Çelik’ten sosyal medya uyarısı !!!
Dijital çağın en sancılı taraflarından biridir; parmaklarımızın ucundaki o sonsuz dünya… Bazen en kutsal zaferlerin bile önüne dikenli teller örebilir.
İşte Bursaspor Kulübü Başkanı Enes Çelik’in yaptığı o çarpıcı açıklama, tam da bu gerçeği yüzümüze bir tokat gibi çarptı.
Başkan, takımının sahada verdiği ikinci yarı reaksiyonunu alkışlarken, işin içine giren dış etkenleri de es geçmiyor. Altı dakika boyunca çekilemeyen o meşhur ofsayt çizgisi, sadece bir futbol müsabakasının değil, adalet mekanizmasının da nasıl kördüğüme döndüğünün kanıtıydı. Hakemle ve sahadaki tüm olumsuzluklarla aynı anda boğuşmak kolay değil. Fakat Çelik’in duruşunda net bir kararlılık var: Mustafa Hoca ve bu inançlı kadro, hedefe yürümeye devam edecek.
Ancak kulak kabartılması, üzerine saatlerce düşünülmesi gereken asıl cümle şuydu: “Çok net söylüyorum: 2009-10 sezonunda sosyal medya olsaydı biz şampiyon olamazdık.”
Ne kadar acı ve bir o kadar da inkar edilemez bir gerçek! O efsanevi şampiyonluk yolunda, tribünlerin ve şehrin sokaklarının o saf inancı vardı. Eğer o gün de bugünkü gibi anlık linç kültürü, klavye kahramanlarının zehirli dili ve sabırsızlık hâkim olsaydı, o kupa muhtemelen rüyalarda kalırdı. Bugün sosyal medya, maalesef takımları desteklemekten ziyade, iki kötü sonuçta köprüleri yakan bir infaz masasına dönüştü. Çelik’in “Herkes sakin olsun, takımımıza destek verelim” çağrısı, işte bu yüzden sıradan bir ricadan ziyade bir akıl sağlığı uyarısıdır.
Bitmedi; bir demadalyonun şehir içi yüzü var. Başkan, Bursa’nın kendi dinamikleri içinde bu başarısızlığı, bu kitlesel mutluluğu istemeyen odakların varlığından bahsediyor ve ekliyor: “Zamanı gelince onları da konuşacağız.” Şimdilik sabırla kenetlenme, o eski ruhu yeniden canlandırma vakti.
Çünkü şampiyonluklar sadece yeşil sahalarda değil, dışarıdaki gürültüye kulak tıkayıp omuz omuza yürüyebilenlerin kalbinde kazanılır. Başkanın uyarısı kulak ardı edilmemeli; sosyal medyanın gürültülü değirmenine bu takımı yem etmemeli.