Türkiye’nin ihracatında lokomotif sektörlerden biri olan kimya sanayisi, 2025 yılında 31,9 milyar dolarlık ihracat hacmiyle ülke ekonomisine önemli katkı sağladı. Artan küresel rekabet, sürdürülebilir üretim baskısı ve yeni pazarlara erişim ihtiyacı, sektörün uluslararası iş birliklerine her zamankinden daha fazla gereksinim duymasına neden oluyor.
Bu çerçevede, Türkiye ve EMEA Bölgesi’nin en kapsamlı kimya platformlarından biri olan Turkchem Eurasia 2026, 11. kez düzenlenecek organizasyonuyla 25–27 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açacak. Fuar, özel ve genel kimyasallardan petrokimyaya, laboratuvar ve ölçüm cihazlarından paketleme, geri dönüşüm ve çevre teknolojilerine kadar sektörün tüm alt bileşenlerini tek çatı altında buluşturacak.
Fuarın kuruluşu 2006 yılına dayanıyor ve o tarihten bu yana Türkiye kimya sektörünün Avrasya’daki en köklü ve güvenilir buluşma noktalarından biri haline geldi. İlk yıllarda sektör hacmi 8,7 milyar dolar seviyesindeyken, 2022 itibarıyla 33,6 milyar dolara ulaşarak Türkiye’nin en yüksek ihracat payına sahip sektörlerinden biri oldu.
Ahmet Güler, Turkchem Eurasia 2026 hakkında yaptığı değerlendirmede, “Artan rekabet, sürdürülebilir üretim zorunluluğu ve yeni pazarlara erişim ihtiyacı, sektör paydaşlarını aynı platformda buluşturan uluslararası organizasyonların önemini artırıyor. 2026 edisyonunda katılımcılarımıza daha nitelikli iş birlikleri ve yeni pazar bağlantıları sunmayı hedefliyoruz” dedi.
Turkchem Eurasia, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından Prestijli Fuar Statüsü kapsamında desteklenen organizasyonlar arasında yer alıyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle firmalar, metrekare bazlı devlet desteklerinden faydalanabilecek; m² başına 5.307 TL destek sağlanırken, firma başına üst limit 1.292.800 TL olarak belirlendi.
Fuar, sadece ürün ve çözümlerin sergilendiği bir platform olmanın ötesinde; sürdürülebilir üretim, yüksek katma değerli kimyasal çözümler, ihracat odaklı büyüme ve uluslararası iş birliklerini destekleyen bir buluşma noktası olarak kimya sanayisinin dönüşümüne yön veren stratejik bir platform niteliği taşıyor.