BİTİK İTALYA…
Milli Takımımız,Uluslar Ligi ikinci maçımızda Bursa’da bitik İtalya’ya karşı 4-1 yenilerek, Türk halkının Montella’ya olan tahammül seviyesini sınıyor.
Elbette futbolda her maçta galip gelinecek diye bir kaide yoktur. Futbol üç sonuçlu bir oyundur ama bazı yenilgilerinde bir nedeni ve açıklaması olması gerekmektedir. Dünya Kupası’na katılamayan ve bitik denilen İtalya ile oynadık ve söz konusu ölüm uykusundaki basiretsiz takım denilen İtalyanları uyandırmayı başardık.
Kadrosunda Kalecisinden başka üst düzey topçusu olmayan kendi evinde Belçika’ya yenilen İtalya’dan bahsediyorum. Bu beğenmediğimiz ve ilk galibiyeti Bursa’da alacağız dediğimiz italya ilk yarı hentbol oynar gibi paslaşırken, ev sahibi olan Milli Takımımız Fransa maçında sonuç alamadığımız uzun toplarla ve Arda’nın yaratıcılığıyla rakip kaleye gitmeyi planlamış.
Yine en kırılgan orta saha oyuncularıyla sahaya dizilmiş ve kalemize iki yıldır kaleye geçmemiş maç eksiği olan Altay ile oyuna başlamayı göze almış. Bir kaleci oynadıkça gelişir, kenarda bekledikçe körelir. Zaten Altay bunu bize ispat etti.
Defansif kurgu yine üçlü olarak; Zeki, Merih ve Ozan olarak düşünülmüş atak yediğimizde solda Eren Sağda Oğuz defansı beşleyecek ve, orta sahada Salih ile Orkun oyun kuracaktı sanırım. Emin değilim defansilf beşli ve oyun kurucu ikili, golcü forvetimiz, teknik ekip kenar yönetimi sahada var mıydılar? Can Uzun yine ilk maçta verimli olmadığı tescil edilen orta sahanın solundaydı, Forvet sevmeyen Montella, sırtı rakip kaleye dönük oynayamayan ve ileride top tutamayan Barış’ı forvette tercih etmişti.
Bu maçta sadece Montella’ya sallamak da doğru olmaz, Sahip olduğumuz süper yetenekli jenerasyondan Arda dışında top oynamaya çalışan bir kişi sayamıyorum.
Trübünlerden onbir kişi indirsek en azından seyirci desteği, halı saha modu ile mevcut oynayanlar kadar onlar da top oynardı. Taktiği, oyun planı, disiplini ve bir organize atağı olmayan Milli Takım ilk yarıda üç gol yerken rakip takım kalecisi ilk yarı yere bile yatmadı. Forması sadece yağmurdan ıslandı bir de üçüncü gol santrasında Arda rakip kaleci üşümesin diye santradan ona bir top attı.
Donnarumma için ilk yarının futbol kariyerinin en kolay devresi olduğuna eminim. Bir dikkatimi çeken diğer husus ise Fransa maçında Olise ile mücadele konusunda işini iyi yapan Ferdi’nin neden oynamadığıydı, bunu anlayabilmiş değilim.
Ayrıca Koskoca ülkeden neden bir santrafor çıkarılmadığımızı da henüz çözemedim.
Dünya Kupası sonrasında başarılı olamayan ülkelerin teknik adamları ya istifa etti ya da görevden alındı ama biz halen Montella’nın şapkadan tavşan çıkarmasını bekliyoruz. Bir Milli Takım aynı golü iki defa üst üste yemez ama biz bunu da başararak futbolculuk hayali kuran gençlere bir ufuk açtık. Gençlerin sahadaki Millileri görerek futbolcu olma hayallerinde ısrarcı olması lazım.
Eğer mevcut kadro futbolcu olduysa gençlerimiz de mutlaka bunuı başaracaktır diye düşünüyorum.
Futbol ülkesi olmadığımız bir kez daha teyit eden bir Milii maça dairaslında bu kadar uzun uzun yazmaya veya yorumlamaya gerek yok. Dünya Kupası ile ülkeye yaşatılan hayal kırıklığına yeni bir halka daha eklenerek kötü bir gece geçirmemizi sağlayanlar artık yapması gerekenleri yapsın lütfen.