Mudanya’nın deprem haritası çıkarıldı: 54 bin 882 bağımsız bölüm mercek altında
94.4 Radyo Türk’te Mehmet Ali Ekmekçi ve Çağla Şahin’in sunduğu programın konuğu Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç oldu.
Programda Mudanya’nın turizm potansiyelinden tarihi ve kültürel mirasına, deniz turizminden tarımsal üretime, deprem hazırlıklarından kent yönetimine kadar ilçenin geleceğini ilgilendiren birçok başlık masaya yatırıldı. Dalgıç, Mudanya’nın sahip olduğu değerlerin daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini belirtirken, ilçedeki 54 bin 882 bağımsız bölümün envanterinin çıkarıldığını ve deprem riskine karşı kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü açıkladı. Mudanya’nın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde, ilçenin tarihi, kültürel ve doğal değerlerinin turizme kazandırılması gerektiği vurgulandı. Mudanya’nın yalnızca deniz turizmiyle anılmaması gerektiğine dikkat çekilirken, ilçenin tarihi dokusu, sahilleri ve özellikle Tirilye gibi önemli merkezlerinin daha etkin tanıtılması gerektiği ifade edildi. Geçmiş dönemlerde Mudanya için kruvaziyer ve büyük gemi projeleri başta olmak üzere çeşitli turizm projelerinin gündeme geldiği ancak bunların önemli bölümünün hayata geçirilemediği belirtildi. Buna rağmen Mudanya’nın mevcut değerlerinin doğru bir planlama anlayışıyla değerlendirilmesi halinde önemli bir turizm merkezi haline gelebileceği kaydedildi.
Turizm vizyonunda Mudanya Mütarekesi önemli yer tutuyor
Mudanya için hazırlanan turizm vizyonunda başlangıçta Mudanya Mütarekesi’nin merkeze alınmasının düşünüldüğü belirtildi. Mudanya Mütarekesi’nin Cumhuriyet tarihindeki yeri ve Lozan’a giden sürecin başlangıç noktalarından biri olması nedeniyle önemli bir tarihi değer taşıdığı ifade edildi. Ancak yapılan çalışmalar ve farklı paydaşlarla gerçekleştirilen değerlendirmelerin ardından Mudanya’nın turizm potansiyelinin yalnızca Mütareke ile sınırlandırılmaması gerektiği sonucuna varıldığı aktarıldı. İlçenin yaklaşık 3 bin yıllık tarihinin ve bu geçmişten kalan kültürel mirasın ziyaretçilere deneyimletilmesine dayalı bir turizm modelinin Mudanya için daha uygun olduğu vurgulandı. Bu kapsamda tarihi kalıntıların, kültürel mirasın ve ilçenin farklı dönemlerine ait değerlerin turizm açısından değerlendirilmesi hedeflenirken, dünyadaki turizm eğilimlerinin de bu yaklaşımı desteklediğine dikkat çekildi.
Tirilye ve sahil potansiyeli öne çıkıyor
Mudanya’nın denizle olan bağının turizm açısından daha güçlü şekilde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. İlçenin sahil şeridi, tarihi yapıları ve doğal güzelliklerinin yanı sıra Tirilye’nin de Bursa turizmi açısından önemli bir potansiyel taşıdığı ifade edildi. Tirilye’nin geçmişte televizyon yapımları ve kültürel tanıtımlar aracılığıyla daha geniş kitlelerin dikkatini çektiği hatırlatılırken, bölgenin yalnızca Bursalıların değil, Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen ziyaretçilerin de ilgisini çekebilecek bir değer taşıdığı kaydedildi.
Tarımda atıl dönemler üretime kazandırılacak
Programda tarımsal üretim ve çiftçilerin yıl içerisindeki çalışma dönemleri de ele alındı. Hasat ve ilaçlama gibi belirli tarımsal faaliyetlerin dışında kalan dönemlerde çiftçilerin boşta kalabildiğine dikkat çekilirken, bu zamanların farklı üretim faaliyetleriyle değerlendirilmesine yönelik çalışmalar yapılabileceği ifade edildi. “Biz kendimiz yapalım” anlayışıyla, tarımla uğraşan insanların yılın belirli dönemlerinde atıl kalan emeğinin yeniden üretime kazandırılabileceği görüşü dile getirildi. Böylece çiftçilerin yalnızca belirli hasat dönemlerinde değil, yılın daha geniş bölümünde ekonomik faaliyet içerisinde yer almasının sağlanabileceği belirtildi.
Deprem hazırlığında 54 bin 882 bağımsız bölüm
Mudanya’nın deprem riski de programın önemli gündem maddelerinden biri oldu. 6 Şubat depremlerinin ardından afet gerçeğinin unutulmaması gerektiği vurgulanırken, geçmişte yaşanan acıların kent yönetimleri açısından önemli dersler içerdiği ifade edildi. Bu kapsamda Mudanya’da önemli bir envanter çalışmasının tamamlandığı açıklandı. İlçede 54 bin 882 bağımsız bölümün envanterinin çıkarıldığı belirtilerek, çalışmanın kentteki yapı stokunun ortaya konulması ve gelecekte yapılacak planlamalar açısından önemli bir veri oluşturduğu ifade edildi. Söz konusu çalışmanın aynı zamanda gurur duyulan ve ödül alınan projeler arasında yer aldığı aktarıldı. Deprem gerçeğinin gündemden düşürülmemesi gerektiği belirtilirken, olası bir afetin sonuçlarını azaltmak için mevcut yapı stokunun bilinmesinin ve buna göre hareket edilmesinin önemine dikkat çekildi.
“Bilimsel veriler geniş zaman aralığıyla değerlendirilmeli”
Kent yönetimi ve karar alma süreçlerinde bilimsel verilerin kullanılmasının önemine de dikkat çekildi. Tek bir yılın verisine bakılarak sonuç çıkarılmasının yanıltıcı olabileceği belirtilerek, uzun dönemli verilerin daha sağlıklı sonuçlar ortaya koyacağı ifade edildi. Sıcaklık verileri üzerinden örnek verilen değerlendirmede, yalnızca bir yılın temmuz ayı sıcaklık ortalamasının kullanılmasının doğru sonuç vermeyebileceği, buna karşılık 100 yıllık temmuz verilerinin değerlendirilmesinin daha sağlıklı bir tablo ortaya koyacağı anlatıldı. Bu yaklaşımın yalnızca iklim ve istatistik alanında değil, yönetim ve karar alma mekanizmalarında da uygulanması gerektiği vurgulandı. Daha geniş veri havuzlarının kullanılmasının hata ve manipülasyon ihtimalini azaltacağı ifade edildi.
“Daha geniş katılımla karar alınmalı”
Programda seçim ve karar alma mekanizmaları üzerinden geniş katılımın önemine de dikkat çekildi. Az sayıda kişiyle alınan kararların kontrol edilmesi veya manipüle edilmesinin daha kolay olabileceği, katılımcı sayısının artırılmasıyla hatanın minimize edilebileceği görüşü dile getirildi. Bu kapsamda teknolojik imkanların daha fazla kullanılabileceği belirtildi. Günlük yaşamın büyük bölümünün akıllı cihazlar üzerinden yürütüldüğüne dikkat çekilerek, kimlik doğrulama ve güvenlik teknolojileri sayesinde daha güvenilir ve manipülasyona kapalı sistemlerin oluşturulabileceği ifade edildi.
Yerel yönetimlerde siyaset tartışması
Yerel yönetim ve siyaset ilişkisine ilişkin değerlendirmelerde ise siyasetin yerel yönetim hizmetlerine mümkün olduğunca dahil edilmemesi gerektiği görüşü dile getirildi. Yerel yönetimlerin kentin ihtiyaçlarına ve hizmet üretimine odaklanmasının önemine dikkat çekilirken, siyasetin yerel yönetimlerin çalışma alanından tamamen ayrıştırılmasının zor olduğu da ifade edildi. Mudanya’nın geleceğine yönelik çalışmaların farklı paydaşların katkısıyla yürütüldüğü belirtilirken, ilçenin tarihi, turistik ve kültürel değerlerinin bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Hedef: Dirençli ve turizmle büyüyen Mudanya
Programda ortaya konulan değerlendirmelerde Mudanya için turizm ve kentleşmenin birbirinden bağımsız ele alınamayacağı mesajı öne çıktı. İlçenin yaklaşık 3 bin yıllık tarihinin deneyim turizmiyle buluşturulması, deniz ve sahil potansiyelinin değerlendirilmesi, Tirilye gibi önemli merkezlerin daha etkin tanıtılması ve Mudanya Mütarekesi’nin tarihi öneminin korunması hedefleniyor. Bunun yanında 54 bin 882 bağımsız bölümü kapsayan envanter çalışmasıyla deprem riskine karşı daha bilinçli bir kent planlamasının altyapısının oluşturulması amaçlanıyor. Tarımda atıl kalan dönemlerin değerlendirilmesi, bilimsel veriye dayalı karar alma mekanizmalarının güçlendirilmesi ve yerel yönetimlerde kamu yararının öne çıkarılmasıyla Mudanya’nın geleceğe daha hazırlıklı, dirençli ve sürdürülebilir bir kent olarak hazırlanması hedefleniyor.