Dolar 48,4426
Euro 56,3087
Altın 6.965,66
BİST 13.932,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 31°C
Parçalı Bulutlu
Bursa
31°C
Parçalı Bulutlu
Cum 31°C
Cts 33°C
Paz 34°C
Pts 32°C

Timsah fena ısırdı!

3 Eylül 2026 23:57
53
A+
A-

Bursa’da dün gece tabelaya yalnızca 4-0 yazılmadı.

Bir süredir tribünlerde biriken özlem, sahadaki tereddütler ve “Acaba?”larla geçen maçların ardından Bursaspor, İstanbulspor karşısında herkese çok net bir cevap verdi:

Evet, bu takım oynayabiliyor. Hem de böyle oynadığında tribünleri ayağa kaldırabiliyor.



40 bin kişi boşuna gelmedi stada.

Daha maçın başında tribünlerin verdiği mesaj belliydi. Bu takımın arkasında durmaya, kötü gününde de iyi gününde de destek olmaya hazır koskoca bir şehir vardı. Futbolcuların da bunun karşılığını sahada vermesi gerekiyordu.

Verdiler.

İstanbulspor karşısında Bursaspor’un en önemli farkı, oyunun hiçbir bölümünde rakibine “Ben buradayım” deme fırsatı vermemesiydi. Topun arkasında da hücumda da ne yaptığını bilen bir takım görüntüsü vardı.

Üstelik erken gelen golün ardından geri çekilen, skoru korumaya çalışan bir Bursaspor izlemedik.

Tam tersine…

Gol attıkça daha fazlasını isteyen bir takım vardı.

Köşe vuruşundan gelen golün VAR kararıyla iptal edilmesi bile oyunun ritmini bozamadı. Çünkü takımın sahadaki görüntüsü, tek bir pozisyona veya tek bir gole bağlı değildi.

Bursaspor’un oyunu vardı.

Bursaspor’un iştahı vardı.

En önemlisi de özgüveni vardı.

Skor büyüdükçe tribünlerin sesi de büyüdü. Her gol, sadece tabelayı değiştirmedi; stadyumda haftalardır, aylardır biriken gerginliği de biraz daha aldı götürdü.

4-0 geldiğinde ise ortaya çıkan manzara, maçın gerçek hikâyesiydi.

İnsanların yüzü gülüyordu.

Tribünler hâlâ ayaktaydı.

Maç bitmiş olmasına rağmen taraftar stadı terk etmek istemiyordu.

Çünkü Bursa, sadece kazanmayı değil, kazandığı maçı keyifle izlemeyi özlemişti.

İşte İstanbulspor karşısındaki 4-0’ın değeri burada.

Bu skor, rakibe karşı alınmış dört gollü bir galibiyetten daha fazlası. Takımın kendisine olan güvenini yükselten, tribünle arasındaki bağı güçlendiren ve camianın moralini yukarı çeken bir gece.

Ama şimdi kimse havaya fazla girmesin.

Çünkü asıl mesele 4-0’ı konuşmak değil, 4-0’lık Bursaspor’u devam ettirmek.

Bir maçlık coşku güzel.

Bir maçlık futbol güzel.

Bir maçlık tribün atmosferi de güzel.

Fakat Bursaspor’un ihtiyacı olan şey bir gecelik bayram değil, sezon boyunca sürecek bir istikrar.

İstanbulspor karşısında bunun işaretlerini gördük.

Şimdi görev belli.

Aynı mücadele, aynı ciddiyet, aynı iştah…

Çünkü Bursa’nın istediği Bursaspor tam olarak bu.

Sahada rakibini ezen, tribünde 40 bin kişiyi ayağa kaldıran ve maç sonunda herkese “İşte Bursaspor bu!” dedirten takım.

Dün gece 4-0 kazandık.

Asıl güzel olan ise şuydu:

Bursa yeniden Bursaspor’u konuşarak eve döndü

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.