Babayla zaman geçirmek özgüveni artırıyor
Babaların çocuklarla oyunları bilirsiniz. Evin salonunda yankılanan yüksek sesler devrilen yastıklar ve babasının omuzlarını bir tırmanma duvarı gibi kullanan ve “Baba, bir daha!” diye bağıran o heyecanlı sesler…
Annelerin uzaktan izlerken “Aman dikkat, şimdi bir yerini incitecekler!” diye içlerinin cız ettiği o meşhur baba-çocuk güreşleri…
Dışarıdan bakıldığında sadece gürültülü , tehlikeli bir oyun gibi görünen bu anlar, aslında çocukta özgüveni ve yaratıcılığı geliştiriyor.
Bir babanın çocuğunu havaya atıp tutması ya da yerde güreşmesi, çocuğa şu mesajı verir:“Düşebilirim ama biri beni tutar.”
“Zorlayabilirim ama bunun üstesinden gelebilirim.” Bu tatlı meydan okumalar, çocuğun kendi sınırlarını tanımasını ve özgüven kazanmasını sağlıyor.
Araştırmalar da , babaların çocuklarıyla oyun oynama ve iletişim kurma biçiminin daha yaratıcı ve esnek olduğunu gösteriyor. Anneler genellikle düzeni ve doğruyu öğretirken, babalar çoğu zaman kuralları esnetir, oyuna farklılık katar ve çocuğun hayal gücünü genişletir.
Babaların o kendine has şakalaşma ve tatlı sert sataşma halleri, aslında en samimi bağ kurma biçimidir. Bu sayede çocuğun;
Mizah duygusu geliştirir
Beklenmeyen durumlara daha rahat uyum sağlar
Çünkü hayat da tıpkı bu oyunlar gibi bazen öngörülemezdir.
Aynı zamanda bu oyunlar, sevginin sadece şefkatle değil; neşeyle, temasla ve bazen küçük meydan okumalarla da ifade edilebileceğini gösterir.
Babayla çocuk arasındaki bu bağ, aslında eşler arasındaki ilişkiye de dolaylı olarak yansır. Çünkü çocukla kurulan sağlıklı bağ, aile içindeki duygusal dengeyi güçlendirir.
Eleştirilmeyen, desteklenen ve çocukla etkileşimi teşvik edilen babalar; hem ebeveynlik rolünde daha aktif olur hem de evlilik ilişkisine daha fazla katkı sağlar.
Bu yüzden babalara küçük ama önemli bir hatırlatma: Mükemmel olmak zorunda değilsiniz. Yanında olun, temas edin, oynayın… Çünkü çocuklarınız sizinle geçirdikleri o anları değil, o anlarda hissettiklerini hatırlayacak.