Ruhun ve bedenin uyanışı
Doğa hiçbir şeyi zorlamaz.
Ağaçlar çiçek açmak için acele etmez.
Toprak filizleri itmek için mücadele etmez.
Zamanı geldiğinde, yaşam kendiliğinden yükselir.
İnsan bedeni de doğadan ayrı değildir.
Biz de aynı döngünün içindeyiz. Ölüm ve doğum gibi..
Kış aylarında ruh içe çekilir. Beden yavaşlar, duygular derinleşir, bilinçaltı daha görünür hale gelir. Bu dönem, görünmeyen bir hazırlıktır. Tıpkı toprağın altında sessizce bekleyen tohumlar gibi…
Ve sonra bahar gelir. Sen hiç vaktinden önce açan gül gördün mü?
Güneş biraz daha uzun kalır gökyüzünde. Rüzgârın kokusu değişir. Toprak ısınır. Ve doğa derin bir nefes alır.
İnsan bedeni de o nefesi hisseder. Chi enerjisi
Hücreler daha fazla ışık ister. Kalp biraz daha geniş atar. İçimizde açıklayamadığımız bir hareket, bir çağrı uyanır. Bazen yürümek isteriz, bazen dans etmek, bazen de sadece gökyüzüne bakmak…
Çünkü bahar sadece doğada değil, insanın enerjisinde de uyanır.
Başka neler yapabilirsin?
Bol su,
Topraklanma,
Tai-chi egzersizleri
Aromaterapi ile bakımlar,
Saçlarınızın ucundan biraz kestirmek,
Akapuntur ve hacamat
Gibi doğu tıbbına ait seanslar..
Beden kendini ne kadar gevşemiş hissederse ruhunda dans edecek..
Önce ruhun evi beden..:)
Nisan ayı bir hatırlatmadır.
Bedenimizin de doğa gibi döngülerle çalıştığını…
Ruhumuzun da zaman zaman kabuğuna çekilip sonra yeniden açtığını…
Ve her insanın içinde bekleyen bir bahar olduğunu…
Bazen hayat bizi kışlara götürür. İçimiz kapanır, kalbimiz yorulur, umutlarımız sessizleşir.
Ama doğa her yıl bize aynı sırrı fısıldar:
Yaşam durmaz.
Enerji yeniden hareket eder.
Ve doğru zaman geldiğinde, insan ruhu da yeniden çiçek açar.
Belki de bu yüzden bahar geldiğinde içimizde hafif bir umut doğar.
Çünkü ruh, baharın dilini hatırlar.