Bakan Güler: Türkiye NATO’da Kritik Rol Oynuyor
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, NATO Ankara Zirvesi çerçevesinde düzenlenen Müttefikler Ankara programında önemli değerlendirmeler yaptı. Türkiye’nin ittifak içindeki yerinin ve katkılarının altını çizen Güler, ülkenin sadece coğrafi konumdan ibaret olmadığını vurguladı.
Güler, Türkiye’nin NATO 3.0 sürecinde güçlü ve güvenilir bir aktör olduğunu belirterek, sağlam askeri kapasite ve saha tecrübesinin ittifaka önemli kazanımlar sağladığını ifade etti.
Türkiye’nin Katkıları ve Hazırlığı
“Türkiye hiçbir şekilde sadece coğrafi cephedeki tek bir ülke olmaktan çok daha fazlasıdır.” ifadesiyle konuşmasını sürdüren Güler, ülkenin müttefiklik sorumluluğunu gerektiğinde omuzlamaktan kaçınmadığını söyledi. Türkiye’nin müttefikin en büyük ikinci ordusuna sahip olduğuna dikkat çekti ve NATO operasyonlarına yapılan katkıların oldukça büyük olduğunu kaydetti.
Güler ayrıca, yakın dönemde gerçekleştirilen NATO tatbikatlarının Türkiye’nin kapasitesini ortaya koyduğunu ve saha deneyiminin ittifak için stratejik bir kaynak teşkil ettiğini belirtti.
Caydırıcılık ve Öncelikler
Caydırıcılığın sadece artan bütçeyle sağlanamayacağını dile getiren Bakan, bunun eğitimli personel, hazır güçler, entegre hava ve siber savunma sistemleri, siber dayanıklılık ile siyasi kararlılık ve irade gerektirdiğini vurguladı. Ankara Zirvesi’nden çıkan en kritik mesajlardan birinin verilen taahhütlerin somut uygulamalara dönüşmesi olacağını söyledi.
Güler, savunma teknolojilerinde önceliğin önümüzdeki üç yılda insansız hava araçlarında olacağını belirtti. İhracata yönelik projeler ile birlikte şu anda 50 askeri geminin inşa halinde olduğunu; insansız ve yeni nesil hava platformlarının modern savaş alanlarını şekillendirmeye katkıda bulunduğunu anlattı.
AB ile Savunma İşbirliği
Bakan, Türkiye’nin operasyonel stratejisinin Avrupa’nın savunma projelerinin dışında bırakılmasının kabul edilemez olduğunu kaydetti ve “Avrupa Birliği ve Türkiye arasındaki savunma iş birliğinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz.” dedi. Ankara Zirvesi’nin yalnızca diplomatik bir toplantı olmadığını, caydırıcılık konusundaki önemli mesajları pekiştireceğini söyledi.