“VarYok: Anıtsı” YUNT’ta Sanatseverlerle Buluşuyor
Küratörlüğünü Merve Elveren ve Meriç Öner’in üstlendiği VarYok Programı’nın son bölümü “VarYok: Anıtsı”, 6 Mayıs–16 Ağustos 2026 tarihleri arasında YUNT’ta sanatseverlerle buluşuyor. Sergi, kamusallık, hafıza ve aidiyet kavramlarını çok katmanlı bir anlatıyla ele alıyor.
Küratörlüğünü Merve Elveren ve Meriç Öner’in üstlendiği VarYok Programı’nın son bölümü “VarYok: Anıtsı”, YUNT’ta ziyarete açıldı. 6 Mayıs–16 Ağustos 2026 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak sergi, bir yıl boyunca süren programın final ayağını oluşturuyor.
Üç bölüm halinde kurgulanan VarYok Programı, kamusallığa ilişkin uzun soluklu bir sorgulamayı merkezine alırken, son bölümde Firuzan Melike Sümertaş ve Deniz Tortum’un çalışmalarıyla derinleşiyor.
Sergide yer alan Firuzan Melike Sümertaş, Osmanlı döneminde kadın banilerin inşa ettirdiği yapılar üzerinden kadınların şehirlerin fiziksel ve sosyal dokusundaki etkisini ele alıyor. Tarihsel anlatılarda geri planda kalan kadınların kamusal alandaki görünürlüğünü mimari eserler üzerinden tartışmaya açan çalışma, özellikle Kösem Sultan tarafından yaptırılan Büyük Valide Han’a odaklanıyor.
Günümüzde farklı işlevlerle varlığını sürdüren yapının, fotoğrafçı Metehan Özcan’ın güncel çekimleriyle yeniden yorumlanarak sergi anlatısına dahil edildiği belirtiliyor.
Serginin diğer bölümünde ise Deniz Tortum’un “Dünya (2011)” adlı deneysel filmi yer alıyor. Upstate New York ve New Jersey’de çekilen film, bilinmeyen bir zaman ve mekânda dolaşan bir kamera aracılığıyla varlık, aidiyet ve dışlanma kavramlarını sorguluyor. Şair, çevirmen ve tarihçi Efe Murad’ın aynı adlı şiirinden esinlenen çalışma, şiirin sinemaya dönüşümünü deneysel bir dille izleyiciye aktarıyor.
Bir yıl boyunca farklı üretimlerin birbirine eklemlendiği VarYok Programı, final bölümünde YUNT’un kamusallık, hafıza ve kolektif düşünme üzerine kurulu yaklaşımını görünür kılıyor. Program, farklı coğrafya ve zamanlardan beslenen içeriğiyle aidiyet, sınırlar ve görünürlük kavramlarını sorgulayan çok katmanlı bir sergi deneyimi sunuyor.
Sultanbeyli’de bulunan YUNT, kâr amacı gütmeyen bir sanat ve etkileşim alanı olarak sergi ve etkinliklerle birlikte eğitim programları ve yayınlarıyla da sanat üretimini ve entelektüel düşünceyi desteklemeyi sürdürüyor.