İsrail’in bizimle derdi ne?
Suriye’de Türk askeri varlığı biliniyor ve Türkiye bölgede söz sahibi olmak için çok emek verdi. Hem sınır ötesi destekle hem de ekonomideki zorluklara rağmen mülteci kabulü ile Suriye’de gelinen noktada Türkiye’nin payı inkar edilemez.
Ötede ise İsrail dini inancına dayanarak bizim topraklarımızın da bir kısmını içeren büyük bir bölgenin kendine vaadedildiğini iddia ederek Filistin’i işgal ederek başlattığı süreci sürdürüyor. Gazze’de yaptıklarına verilen tepkilere aldırmadan Ürdün’de aynı şeyleri yapıyor ve ilerlemesini Suriye’ye taşımaya başladı.
Türkiye dahil hiçbir devletin o alanlarda hak sahibi olmasını istememekle birlikte Esad’ın gitmesi için Türkiye ile hemfikirdi ve benzer hareket etti. İran ile savaşırken İran’ın vurmadığı radar üssü Türkiye’de. İsrail bölgede varlığını sürdürmek için Türkiye ve Mısır ile belli bir dengede ilerlemek zorunda olduğunun farkında.
Peki neden kimsenin ölümüne sebep olmadan Suriye’deki Türk yerleşkesini hedef aldı?
Çünkü 27 Ekim 2026’da İsrail’de seçim var ve anketlerde Netanyahu geride kalıyor. İsrail halkının bir kısmı dini nedenlerle savaşları ve istilacı tutumu onaylarken epey bir kısmı dökülen kana ve boşuna yıpranmaya karşı çıkıyor. Halkı “vadedilmiş toprakları” alma yönünde ilerlediğine ve çok güçlü bir devlet olduğuna inandırmak zorunda. İran savaşında yaşanan korkunun, Ürdün, Gazze, Suriye’de harcanan kaynakların boşuna olmadığına seçmeni ikna etmek zorunda. Bunun için de Ebu Zuhur Hava Üssü’nü vurdu.
Türkiye senelerdir ÖSO’yu desteklerken, Suriye’de asker bulundururken ve birlikte Esad gitsin derken durumdan hoşnut olan İsrail şimdi mi Türkiye’nin Suriye’de bulunmasından rahatsız oldu?
Arka planda İsrail, Leviathan gazını Türkiye üzerinden boru hattı ile Avrupa’ya satma planı yapıyor. Amerika, Ortadoğu’da iki ülkeyi de kendi müttefiki olarak görüyor. Şu durumda İsrail ile savaş mümkün değil. Uzun yıllar da böyle bir beklenti olmaz.
Ancak Netenyahu seçim kazanmak için halkına her türlü manipülasyonu yapacak.