Senato, Trump’ın İran Savaşına Son Talebini Kabul Etti
ABD Senatosu, Başkan Donald Trump’ın İran ile yürütülen askeri harekâtın sonlandırılmasını talep eden sembolik bir kararı 50’ye karşı 48 oyla onayladı. Karar, Temsilciler Meclisi’nden daha önce geçen metni yansıtıyor ve Kongre açıkça yetki vermediği sürece ABD güçlerinin İran kaynaklı çatışmalardan çekilmesini amaçlıyor.
Bu tür “eşzamanlı karar tasarısı” niteliğindeki metinlerin Trump’ın imzasına sunulmayacağı için yasal etkileri tartışmalı kabul ediliyor; ancak oylama, Kongre’nin iki kanadının da İran politikasına yönelik çekincelerini resmî olarak ortaya koydu.
Trump’ın Tepkisi ve Siyasi Tartışma
Trump, Senato kararı sonrası Truth Social hesabından yöneltilen eleştirileri reddetti; kararı “zamansız ve anlamsız” olarak nitelendirip, aldığı muhalefete rağmen politikasını sürdüreceğini vurguladı. “Bu senatörler işimi daha da zorlaştırdı ancak bunu bir şekilde başaracağım.”
Demokratlar ise Başkan’ın, Kongre onayı olmadan İran’a karşı askerî harekâta giriştiğini savunarak bunun Anayasa ihlali olduğunu ileri sürdü. Senato Demokrat Lideri Chuck Schumer, kapalı kapılar arkasında eleştiri yapmanın yeterli olmadığını ve savaşın kalıcı şekilde sona ermesinin ancak somut adımlarla sağlanabileceğini belirtti.
Savaş Yetkileri ve Yasayla İlgili Tartışmalar
1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası uyarınca, başkanların askerî çatışmaya karıştıktan sonra 60 gün içinde Kongre’den yetki talep etmesi gerekiyor. Bu çerçevede, Trump yönetimi İran’a yönelik yetkileri sınırlandırmayı amaçlayan girişimleri anayasaya aykırı bulduklarını savunuyor.
Yönetim, taraflar arasındaki görüşmelerin Nisan ayında ilan edilen ateşkesle çatışmaları sona erdirdiğini ve başkanın yetkilerinin kısıtlanmasının Washington’ın müzakere gücünü zayıflatacağını iddia ediyor. Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson da müzakereler sürerken başkomutanın yetkilerinin kısıtlanmasını “son derece tehlikeli” olarak tanımladı.
Öte yandan, Temsilciler Meclisi’nde dört Cumhuriyetçi vekilin Demokratlarla birlikte oy kullanması kararda dikkate değer bir kırılma oluşturdu; bu gelişme, savaş ve ulusal güvenlik konularında Trump’a karşı nadir parti içi muhalefetin göstergesi sayılıyor.