Erdoğan: Yeni Akademik Yıl ve Yapay Zeka Tartışması
Yeni akademik yılın tüm öğrenci ve akademisyenlere hayırlı olmasını diliyorum. Üniversitelerimizin bilgi ve deneyim kazanma sürecine katkı sağlayacağı, başarılarına yenilerinin ekleneceği bir dönem temenni ediyorum. Medeniyet örtüsünün ardına saklananların unutsalar da Fırat’ın öbür yakasındaki çocukları unutmayacağımızı yinelediğimizi belirtmek isterim.
Gazze’de hayatını kaybedenler arasında çok sayıda çocuğun olduğunu, İsrail’in uygulamalarını devlet terörü olarak nitelendirip 74 bin şehide rahmet diledik.
Üniversiteler ve Bilginin Rolü
Bilimi ve eğitimi yalnızca bilgi aktarımıyla sınırlı görmüyoruz; üniversiteler aynı zamanda araştırma ve üretim merkezleridir. Bizim düşünce yapımızda bilgiden önce anlam, anlamdan önce hakikat gelir; bilimin hakikate ulaştıran bir yol olarak ele alınması esastır. Bu yüzden bilgiye ulaşmayı, hakikate yaklaşmanın temel aracı olarak görüyoruz.
YAPAY ZEKA İLE EMEK DEVRE DIŞI
Yapay zekâdaki hızlı gelişmeler, araştırma süreçlerinde önemli değişiklikler yarattı. Bilgiye erişim daha kolay hâle gelirken, yapay zekâ modelleri araştırma sırasında emeği azaltıyor; bu durum akademik sürecin insan faktörünü zayıflatabiliyor. Öğrenci ile akademisyen arasındaki ilişki sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda rehberlik, tartışma ve eleştiri sürecidir. Araştırmaya dayanmayan bilgiler çabuk silikleşir; insan unsurunun azalması bu açıdan endişe vericidir.
Eğitimde Fırsat Eşitliği ve Yurt Politikaları
Her gelir grubundan öğrencinin kendi şehirlerinde eğitim imkânına erişebilmesi için devlet kaynaklarını seferber ettik. Lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine verilen burs miktarlarını artırdık; barınma desteğiyle aylık 1.600 lira sağlanmakta ve iki öğün yemek ücretsiz verilmektedir. Bazı çevrelerin her şehre üniversite açma adımlarımızı ve uluslararası öğrencilere kapılarımızı açmamızı eleştirmesi, eğitimde fırsat eşitliğine karşı bir tavır olarak değerlendiriliyor. Üniversitelerin yaygınlaşmasını engellemek, eğitim fırsatlarını sınırlamak demektir.
Ülkemizin yumuşak gücünü artırma çabalarımızdan rahatsız olanlara itiraz ediyoruz; eksiklikler ve hatalar olursa giderilir, suistimal varsa hesabı sorulur.
Akademide Kadın ve Kalite
KADIN AKADEMİSYEN ORANINDA ARTIŞ
Kadınların akademide hak ettikleri konuma gelmesini arzu ediyoruz. Kadın akademisyen oranı %47,17’ye yükseldi. Makale ve derleme kategorilerinde uluslararası sıralamalarda 213 ülke arasında 15. sıradayız; OECD ortalamasını yakaladık. 2026’da iki üniversitemiz ilk 300’de olmak üzere toplam 6 üniversitemiz ilk 500’e girdi. Dünya çapında geniş bir yükseköğretim ağına sahibiz, ancak bu rakamlar bizler için yeterli değil.
Hocalarımızdan, çağın ihtiyaçlarına cevap verecek fikirler ve kavramlar üretmelerini, üniversitelerimizin derde üçüncü misyonu olan ekonomik ve toplumsal katkıları artırmalarını bekliyoruz.