Dolar 41,1442
Euro 48,1316
Altın 4.560,43
BİST 11.288,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 32°C
Açık
Bursa
32°C
Açık
Cts 31°C
Paz 36°C
Pts 31°C
Sal 32°C

Bahar gibi kış, kış gibi yaz: Doğanın bize verdiği cevaplar

17 Ağustos 2025 13:36
7
A+
A-

Hava değişimini hayretle izliyorum. Dün yaz, bugün sonbahar; yarın kim bilir? Oysa biz dört mevsimi yaşardık eskiden… Her biri kendi zamanında, kendi güzelliğiyle gelirdi. Şimdi ise mevsimler birbirine karıştı. Doğa artık bize “keyifli sürprizler” yapmıyor, aksine uyarıyor. Hem de yüksek sesle.

Bu yaşadıklarımız bir tesadüf değil. Bu, doğanın diliyle yazılmış bir mektup. Ama çoğumuz ya okumayı bilmiyoruz ya da hâlâ görmezden geliyoruz. Çünkü biz, “gelişmek” adına doğayı hoyratça kullanan, “ilerlemek” adına onun düzenine çomak sokan bir türüz.

Ormanları kestik, yerine betonlar diktik. Akarsuların yönünü değiştirdik, toprağı zehirledik, havayı boğduk. Her yeni teknolojiyle daha çok tükettik ama daha az düşündük. Daha konforlu yaşamlar isterken, yaşanabilir bir dünyayı unuttuk.

Şimdi o dünya bize dönüp, “Siz ne yaptınız?” diyor. Yağmurlar mevsimsiz yağıyor, kuraklık artık sadece Afrika’da değil. Seller, fırtınalar, orman yangınları… Her biri doğanın bize attığı tokatlar gibi. Ama biz hâlâ “hava bugün garip” deyip geçiyoruz.

İklim değişikliği artık bilimsel bir tartışma konusu değil; yaşadığımız, hissettiğimiz, gördüğümüz bir gerçek. Bu bir gelecek meselesi değil, bugünün sorunu. Ve eğer hâlâ “doğa kendini toparlar” diye avutuyorsak kendimizi, çok geçmeden doğanın bizi toparlamaya başlayacağından şüphem olmasın.

Peki ne yapacağız?
Artık bireysel adımlar da toplumsal farkındalık kadar önemli. Daha az tüketmek, daha çok paylaşmak. İsrafı durdurmak. Ağaç dikmek. Geri dönüşüme önem vermek. Bilinçli tüketici olmak. Herkesin yapabileceği bir şey var. Bahane üretmeyi bırakıp, çözüm üretmek zorundayız.

Çünkü doğa bize misafir olmadı. Biz ona misafiriz. Ve ev sahibini bu kadar kızdırmışken hâlâ misafirliğin tadını çıkarmaya çalışıyorsak, kapı dışarı edilmemiz an meselesi.

Şimdi yeniden düşünelim:
Dört mevsimi doyasıya yaşamak mı istiyoruz, yoksa dört duvar arasında klimayla ısıtılan/soğutulan yapay bir hayatı mı?

Doğanın cevabı net. Sıra bizde.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.