Dolar 41,1469
Euro 47,9943
Altın 4.511,09
BİST 11.368,78
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 31°C
Az Bulutlu
Bursa
31°C
Az Bulutlu
Per 31°C
Cum 32°C
Cts 32°C
Paz 33°C

Cehalet mutluluktur üzerine bir reddiye “Cahillik Mutluluktur”

7 Ağustos 2025 10:30
46
A+
A-

Bu sözün Dini , Tarihsel , Sosyolojik ve Psikoloji olarak bir okumasını yapacağız.

İlk olarak Sosyolojik ve Tarihsesel bir perspektif ile ele alacak olursak ;

“Cahillik mutluluktur” (Ignorance is bliss) ifadesi, ilk olarak 18. Yüzyılda İngiliz şair

Thomas Gray’in “Ode on a Distant Prospect of Eton College” adlı şiirinde geçmiştir. Gray, burada çocukların henüz acılarla tanışmamış olmasından bahsederken, farkında olmamanın getirdiği huzuru betimler. Ancak bu söz, zamanla bireysel psikoloji sınırlarını aşarak sosyolojik ve politik bir anlam kazanmıştır.

Toplumda cehalet yalnızca “okuma yazma bilmeme”yle açıklanamaz. Bilgiye erişim, kültürel sermaye, ideolojik yönlendirme gibi faktörler de bu cehaleti şekillendirir. Fransız sosyolog Pierre Bourdieu’nün belirttiği gibi, bireylerin sahip oldukları bilgi türleri onların sosyal konumlarını belirler. Bu durumda cehalet, bir yoksunluk değil; bazen egemen yapılar tarafından korunan ve yeniden üretilen bir durumdur.

Toplumun geniş kesimlerinin gerçeklere ulaşamaması, eleştirel düşünmeden uzaklaştırılması çoğu zaman iktidar ilişkileriyle ilgilidir. Bilgiye sahip olanlar, sahip olmayanları yönlendirme gücünü de elinde tutar. Bu bağlamda cehalet, sadece bireysel bir eksiklik değil, toplumsal bir sonuçtur.

Modern zamanlarda bilgiye erişim daha geniş kitlelere ulaşsa da, enformasyonun manipülasyonu gündeme gelmiştir. Sosyal medya, reklamlar, sansür ve dezenformasyon; bireyleri bilgi sahibi olduklarını zannederken aslında cehalet içinde tutar. Bu sahte bilgi bolluğunda “bilmemek” bir tercih değil, farkında olunmayan bir durum hâline gelir.

Peki Mutluluk Gerçekten Cehalette mi?

Sosyolojik açıdan değerlendirildiğinde, cehaletin sunduğu “mutluluk” aslında sistemin huzuruyla çelişmeyen bir dinginliktir. Sorgulamayan birey, düzene tehdit oluşturmaz. Bu nedenle bazı sistemler, sorgulamayan bireyleri teşvik eder; eğitimi ezbere indirger, düşünceyi bastırır.

Ancak insanın özgürleşmesi bilgiyle mümkündür. Gerçek mutluluk, bilinçle; yani cehaleti aşarak ve dünyayı anlamaya çalışarak kazanılır.

“Cahillik mutluluktur” sözü, yüzeyde masum bir huzuru işaret ederken, altında derin sosyolojik ve tarihsel gerçeklikler barındırır. Cehalet, bazıları için geçici bir rahatlık sunabilir; ancak toplumlar için ilerlemenin, adaletin ve özgürlüğün önündeki en büyük engellerdendir.

Dini açıdan baktığımızda ise bilmek, sorumluluktur.

İslam başta olmak üzere pek çok semavi din, bilgi edinmeyi bir sorumluluk olarak görür. Kur’an-ı Kerim’de defalarca “Akletmez misiniz?”, “Hiç düşünmez misiniz?” gibi sorularla insan zihninin aktif olması teşvik edilir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “İlim talep etmek her Müslümana farzdır” buyurarak bilgi arayışını ibadet derecesine taşımıştır.

Buradan bakıldığında cehalet bir nimet değil, bir eksiklik olarak görülür. Dinde bilmeyen değil, bildiği hâlde uygulamayan uyarılır. Ancak bilgi edinmek de beraberinde sorumluluk getirir. İnsan ne kadar çok bilirse, o kadar çok hesap verir.

Bu noktada bazıları için “bilmemek” bir tür huzur gibi görülebilir. Lakin bu huzur, dinî anlamda sığ ve yanıltıcıdır. Zira cehalet, kul ile hakikat arasındaki en büyük engeldir. Gerçek huzur, bilgiyle yoğrulmuş bilinçli kulluk ile mümkündür.

Psikolojik açıdan ise farkındalık mutlu eder mi sorusu karşımıza çıkıyor.

Psikolojide, bilgiye ve farkındalığa ulaşmak bireyin bilişsel yükünü artırabilir. Travmalar, bastırılmış duygular, inkâr edilen gerçekler… Tüm bunlarla yüzleşmek kolay değildir.

Carl Jung şöyle der:

“Bilinçlendirilmemiş her şey kader ”

Bu bağlamda bazı bireyler, gerçeklerle yüzleşmek yerine onları bilmemeyi seçebilir. Bu bir savunma mekanizmasıdır: Bilgi, rahatsızlık veriyorsa bastırılır.

Ancak bu sahte huzur uzun sürmez. Zihnin bilinçaltına ittiği her gerçek, farklı biçimlerde geri döner: anksiyete, tatminsizlik, yönsüzlük… Gerçek huzur, bilinçli yüzleşmelerle oluşur. Cahillik değil, farkındalık büyütür.

Bilmek ağırdır ama özgürlük getirir.

“Cahillik mutluluktur” sözü ilk bakışta romantik gelebilir. Ancak dini bakışla sorumsuzluk, sosyolojik bakışla manipülasyon, psikolojik bakışla bastırmadır.

Cahillik, kısa vadeli bir konfordur. Bilmek ise rahatsız edicidir; ancak bilgi insanı özgür kılar. Bilgili insan soru sorar, düşünür, sorumluluk alır, hak arar.

Bu da hem bireysel olgunlaşmanın hem toplumsal ilerlemenin temelidir.

Yukarıda da bahsettiğimim ve konumun temelini oluşturan”Cahillik mutluluktur” literatüre ilk geçtiği o şiiri de şuraya iliştirilmek istiyorum.

Herkesin kendine göre bir acısı vardır: hepsi insandır, İnlemeye mahkûm,

Başkasının acısına karşı hassas;

Kendi acısına karşı duygusuz.

Ama ah! Kaderlerini neden bilsinler ki? Çünkü keder asla çok geç gelmez, Mutluluk da çok çabuk uçar.

Düşünce onların cennetini yok eder.

Artık yok; cehaletin mutluluk olduğu yerde, Akıllı olmak aptallıktır.

— Thomas Gray

Son olarak, Umut alabildiğine geniş “ Umutsuzluksa denizler gibi”

Neyi büyüteceğimiz bize kalmış.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.