulut sunucularına doğrudan ve düşük gecikmeli erişim imkânı sunuyor. Böylece bağlantı performansı ile bilişim kapasitesi arasında kopukluk yaşanmadan sürdürülebilir bir dijital altyapı oluşturulabiliyor.
Şirketin “Bulut Vatan” ve “Egemen İnternet” yaklaşımı ise verinin hem saklandığı hem de taşındığı noktada tam kontrol sağlanmasını hedefliyor. Kuruma özel tahsis edilen fiber altyapı, yerli bulut mimarisi ve yüksek güvenlik protokolleriyle korunarak verinin KVKK ve yerel regülasyonlara uyumlu şekilde yönetilmesine imkân tanıyor.
DT Cloud CCO’su Orkan Aytulun, geliştirdikleri yeni hizmet modeline ilişkin değerlendirmesinde kurumların uzun süredir bağlantı altyapısı ile bulut kaynaklarını ayrı ayrı yönetmek zorunda kaldığını belirterek, “Biz bu iki katmanı tek mimaride buluşturarak operasyonel sorumluluğu ve performans standardını aynı çerçevede topluyoruz. Tek SLA, tek güvenlik yaklaşımı ve öngörülebilir maliyet yapısıyla kurumların dijital dönüşümünü daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir zemine taşıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kamu kurumlarından organize sanayi bölgelerine, üniversitelerden hastanelere kadar geniş bir kullanıcı kitlesine hitap eden model, kurumların altyapı yönetimindeki karmaşayı azaltarak iş sürekliliğini güçlendirmeyi hedefliyor.