Dostlarımızın sessizliği yıprattı
Bursaspor basketbolun başkanı Sezer Sezgin,TSYD ile Bursa’dan Haber Var’ın ortak organizasyonunda Segesta Cafe’de basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ancak buluşma, sıradan bir sezon değerlendirmesinin çok ötesindeydi. O masada sadece basketbol konuşulmadı; yılların yükü, kırgınlığı ve yalnızlığı da satır aralarında kendini hissettirdi.
Zaman zaman boğazı düğümlenen Sezgin, özellikle son maçın ardından gelen hakaretlerin kendisini derinden yaraladığını söyledi. “Bizim de annemiz, babamız, ailemiz var” sözleriyle sosyal medyada yapılan ağır yorumların yalnızca kendisini değil, sevdiklerini de incittiğini dile getirdi.
Başkanın en dikkat çeken açıklamaları ise adeta bir iç döküş niteliğindeydi:
“Biz bu gemiyi fırtınalardan geçirdik, kayalara çarptırmadık ve sonunda limana yanaştırdık. Belki kimse gelip sırtımızı sıvazlamadı, belki bir ‘aferin’ çok görüldü ama bizim alnımız ak, başımız dik. Ben bir koltuk sevdalısı değil, bir emanetçiyim. Bursaspor’un hayrına olacak her kararda ‘tamam’ demek benim için sadece saniyeler sürer.”
“2019 yılında genel kurul bu kutsal emaneti bana teslim ettiğinde, onu şerefimle taşıyacağıma söz vermiştim. 6 yıldır bu yükü bazen tek başıma, bazen bir avuç dostumla taşıdım. Yoruldum mu? Evet, çok yoruldum. Ama pişman mıyım? Asla.”

“Bursa’yı tanıtmak sadece fuarlarda stant açmak değildir; Bursa’yı tanıtmak, küfürlerin arasında başını dik tutarak o formayı terletmektir. Kadınların, çocukların olduğu salonlarda edilen o ağır küfürleri biz hak etmedik. Annemiz, babamız, ailemiz var; bu kadar kolay olmamalıydı gönül verenleri kırmak.”
“Sustum; çünkü kol kırılır yen içinde kalır dedik. Rakiplerimize koz vermemek, ‘Bursaspor bitti, maaş ödeyemezler’ dedirtmemek için kendi içimizde yandık ama dışarıya dumanımızı bile göstermedik. Atılan destek tweetlerinin, verilen sözlerin nasıl havada kaldığını bir biz bildik.”
“Basketbol bu; her şeyi içinde barındırıyor. Ama asıl canımızı yakan saha içindeki skor değil, saha dışındaki o sessiz yalnızlıktı.”
Bir kulübü ayakta tutmak bazen para bulmaktan, transfer yapmaktan ya da maç kazanmaktan çok daha zor olabilir. Çünkü en ağır yük, çoğu zaman yalnızlıktır. Omzunda koca bir camianın sorumluluğunu taşırken, insanı en çok yanında yürüdüğünü düşündüğü insanların sessizliği yorar.
Sezer Sezgin’in sözlerinde bir başkanın öfkesinden çok, kırılmış bir emanetçinin yorgunluğu vardı. Yıllarca alkış beklemeden mücadele eden, gecesini gündüzüne katan, eleştirileri sineye çekip yine de kulübün itibarını korumak için susan bir insanın iç sesi yankılandı o cümlelerde.
Çünkü bazı insanlar başarı geldiğinde değil, gemi su alırken ortaya çıkar. Bazıları ise gemi limana yanaştığında bile sessiz kalır. En çok da bu sessizlik yaralar insanı… Bir teşekkürün, bir omuza dokunuşun, “yalnız değilsin” cümlesinin eksikliği.
Bursaspor Basketbol zor günlerden geçmiş olabilir. Ancak Sezgin’in sözleri gösterdi ki asıl yara, kaybedilen maçlardan değil; birlikte yüründüğü sanılan yolda hissedilen yalnızlıktan açılıyor.
Ve bazen insanı en çok, dost bildiklerinin sessizliği yıpratıyor